Medya Günlüğü
24 Mar 2021 08:12 Son Güncelleme: 24 Mar 2021 09:46

Yılmaz Özdil Gezi Parkı'nın devrine sert çıktı! "Kimin malını kime veriyorsunuz kardeşim?"

Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, Gezi Parkı'nın devriyle ilgili sert bir yazıyı kaleme aldı. Özdil, yazısında Osmanlı'nın 500 milyar borcunu ödeyen millete ait Gezi Parkı'nın tapusunun Osmanlı'nın bir vakfına verilemeyeceğini yazdı.

Google Haberlere Abone ol

Yılmaz Özdil, bugünkü köşesinde Gezi Parkı devriyle ilgili dekkat çeken bir yazıyı kaleme aldı. Sözcü gazetesindeki köşesindeki yazısının sonunda Özdil, "Kimin malını kime veriyorsun kardeşim?" ifadesini kullandı. 

Yılmaz Özdil, yazısında "Manevi olarak Osmanlı'ya saygımız sonsuz. Ama maddi olarak Osmanlı'nın bu millete 500 milyar borcu var. Osmanlı'nın 500 milyar borcunu bu millet ödemişken, millete ait Gezi Parkı'nın tapusu hangi hakla Osmanlı'nın vakfına veriliyor?" dedi. 

İşte Yılmaz Özdil'in o yazısı

GEZİ PARKI

Osmanlı iflas etti.

Padişahımız efendimiz, zat-ı şahane Abdülhamit'ti.

Kanun hükmünde kararname çıkardı.

Düyun-u Umumiye kuruldu.

“Genel borçlar” anlamına geliyordu.

Zamanında yenen hurmalar çerçevesinde, devletin gelirlerine alacaklılar tarafından el konuldu.

Yedi kişilik yönetim kurulu vardı.

İngiliz, Alman, Fransız, Avusturyalı, İtalyan'dı.

Borçların ödenmesini takip etmek için kurulmamıştı, devletin gelir kaynaklarını bizzat yönetmek için, devletin gelirlerini bizzat tahsil etmek için kurulmuştu.

Bildiğin “haciz” kuruluşuydu.

Devletten bile büyük hale gelmişti.

Öyle ki, devletin maliye bakanlığında beş bin memur çalışırken, bu arkadaşların emrinde dokuz bin memur çalışıyordu.

“Ecnebi maaşı” dolgundu, eğitimli gençlerimiz kendi devletine faydalı olmaktansa, düyun-u umumiye'de işe girmek için yarışıyordu.

Prim sistemi vardı, kendi milletinin gırtlağına sarılan memurumuz, bu arkadaşların gözüne giriyor, takdir ediliyordu, kendi milletinin gırtlağını en çok kim sıkıyorsa, en çok primi o alıyordu.

Kafalarına göre vergi salıyorlardı, vergi oranlarını belirliyorlardı.

Yılmaz Özdil'in yazısının tamamanı okumak için