Medya Günlüğü
01 Şub 2020 16:45 Son Güncelleme: 01 Şub 2020 22:34

Hangi Akşam yazarı köşesine geri döndü?

AKP İstanbul Milletvekili ve MKYK üyesi Markar Esayan, Akşam gazetesinde okurlarına tekrar “merhaba” dedi.

Hangi Akşam yazarı köşesine geri döndü?

Markar Esayan, geçen sene mide kanseri olduğunu duyurmuştu. Hastalığı nedeniyle yazılarına ara veren Esayan, bugün “Tekrar Merhaba” başlıklı yazısıyla köşesine geri döndü.

Esayan, mide kanseri olduğunu öğrendiği süreçle ve tedavisiyle ilgili satırlar kaleme aldı. Esayan, tedavi sürecinde kendisine destek olan başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere sevenlerine teşekkür etti.

İşte Markar Esayan’ın “Tekrar Merhaba” başlıklı o yazısı:

Uzunca sayılabilecek bir aradan sonra tekrar birlikteyiz. Medyaya yansıdığı için bu ayrılığın sebebi olan hastalığım ve süreç hakkında sizlere birkaç kelam etme borcu hissediyorum. Lütfen hakkınızı helal ediniz.

Geçen yılın mayıs ayında midemde büyükçe bir kitle tespit edildi. Yani mide kanseri olmuştum. Teşhisin akşamı MKYK toplantısına gittim. Konuyu duyan Cumhurbaşkanımız 'Markar kardeşim, bize müjdeli haberler vereceksin değil mi?' diye sorar geçmiş olsun derken, ben de uzun/zor bir yola girdiğimin tabii ki farkındaydım.

Böylelikle kemoterapi süreci başladı. Ekim başında da hastaneye yatarak ameliyat oldum. Midenin tamamı alındı; negatif sınırlara zor da olsa ulaşıldı. Oldukça sıkıntılı bir süreçti; Allah sabır verdi diyeyim gerisini siz anlayınız.

Teşekkür edecek çok kişi var tabii… Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a bunca işinin arasında şahsıma gösterdiği yakın alaka için minnettarım. Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu Başkanvekilli Prof. Dr. Serkan Topaloğlu, onkolog doktorum Prof. Dr. Sezer Sağlam, ameliyatımı muazzam bir özveri/beceri ile gerçekleştiren Prof. Dr. Oktar Asoğlu, teşhis sürecinde ilgisini esirgemeyen Prof. Dr. Erdal Birol Bostancı’ya da çok teşekkür ediyorum.

Tabii ki bu bir süreç; kesin bir şey söylemek mümkün değil. Yaşamaya devam edecek ve tevekkülü elden bırakmayacağız. Olgunluğu abartarak okuyanların sinirlerini bozmak istemem; tabii ki önce dünyam başıma yıkılır gibi oldu. Bunlar son derece insani tepkiler… Ancak bu durumu hızlıca üzerimden sıyırıp atarak yapılması gerekenlere odaklandım. Hani Thomas More idam edilmeden hemen önce kızına 'Üzülme kızım, insanın kellesinin uçmasıyla başına kötü bir şey gelmez' demiş ya, hastalığın ve ölüm riskinin beni tozlaştırmasına izin vermemeye çalıştım.

Tabii böyle durumlarda aile çok önemli. Ben de bu konuda şanslıyım. Bu vesileyle kız kardeşim, ablam, kız arkadaşım ve dostlarıma çok ama çok teşekkür ediyorum. Onlar hem benim için üzüldüler, hem bana baktılar, hem de birçok angarya ile uğraştılar. Sayısız mesaj, telefon aldım, alıyorum."