Medya Günlüğü
18 Nis 2018 11:05 Son Güncelleme: 24 Kas 2018 02:10

Ertuğrul Özkök o isme çağrı yaptı: Çık milletin önüne mertçe özür dile

Bu milletin en büyük kahramanına, bu milletin tarihinin en şanlı dönemine öyle bir iftira attı ki...

Ertuğrul Özkök o isme çağrı yaptı: Çık milletin önüne mertçe özür dile
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin televizyon kanalı ÇOMÜ TV'de 20 Şubat 2018 tarihinde yayınlanan programda skandal ifadeler kullanıldı.

2. Abdulhamid'in ölümünün 100.yılı anısına gerçekleştirilen programa konuk olarak katılan ÇOMÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdullah Akın, 1924 yılında Çanakkale ve Bursa'daki bazı Camilerin Genelev olarak kullanıldığını iddia etti. Uzmanlık alanı İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi olan Abdullah Akın ayrıca Çanakkale'de şehit olan askerlerin yanında yaralı askerlerin de canlı canlı toprağa gömüldüğünü söyledi.

Akın'ın bu sözlerine tepki gösteren isimler arasına son olarak Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Ertuğrul Özkök de katıldı.

Özkök, bugünkü köşe yazısında Akın'ı mertçe özür dilemeye çağırdı.  

İşte Özkök'ün bugünkü yazısından "Çık milletin önüne mertçe özür dile" başlıklı o bölüm:

ADINI vermeyeceğim... Çünkü vermeye değmesi için önce milletin önüne çıkıp özür dilemesi lazım.

Bu milletin en büyük kahramanına, bu milletin tarihinin en şanlı dönemine öyle bir iftira attı ki...

*

Önce teşekkürler Yılmaz Özdil kardeşim...

Dün öyle bir yazı yazdın ki, bu milletin vefalı yurttaşlarının içine su serptin.

Olay şu...

*

Çanakkale’de bir öğretim üyesi...

Üstelik ilahiyat hocası...

Çıktı, 1924’te, yani Kurtuluş Savaşı’nın henüz bittiği yılda...

Yani Cumhuriyet’in henüz kurulduğu günlerde...

Yani Büyük Kurtarıcı’nın başta olduğu dönemde...

“Çanakkale’de bazı camiler genelev yapıldı” dedi.

*

Önce Yılmaz Özdil sordu:

Nerede bu genelev gösterin...

Gösteremediler.

Sonra bir milletvekili devlete sordu.

Türkiye Cumhuriyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü resmi yazı ile cevap verdi.

“Yok böyle bir şey...”

*

İftiracılar dediler ki:

“Mehmet Âkif’in Sırat-ı Müstakim adıyla çıkardığı, sonradan Sebilürreşad olan dergide çıktı...”

*

İstanbul’un Bağcılar Belediyesi bu derginin bütün sayılarının tıpkıbasımını yapmıştı.

İşte o Bağcılar Belediyesi de resmen açıkladı:

“Derginin bütün sayılarını taradık, böyle bir şey yok...”

*

- Soran gazeteci muhalif bir kişiydi.

- Soran milletvekili CHP’liydi...

- Cevap veren devlet dairesi AKP’li hükümetin yönetimindeydi.

- Son cevabı veren belediye başkanı AKP’liydi...

Bu iftiraya karşı, muhalefetiyle, iktidarıyla bir millet imecesi oluştu yani...

*


Millet ve devlet iftiraya karşı üzerine düşeni yaptı...

İftiracı arkadaş...

Sen sözde ilahiyatçı bir hocasın değil mi...

Yani bu milletin çocuklarına ahlak öğretiyorsun güya...

İnancımızı öğretiyorsun, öyle mi...

*

O zaman yap bir son mertlik, çık hiç olmazsa şu milletin önüne ve özür dile...

*

O mertliği yapacak cesaretin, ahlakın, vicdanın yoksa...

Hiç olmazsa o öğrencinin önüne çıkma...