Medya Günlüğü
09 Ağu 2019 15:12 Son Güncelleme: 09 Ağu 2019 15:36

Bu yalanı medyaya kim sattı? Magazin servisleri PR'cıların oyuncağı mı?

Habertürk yazarı Oray Eğin, bugünkü köşesinde, "Bu yalanı medyaya kim sattı" başlıklı dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Bu yalanı medyaya kim sattı? Magazin servisleri PR'cıların oyuncağı mı?

ABD'li şarkıcı Jennifer Lopez, "Regnum Live in Concert"etkinliği kapsamında Antalya'da 6 Ağustos'ta bir konser verdi. Lopez'in ayırttığı özel locada ABD'li televizyon yıldızı Kim Kardashian'ı ağırlayacağı iddia edilmişti. Ancak konsere Kardashian gelmemişti.

Habertürk yazarı Oray Eğin ise, bugünkü köşesinde, "Bu yalanı medyaya kim sattı" başlıklı dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

"PR'CILARIN ELİNDE OYUNCAK OLDU"

Kardashian'ın, uzun zamandır politik bir figür olduğunu vurgulayan Eğin, her 24 Nisan'da Kardashian'ın "Ermeni soykırımı" iddiaları hakkında kamuoyu yaratmaya çalışmasını hatırlatarak, "24 Nisan 1915’ten bir sene önce Amerika’ya göç eden Kardashian ailesi Ermenistan’a ziyarete de gitti, hatta eşi Kanye West orada konser verdi. Dünyanın kuşkusuz en önemli Ermeni kökenli ünlüsü Kim Kardashian her yere gidiyor ama bir tek Türkiye’ye gelmiyor. Hatta yılladır Türkiye’ye Ermeni Soykırımı’nı tanıması için çağrıda bulunuyor" dedi.

Kardashian için, "Gelecek olsa Türkiye’ye bir konser için gelmezdi. Ne olursa olsun öyle bir basın bülteniyle, bir magazin haberiyle geçiştirilemezdi" diyen Eğin, servis edilen haberi Türk medyasının sorgulamadan verdiğini de ifade etti. Eğin, "Oysa biraz düşünmek, servis edileni sorgulamak Kim Kardashian’ın gelmeyeceğini, bunun bir PR’cı yalanı olduğunu anlamaya yeterdi" dedi.

Eğin, "Jennifer Lopez konseri haberi sadece bir örnek, ama Türk basını sık sık böyle tuzağa düşüyor çünkü özellikle magazin servisleri PR’cıların elinde oyuncak oldu" derken, "Ben bu Kim Kardashian yalanının nedenini de anlayamadım" diye belirtti.

Oray Eğin'in yazısı şu şekilde:

"Kim Kardashian’ın Antalya’da Jennifer Lopez konserine gelmesi bir magazin haberi mi yoksa siyaset gündemini mi ilgilendiriyor? Bana kalırsa ikincisi. Tek telefonla Amerikan Başkanı’na ulaşan, hatta Beyaz Saray’a gidip mahkumların sorunlarını aktaran Kardashian epey zamandır politik bir figür. En son İsveç’in ancak katil devletlere yakışacak şekilde bir ay rehin tuttuğu rap yıldızı A$AP Rocky’nin serbest bırakılması için devreye girdi ve Trump’a baskı yaptı.

Kardashian’ın bir başka özelliği de yıllardır Ermeni Soykırımı iddiaları hakkında kamuoyu yaratmaya çalışması. Her 24 Nisan’da milyonlarca takipçisine hatırlatıyor, hatta New York Times’a tam sayfa ilan veriyor. Time’a bu konu hakkında yazı yazdı, reality show’unda da bahsediyor.

24 Nisan 1915’ten bir sene önce Amerika’ya göç eden Kardashian ailesi Ermenistan’a ziyarete de gitti, hatta eşi Kanye West orada konser verdi. Dünyanın kuşkusuz en önemli Ermeni kökenli ünlüsü Kim Kardashian her yere gidiyor ama bir tek Türkiye’ye gelmiyor. Hatta yılladır Türkiye’ye Ermeni Soykırımı’nı tanıması için çağrıda bulunuyor.

DEVLET POLİTİKASI DEĞİŞİRDİ

Türkiye’ye gelse bu bir magazin sayfası haberi değil, daha çok Sedat Ergin’in inceleyeceği bir diplomatik gelişme, bir siyasi haber olurdu. Bir kere devletimiz Ermeni diaspora’sıyla anlaşmış anlamına gelirdi; yıllar süren soğuk savaş bitmiş, tarihi bir adım atılmış, Batı’yla yıllardır aramızda bir çatışma unsuruna dönüşen mesele kapanmış olurdu. Kim bilir, belki de Trump’ın elçisi olarak gönderilmiş bile olabilirdi.

Gelecek olsa Türkiye’ye bir konser için gelmezdi. Ne olursa olsun öyle bir basın bülteniyle, bir magazin haberiyle geçiştirilemezdi.

Ama tam da böyle oldu. Belli ki DHA bülteni servis etti, Türk basını da sorgulamadan servis edileni yayına verdi. Hatta Kardashian’ın ziyaret edeceği bilgisi Sabah’ın başyazısında bile yer aldı.

Oysa biraz düşünmek, servis edileni sorgulamak Kim Kardashian’ın gelmeyeceğini, bunun bir PR’cı yalanı olduğunu anlamaya yeterdi. Bunu anlamak için insanın masa başından kalkmasına da gerek yok, çünkü bizim basında da Kardashian’ın Türkiye hakkında görüşlerine dair epey arşiv haberi var.

Jennifer Lopez konseri haberi sadece bir örnek, ama Türk basını sık sık böyle tuzağa düşüyor çünkü özellikle magazin servisleri PR’cıların elinde oyuncak oldu. Dahası, bu çürümüşlüğü tıkayacak mekanizmalar da birer birer ortadan kaldırıldı. İşte, Hürriyet’in okur temsilcisinin yazılarına son verilmesi mesela.

Dahası kim hangi birine yetişecek? Magazin sayfalarından ekonomi servislerine uzanan bir ağırlama kültürüne teslim oldu basın. “Malatya’daki köfteci artık gökdelen sahibi” oldu başlıklı haberler hep övgüyle veriliyor, köfteci nasıl gökdelen sahibi oldu, bu mekanizma nasıl işliyor, neden sıradan insanlar gökdelen sahibi olamıyor diye sorgulanamıyor. Çünkü halkla ilişkiler, iş dünyası ve basın arasında birbirini besleyen sürekli bir çark var.

NE GEREK VAR?

Ben bu Kim Kardashian yalanının nedenini de anlayamadım. Dün otelle ilgili kabaca bir araştırma yaptım ve zaten basında epey övüldüklerini gördüm. Sahipleriyle bol bol söyleşi yapılmış mesela.

Ek$iSozluk’e girdim, otel hakkındaki maddelerin tamamı abartılı övgü ve tek kalemden çıkmış gibi. Herkesten ve her şeyden nefret eden Ek$iSozluk’te hiçbir kurum ve kişiye karşı bu kadar abartılı bir övgü görmemiştim. Bir tek olumsuz yorum yok gibi. Üstelik bir kısmı da “Şu an bu entry’i otelden yazıyorum” diye giriyor övgü satırlarına. Hangi sözlük yazarı o otelin astronomik gecelik ücretini ödemeye yeter? Kendimizi kandırmayalım, belli ki PR şirketi çok iyi işliyor, hiçbir boş alan bırakmıyor. Satın alınan YouTube fenomenleri de vardır kesin.

Otel aynı zamanda G-20 zirvesine ev sahipliği yapmasıyla da biliniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da orada kalmıştı. Sahipleri iktidara yakın olabilir, basın da oteli bu yüzden övmek zorunda hissetmiştir belki de. Buna da bir itirazım yok. Dahası, Jennifer Lopez’in konser vermesi de başlı başına haber zaten, sadece onun adı otelin tanıtımı için yeter de artar bile. Buna yalan olduğu bile bile Kim Kardashian’ı eklemeye ayrıca ne gerek var, anlayamadım.

Bulabildiğim tek yanıt PR şirketlerinin bir kere yalan söylemeye başladıklarında sonunun gelmediği. Müşterilerine de ayıp, basını alet etmeleri de çirkin."