Medya Günlüğü
03 Mayıs 2019 14:01 Son Güncelleme: 03 Mayıs 2019 16:55

Yılmaz Özdil turnike yapmış! Cem Küçük yakaladı!

Gazeteci-yazar Cem Küçük'ten Sözcü yazarı Yılmaz Özdil'in Türkiye ittifakı ile ilgili yazısına cevap geldi.

Yılmaz Özdil turnike yapmış! Cem Küçük yakaladı!

Cem Küçük, Yılmaz Özdil'in yazısı için "4 sene sonra ROK’un yerine Sözcü yazarı olarak beni yazmış. Çölaşan’ı Yeni Şafak yerine Akit’e göndermiş. Bu sefer de ROK’u Sözcü yerine Cumhuriyet gazetesine göndermiş ama değerli Ağabey’im Uğur Dündar ve Beyaz TV kalıbı bile aynı kalmış" dedi.

Okurlarına Yılmaz Özdil ve onu takip eden kitleyi anlamaları için bir belgesel tavsiye eden Cem Küçük "Tüm okurlarıma Yılmaz Özdil ve Özdil’e âdeta ‘tapan’ bu Kemalist kitleyi anlamaları için Netflix’ten bir belgesel tavsiye ediyorum. Orijinal adı “Wild Wild Country” olan sözde Hindu Ruhani Lider Bhagwan Shree Rahnessh’i ve ona tapanları anlatan bu belgeselin tüm bölümlerini dikkatle izleyin lütfen. İşte o zaman Kemalizm dinini ve bu sözde dinin başrahibi Yılmaz Özdil’i ve tapanlarının ruh hâlini çok iyi anlayacaksınız." ifadelerini kullandı.

İŞTE CEM KÜÇÜK'ÜN O YAZISI

Başkan Erdoğan’ın Türkiye ittifakı söylemini biz muhafazakârların ve milliyetçilerin tamamen benimsemesi gerektiğine dair net bir örnek iki gün önce yaşandı. Bu ülkede her zaman sosyal kutuplaşma istemiş olan Kemalist Yılmaz Özdil, Başkanımızın Türkiye ittifakı yani toplumsal bütünleşme projesine çirkin bir dille karşı çıktı. Biteviye toplumsal kavga ve kutuplaşma oldukça kitaplarının daha çok satacağını ve bu sosyal ayrışmadan daha çooook ekmek yiyeceğini bilen Yılmaz Özdil dünkü yazısına beni de karıştırarak şöyle başlamış... 
“Cem Küçük buyursun gelsin, Sözcü gazetesinde benim yerimde yazsın, Emin Çölaşan bizden ayrılsın, Akit gazetesinde yazar olsun.
Fatih Portakal bundan böyle ahaber'de haber okusun, Buket Aydın gitsin Halk TV'nin ana haber bültenini sunsun. Türkiye ittifakı olsun. Bünye kaldırıyorsa... CHP ile AKP hükûmet kursun...”
Kendini çok kurnaz sanarak aklı sıra “Türkiye ittifakı” projesi ile dalga geçen Kemalist Özdil o kadar bedavacı ki, bu çaba için yeni yazı kaleme alma gereği bile duymamış. 4 sene önce 7 Haziran 2015 sonrası AK Parti-CHP koalisyonunun konuşulduğu zamanlarda yazdığı “Büyük uzlaşı” başlıklı yazısından sadece isimleri değiştirerek yazıyı kopyalamış. Yani gazeteci tabiriyle turnike yapmış. Eski yazısını aynen yeni yazı gibi koymak Batı medya âleminde o yazarın itibarını sıfıra indirir ama turnikeci Yılmaz biliyor tabii Kemalizm morfini verilmiş okurun ses etmeyeceğini. 4 sene önceki yazıda aynen şöyle başlıyor...
“Rasim Ozan Kütahyalı, Sözcü gazetesinde yazsın, Emin Çölaşan, Yeni Şafak gazetesinde yazsın.
Değerli Ağabey’im Uğur Dündar Halk Arenası’nı Beyaz TV'de yapsın. Bünye kaldırıyorsa… CHP, AKP'yle koalisyon yapsın.”
4 sene sonra ROK’un yerine Sözcü yazarı olarak beni yazmış. Çölaşan’ı Yeni Şafak yerine Akit’e göndermiş. Bu sefer de ROK’u Sözcü yerine Cumhuriyet gazetesine göndermiş ama değerli Ağabey’im Uğur Dündar ve Beyaz TV kalıbı bile aynı kalmış. İki gün önce yayınlanan kısım da aynen şöyle... 
“Değerli Ağabey’im Uğur Dündar'ın Halk Arenası Ak Arenası olsun, Beyaz TV'de yayınlansın, Cübbeli Ahmet'i konuk alsın, Rasim Ozan Kütahyalı karikatür çizsin, Cumhuriyet'te Musa Kart'ı aratmasın, yandaş medya yoldaş medya olsun, beraber yürünsün bu yollarda.”
Yazının diğer kısımlarına bakınca da neredeyse aynı örnekler biraz değiştirilerek aynen konmuş. İki yazı kopya ve aynı. Yani doğruluğu ve dürüstlüğü her gün Atatürkçülüğün bir zorunlu şartı sayan Yılmaz Özdil resmen Sözcü okurlarıyla dalga geçmiş. Alenen sahtekârlık yapmış. Eski yazıyı üç beş kelime değiştirip sanki yeni yazıymış gibi koymanın adı ne olabilir? 
Bu tavır dürüst bir yazarın tavrı mıdır Yılmaz Özdil? Bu yaptığın okuru kandırmaya teşebbüs etmek değil midir? Aynı yazıyı ambalajlayıp yeniden koymak Sözcü okuyucularını alenen aldatmak değil midir? Bu yaptığın yalancılık ve madrabazlık değil midir? Elbette biliyorum bu yaptığından ötürü bir Kemalist yazar bile Özdil’i kınamayacaktır, çünkü ‘Kemalizm dini’nin başrahibi olan Yılmaz Özdil yanılmaz bir uhrevi lider onlara göre. Özdil’i hangi işi yaparken olursa olsun suçüstü bile yakalasa Kemalistler şöyle diyeceklerdir...
 “Yılmaz Özdil bunu bizim iyiliğimiz için yaptı. Atatürk ve Atatürkçülük için yaptı bunu Özdil. Eski yazıyı yeni yazı gibi gönderdiyse de Atatürkçülüğe hizmet için bunu yaptı. O yüzden sahtekârlık sayılmaz bu.” 

Tüm okurlarıma Yılmaz Özdil ve Özdil’e âdeta ‘tapan’ bu Kemalist kitleyi anlamaları için Netflix’ten bir belgesel tavsiye ediyorum. Orijinal adı “Wild Wild Country” olan sözde Hindu Ruhani Lider Bhagwan Shree Rahnessh’i ve ona tapanları anlatan bu belgeselin tüm bölümlerini dikkatle izleyin lütfen. İşte o zaman Kemalizm dinini ve bu sözde dinin başrahibi Yılmaz Özdil’i ve tapanlarının ruh hâlini çok iyi anlayacaksınız. Hinduizm yerine Kemalizmi ve Osho yerine Özdil’i koydunuz mu, denklem çözülüyor. Geri kalan abartılı olayların önemi yok. Mühim olan o ruhani bağlılık ve morfinlenme psikolojisi. İzlemediyse Yılmaz Özdil de izlesin bu belgeseli. Eminim insanları morfinleme ve kitap satma tekniklerinin Osho ile benzerliği karşısında kahkahalarla gülecektir ve o arada kitaplarının güncel cirosunu da Haluk Hepkon’a sormayı ihmal etmeyecektir...

https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/yilmaz-ozdil/turkiye-ittifaki-4627784/

https://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/yilmaz-ozdil/buyuk-uzlasi-856304/