Medya Günlüğü
25 Kas 2020 12:25 Son Güncelleme: 25 Kas 2020 13:18

Sabah yazarı Hıncal Uluç köşe komşusuna çattı: Kanımı dondurdu!

Sabah gazetesi yazarı Hıncal Uluç, köşe komşusu Haşmet Babaoğlu'nun dünkü "Mutasyon" başlıklı yazısını eleştirdi.

Google Haberlere Abone ol

Sabah gazetesi yazarı Hıncal Uluç, köşe komşusu Haşmet Babaoğlu'nun dünkü "Mutasyon" başlıklı yazısına ilişkin olarak, "Heyecanla daldım. Daha ilk kelimesinde tokadı yedim." yorumunu yaptı. 

Koronavirüs mücadelesinde kendine güvenin bağışıklığın baş ilacı olduğunu ifade eden Uluç, "Senin gibi sevilen ve çok okunan bir yazara düşen görev ne bu savaşta.
"Halkın kendine ve ülkesini yönetenlere güvenini arttırmak.." Güven artsın ki önlemlere uyulsun. Güven artsın ki yarınlara umutla bakılsın" ifadesini kullandı.

Uluç, "Bilimperestler çıldırmak üzere', 'bilimperest' yani 'bilime tapanlar' dedikleri, Covid-19 felaketiyle savaşan bilim adamları.. Onların tavsiyelerine uyan ülke yöneticileri ve onları dinleyen bizler.. Hepimiz..Niye çıldırıyormuşuz biz.. O da ikinci cümle.. 'Çünkü yüce bilimleri bir türlü işin içinden çıkamıyor...' Yahu bilimle de dalga geçen Haşo!. Çıldırmak üzere olan acaba sen misin, ben miyim? Yazını en başından sonuna dek bir daha oku Haşo.. Oku ve "Mutasyon terimi giderek bir heyulaya dönüşecek" diye biten yazının kime, kimlere hizmet ettiğini iyi düşün.." düşüncesini dile getirdi.

İşte Uluç'un bugünkü yazısından "Sen de mi Haşmet!." başlıklı o bölüm:

“En yakın arkadaşımdı Haşmet Babaoğlu.. Ondaki cevheri keşfetmem o yakınlık sayesinde oldu.

Yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmez, tatillerimizi bile beraber yapardık. Ben onun Alaçatı'yı keşfetmesini sağladım, ama o bir türlü eli değip de beni Ayvalık, Cunda, Assos'a götüremedi. İçimde ukdedir.

Köşe yazarlığına teşvik ettim. Spor yazmaya teşvik ettim. Yaşamdan Dakikalar ve 90 Dakika gibi efsane olan iki programda benim ısrarlarımla yer aldı..

Niye anlatıyorum..

Son yıllarda artık pek rastlaşmaz olduğumuz o müthiş bilgili, kültürlü, çok okuyan, çok bilen Haşmet'in dün kanımı dondurduğunu söylemek için..

"Mutasyon" başlıklı yazısına heyecanla daldım. Daha ilk kelimesinde tokadı yedim.

"Bilimperestler çıldırmak üzere.." "Bilimperest" yani "Bilime tapanlar" dedikleri, Kovid-19 felaketiyle savaşan bilim adamları.. Onların tavsiyelerine uyan ülke yöneticileri ve onları dinleyen bizler.. Hepimiz..

Niye çıldırıyormuşuz biz.. O da ikinci cümle..

"Çünkü yüce bilimleri bir türlü işin içinden çıkamıyor..." Yahu bilimle de dalga geçen Haşo!.

Çıldırmak üzere olan acaba sen misin, ben miyim?.

Kovid-19 bir virüs hastalığı.. Bilim henüz virüsleri çözebilmiş değil. Bakteri hastalıkları için aşı bulundu. İlaç bulundu.

Geçmişin faciaları veba, tifo, tifüs, koleradan, zatürreden, veremden ölen kaldı mı dünyada?. Ya da çiçekten..

Ben doğduğumda nerdeyse her mahalle, her okulda trahomlu çocuklar vardı Kilis'te. Yığınla da kör.. Her mahallede yüzünde şark çıbanı izi olanlar..

Nerde şimdi?. En fakir mahallelerde bile yok..

Virüsü de çözecek bilim elbet. Ama şimdi dünya kabul ediyor.. Kovid belirsiz hâlâ. Her kafadan bir ses çıkmasının sebebi bu. Adını baş sayfalara geçirmek isteyen konuşuyor. Baş sayfaya geçmenin yolu da "Kötü haber" vermek..

Örnek.. Yazının başlığı... Mutasyon..

Kovid-19, zaten daha önceki Sars virüsünden mutasyon geçirerek doğdu.

O da mutasyona uğrayacak tabii..

Bilimden haberi olan, biliyor.

Dünya Sağlık Örgütü adına konuştu bilim adamı.. Bilimsel konuştu.

Darwinci konuştu.

"Doğada esas, survivaldır. Yani türünü sürdürebilmek.. Kovid-19 sadece insanda yaşayabilen bir tür.

Tüm insanları öldürürse, kendisi de biter. Bu yüzden mutasyona uğramak, öldürücü olmaktan çıkmak zorundadır." Peki bu "İyi" mutasyon haberini kaç gazete haber yaptı, kaç köşe yazarı yazdı?. Kimse..

Ama şimdi bizden, adını bile yazmadığın (Bilmediğin, ya da yazmaya değer bulmadığın) bir uzman (!) "Şimdi virüs gıdalardan bulaşmıyor dersek, iki gün sonra bulaştığına dair bulgularla karşılaşabiliriz" demiş.. Niye demiş?.

Kötü haber ya.. Panik yaratacak ya..

"Bu nasıl söz?. Sen kimsin" diyeceğine, her kimse onun lafına "Bilim" bize de "Bilimperest" diye saldırıyorsun Haşo..

Muhalif gazeteler "Kimse heveslenmesin. Aşı yok. Zamanında sipariş etmedik. Artık çok geç. Yok. Zaten gelse de ancak zenginler alabilir. Çünkü pahalı" diye yazdılar üç gün önce, utanmadan sıkılmadan.

İşte milyonla geldi ve gönüllülere yapılmaya başlandı bile. Yaygın aşılanma ise, bedava olacak... Herkese ve parasız.. Utanmaz yalanlarından özür bile dilemez bunlar. Kaç kişi inanırsa kardır onlara çünkü..

Şimdi sen, zaten bilimsel bir gerçeği güya "Onlar söylüyor" diye yayıyorsun.

"Aşı mutasyona uğramış virüse çare olmaz.." Olmaz tabii. Grip aşısı niye her sene değişiyor Haşo?. Yeni mi öğrendin?.

Amaç Kovid-19'u bitirmek değil, hızını kesmek.. Alınan önlemler ve aşı hasta sayısını, bulunan ilaçlar da ölümleri azaltacak..

Bilim, bu belirsiz, hâlâ belirsiz, her zaman belirsiz virüs üzerine şimdilik sadece bunu başarabiliyor. Uyarsak, hasta sayısı da, ölümler de azalır. Yani başarı elde edilir.

Senin gibi sevilen ve çok okunan bir yazara düşen görev ne bu savaşta.

"Halkın kendine ve ülkesini yönetenlere güvenini arttırmak.." Güven artsın ki önlemlere uyulsun. Güven artsın ki yarınlara umutla bakılsın.

Kendine güven bağışıklığın baş ilacı.

İnsanın kendi bağışıklığı ise, Kovid-19'a karşı en büyük silah!.

Ülkeyi yönetenlere güven ise, alınan önlemlere uyulması için en büyük teşvik..

Yazını en başından sonuna dek bir daha oku Haşo.. Oku ve "Mutasyon terimi giderek bir heyulaya dönüşecek" diye biten yazının kime, kimlere hizmet ettiğini iyi düşün..”

Yazının devamı için tıklayın