Medya Günlüğü
14 Mayıs 2020 12:28 Son Güncelleme: 14 Mayıs 2020 12:37

Ahmet Hakan’dan Kübra Par açıklaması! ‘Yenge falan tanımam’

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, bugünkü köşesinde dikkat çeken bir Kübra Par açılımı yaptı.

Ahmet Hakan’dan Kübra Par açıklaması! ‘Yenge falan tanımam’

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, bugünkü köşe yazısının bir bölümünü Habertürk Yazarı Kübra Par’la arasındaki görüş farklılıklarına ayırdı.

Kübra Par’ın kardeşinin eşi olduğunu, kendisinin görüşlerini asla paylaşmadığını ancak haberlerde yapılan ‘yenge’ göndermesinin ise kendisini rahatsız ettiğini söyledi.

Konu yazı olunca kimseyi tanımayacağını öne süren Ahmet Hakan, “Yazı söz konusu olduğunda... Bırak yengeyi, enişteyi, kaynı falan... Emmoğlum olsa bile tanımam” ifadelerini kullandı.

İşte Hakan’ın bugünkü köşe yazısından "Yenge, enişte, elti, görümce, kayın falan" başlıklı o bölüm:

Kardeşimin eşi Kübra, Habertürk’te çalışıyor.

*

Kübra’nın basın hayatında yer almasında benim bir toz zerresi kadar bile katkım olmadı. Hangi kademeye geldiyse bileğinin hakkıyla geldi.

*

Kübra, bugünlerde köşe yazıları da yazmaya başladı.

Yazdığı yazılarda savunduğu tezlerin bir kısmını asla ve kata paylaşmıyorum.

*

Buraya kadar her şey normal yani...

*

Anormal olan şey şu:

“Yenge menge” falan diye...

Kübra’nın yazıp çizdikleriyle benim adımın yan yana getirilmesi.

*

Ne yani?

“Ben ayrı bir bireyim, o ayrı bir birey” falan diye basmakalıp laflarla kafa mı ütüleyim şu saatten sonra?

*

Galiba en iyisi şöyle demek:

Yazı söz konusu olduğunda... Bırak yengeyi, enişteyi, kaynı falan... Emmoğlum olsa bile tanımam.

KESKİN KALEM "DANIŞIKLI DÖVÜŞ" DEMİŞTİ!

Kübra Par ve Ahmet Hakan arasında daha önce Prof. Dr. Mehmet Çilingiroğlu’na ilişkin bir görüş farklılığı olmuş, Hakan’ın sık sık yayınlarında yer verdiği ünlü hekim için Par; ‘müptezel, şöhret budalası’ ifadelerini kullanmıştı.

Medyaradar’ın ünlü yazarı Keskin Kalem ise geçtiğimiz günlerde Par ve Hakan arasındaki bu yüksek tondaki görüş farklılığını köşesine taşımış ve bu durumun ‘danışıklı dövüş’ olabileceğini ileri sürmüştü.

İşte o yazı: