Medya Günlüğü
10 Tem 2020 11:40 Son Güncelleme: 10 Tem 2020 11:54

Hıncal Uluç'tan Habertürk yazarına okkalı mesaj: "Beni bu telefondan arama hakkınız yok"

Habertürk yazarı Kübra Par, “Hıncal Uluç'u arayınca başıma gelenler” başlıklı yazısında, Sabah gazetesi yazarı Hıncal Uluç’u arayınca yaşadıklarını anlattı.

Hıncal Uluç'tan Habertürk yazarına okkalı mesaj: "Beni bu telefondan arama hakkınız yok"

Par, cep telefonu kullanımıyla ilgili eleştirilerinin yer aldığı yazısında şunları kaydetti:

“Bazen sabahın köründe bazen gecenin yarısı telefonumda bir mesaj sesi... Bakıyorum WhatsApp’tan bir gazeteci arkadaşımız yahut bir siyasetçimiz mesaj atmış. Önemli bir şeydir diye açıyorum. Ya köşe yazısını göndermiş ya Youtube videosunun yeni bölümünü paylaşmış ya da katılacağı televizyon programını duyuruyor.

Bana özel bir mesaj falan değil, bildiğiniz toplu mesaj yani. Böyle paylaşımlar yapanlar bu yazımı dostane bir uyarı olarak görsünler. Kusura bakmayın ama sürekli toplu mesaj göndermek pek nazik bir davranış değil. WhatsApp kullanıyor olmak her dakika ulaşılabilir olduğumuz anlamına gelmiyor.

Ne yaptığınızı merak eden varsa zaten açar okur, izler, sosyal medyadan takip eder. İki tık fazla almak uğruna insanların mesaj kutularını doldurmayın. Bayramlarda atılan toplu mesajları da oldum olası samimiyetsiz bulmuşumdur. Gerçekten kutlamak istediğiniz insanı bizzat arayın, ya da ona özel olarak yazın.

İnanın rehberinizdeki herkese gönderdiğinizde o yazının ya da videonun etkisi artmıyor, aksine azalıyor. Son zamanlarda buna bir de WhatsApp kampanyaları eklendi. Numaramızı bulan meselesine destek istiyor.

Tabii sadece biz gazetecilerin başına gelmiyor, bu durumdan herkes mustarip. Aile grupları, iş grupları, arkadaş grupları... Bildirimler hiç susmuyor... Toplumsal inceliklerimizi giderek kaybediyoruz.”

"HINCAL BEY'İN BU TEPKİSİNİ O KADAR İYİ ANLIYORUM Kİ"

Kübra Par, Hıncal Uluç’la yaşadığı diyaloğu ise şöyle anlattı:

“Bu arada ben WhatsApp tacizlerine kızıyorum ama meslek duayenimiz Hıncal Uluç telefon mahremiyetine benden çok daha duyarlı.

Geçen hafta televizyon programıma davet etmek için aradım, açmadı ve arkasından şöyle okkalı bir mesaj gönderdi:

‘Bu telefon benim özelimdir. Arama hakkınız yok. Mesai saatlerinde gazeteden arayın lütfen.’

Mahcubiyetle kendimi tanıtan ve ne için aradığımı anlatan bir cevap yazdım.

Sağ olsun, nezaketle yanıt verdi. Televizyona pek çıkmıyormuş.

Hıncal Bey’in bu tepkisini o kadar iyi anlıyorum ki...

Telefon numaralarımız hukuksuz bir biçimde her yerle paylaşılıyor.

Her an bilmediğimiz numaralardan reklam ya da PR amacıyla aranıyoruz.

Üstüne bir de toplu mesajlar eklenince insanın bazen telefonu fırlatıp atası geliyor!”