Gündem
29 Tem 2020 10:32 Son Güncelleme: 29 Tem 2020 10:39

Yılmaz Özdil: Ali Erbaş denilen arkadaşın bu nankörlüğü ilk değil!

Yılmaz Özdil, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın Ayasofya hutbesinde Atatürk'ü hedef alan sözlerine tepki göstererek, "Diyanet İşleri Başkanı hem lanet okuyor hem de söylediğinin arkasında duramıyor. Dolayısıyla bu arkadaşın bu hakareti, bu nankörlüğü aslında ilk ve tek değil'' dedi.

Yılmaz Özdil: Ali Erbaş denilen arkadaşın bu nankörlüğü ilk değil!

Sözcü köşe yazarı Yılmaz Özdil, Bizim TV’de Lale Özan Arslan’ın sorularını yanıtladı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, Ayasofya’daki hutbesinde Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik sözlerine değinen Özdil, şu ifadeleri kullandı:

* Ben köşemde de anlatmaya çalıştım. Mustafa Kemal Atatürk’e lanet okuma nankörlüğünü yapan tarihte 3 kişi var. Yani bunlardan bir tanesi Mustafa Sabri, Vahdettin’in şeyhülislamı; diğeri de Dürrizade Abdullah, Vahdettin’in şeyhülislamı. Bu ikisinin ortak özelliği bir tanesi Mustafa Kemal Atatürk ve Kuvay-i Milliye hakkında idam fetvasını yazan kişi. Diğeri de idam fetvasını yayınlayan kişi.

“ATATÜRK’Ü HUTBELERDEN ÇIKARAN SENSİN KARDEŞİM”

* Bunun yanı sıra, üçüncü bir lanet okuyan kişi ise şu anki Diyanet İşleri Başkanı oldu, maalesef. Dolayısıyla bunların manevi mirasçısı olduğunu düşünüyorum ben. Ve yaptığı açıklamada da, bence hani derler ya “Özrü kabahatinden büyük” filan diye, Atatürk’ü dua edelim filan diyor. Dua etseydin o zaman.

* Atatürk’ü hutbelerden çıkaran sensin kardeşim. Ve burada işte Ayasofya’da, tekrar müze halinde olan Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesinin verdiği o coşkuyla anladığım kadarıyla, artık zamanı geldi diye düşündü herhalde. Ve ağzından bunlar döküldü.

“10 KASIM’DA BİR FATİHA’YI OKUMAYI ÇOK GÖRDÜLER”

* E tabi burada şöyle bir hazin durum var, bu aslında yıllardır özellikle son 10-12 senedir yaşadıklarımızın bir başka hamlesi aynı zamanda. Şimdi bu Mustafa Kemal Atatürk’e lanet okunmasına kadar gelen süreyi şöyle bir gözümüzün önünden geçirirsek, biraz önce söylediğim gibi Atatürk’ün ismini camilerde okutan hutbelerden çıkardılar.

*Ne 23 Nisan’da ne 19 Mayıs’ta ne de 29 Ekim’de Atatürk’ten bahsetmediler. 10 Kasım Cuma hutbesinde bile bir Fatiha okumayı çok gördüler. 19 Mayıs törenlerini yasakladılar.

*Yani stadyumlarda törenleri yasakladılar. 23 Nisan, 29 Ekim, 30 Ağustos gibi törenlere, “Hastalandım” bahanesiyle katılmadılar.

“SUUDİ KRALINA TAM 10 KASIM’DA DEVLET ŞEREF MADALYASI TAKTILAR”

10 Kasım törenlerinde, Anıtkabir’deki törene bile “Seyahatteyim” bahanesiyle katılmadılar. Takvimde başka gün kalmamış gibi, bizi sırtımızdan hançerleyen Vahabbi kralını, Suudi kralına tam 10 Kasım’da, devlet-şeref madalyası taktılar.

* Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden Vahdettin’i anma töreni düzenlendi. Çankaya Köşkü’nü akıllarınca tarihten sildiler. Atatürk Orman Çiftliğini katlediler.

*İçine saray yaptılar, bir bölümünü de Amerikan elçiliğine verdiler. Atatürk anıtlarına çelenk koymayı yasakladılar. Atatürk sevgisini kabahat ilan ettiler. Atatürk anıtına çelenk koyanları, çiçek koyanları kabahatler kanunundan para cezası kesildi bu ülkede.

“BUNLARIN HEPSİ GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE OLDU”

* Otomobiline Atatürk posteri yapıştıranlara trafik cezası kesildi bu ülkede. Atatürkçülere terörist, holigan dediler. Atatürk’ün kalpaklı fotoğrafı yasa dışı ilan edildi. Atatürk ilkelerini, ders kitaplarından çıkardılar. Milli Eğitim Yönetmeliği’ni değiştirdiler.

*Atatürk devrimlerine bağlı öğrenci yetiştirme prensibine son verdiler. Okullarda Atatürk rozeti takmayı disiplin suçu haline getirdiler. Yani bunların hepsi gözümüzün önünde oldu.

* Antalya, Afyon, Konya, Bursa, Kayseri, Rize, Giresun, Eskişehir, Antakya’daki Atatürk stadlarını yıktılar, Atatürk ismini sildiler, başka isimler verdiler. Sırf devrim alfabesine karşı çıkmak için Türkçe’ye bile savaş açtılar.

*Osmanlıca’yı zorunlu ders yapmaya çalıştılar. Nutuk’u suç delili yaptılar, Ergenekon davasında. Valiliklerden, Ziraat Bankası’ndan TC’yi sildiler.

“DANIŞTAY KARARI VAR, ANDIMIZI OKUTMAMIZ LAZIM”

* Ayyaş dediler. “Atatürk döneminde, Atatürk Orman Çiftliği’nde bira içiriyorlardı” dediler. “Atatürk döneminde camiler ahır yapıldı” dediler. “600 yıllık imparatorluğun reklam arası sona erdi” dediler. Bunu AKP milletvekili dedi. “90 yıllık enkazı kaldırdık” dediler.

*Sabiha Gökçen’i soykırımcı ilan ettiler. “Yüce Atatürk” pankartı açan futbol takımına, Fethiyespor’a tahammül edemediler, ceza verdiler. 10. yıl marşı çalanları fırçaladılar, “Asabım bozuluyor, kapatın” dediler. Bu ülkenin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı söylüyor bunu.

* Atatürk’ü çağrıştırıyor diye, “Vardar Ovası” türküsüne bile kafayı taktılar. Bakın andımızı yasakladılar. Mesela şimdi diyorlar ki, Danıştay kararıyla biz Ayasofya’yı cami yaptık. E Danıştay’ın kararı var, andımızı okutmamız lazım, neden okutmuyorsunuz? Andımızı yasaklıyorlar. Türk bayrağı demeyelim, Türkiyeli bayrağı diyelim dediler.

*Bunu diyenleri akil adam yaptılar bu ülkede. Türk yok dediler, Türk yok diyeni milletvekili yaptılar bu ülkede. “Türkçülük, bölücülüktür” dediler. Türk Kızılayı’nın “Türk”ünü sildiler.

“ANITKABİR ZİYARETÇİ SAYISININ AÇIKLANMASINI YASAKLADILAR”

* Kemalizmi yerden yere vuran, CIA casusu Graham Fuller’in “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” kitabını, yandaş medyada ballandıra ballandıra bu millete reklamını yaptılar. Atatürk heykellerine saldırılmasına, yakılmasına göz yumdular. “Ulusçuluk hesaplaşma zamanı geldi” dediler. Bunu diyeni Başbakan yaptılar bu ülkede.

*”Ulus-devlet Allah’ın belası” diyeni akil adam yaptılar. “Anıtkabir’i de yıkarız elhamdülillah” dediler bu ülkede. Anıtkabir ziyaretçi sayısının açıklanmasını yasakladılar. Kaç kişi gidiyor bilmiyoruz, yasaklıyorlar sayıyı.

* Atatürk’ün canlı ağaç müzesini sattılar. Devlet nişanındaki Atatürk silüetini sildiler. “Birileri bize Lozan’ı zafer diye yutturmaya çalışıyor” dediler. İstanbul’un Fethi’ni kutlayıp, elbette kutlayacağız, İstanbul’un kurtuluşunu kutlamadılar. Çanakkale Zaferi’ni Atatürk’süz kutladılar. İzmir Marşı’na “siyasidir” dediler. Bu marş çalınmasın dediler.

“ATATÜRK’SÜZ, FETÖ LİRASI BASTILAR BU ÜLKEDE”

* Atatürk’ün Dil-Tarih Yüksek Kurumu’nu destekleme yönetmeliğini ortadan kaldırdılar. Atatürk ile ilgili proje ya da yüksek lisans yapanlara fon kestiler. Laik eğitime saldırıp, “Çok şükür satanist olanlar, yolsuzluk yapanlar, memleketi soyanlar imam hatipten yetişmedi” dediler bu ülkede.

*23 Nisan’ın yerine FETÖ’cülerin Türkçe Olimpiyatları’nı monte etmeye çalıştılar. FETÖ olimpiyatını bizzat AKP’li TBMM Başkanı’nın himayesinde başlattılar.

* Atatürk’süz FETÖ lirası bastılar bu ülkede. Türkçe Olimpiyatları ayaklarıyla, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin darphanesinde FETÖ lirası bastılar.

*Selanik’teki Atatürk evinde güya tadilat yaptılar, eşyaları attılar. Gidin bakın, kiralık ev gibi bomboş bıraktılar. Ziyaretçilerin duygularını yazdığı anı defterini yok ettiler. Böceğe Atatürk ismini verdiler bu ülkede.

“TIMARHANELİK FESLİYİ, BİLİM ADAMI OLARAK AĞIRLADILAR”

* “İçinize kanı bozuklar, sütü bozuklar sızdı. 1923’te koskoca 600 yıllık çınara darbe yaptılar, Cumhuriyet kurdular dediler bu ülkede. Devlet televizyonu TRT’de Atatürk’e “rüşvetçi” dediler. “Atatürk döneminde Meclis’te Allah’a küfrediliyordu” dediler.

*Padişaha doktora verdiler bu ülkede. “10 Kasım’da 9’u 5 geçe kenefe gidin” diyen tımarhanelik fesliyi, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda tarih otoritesi, bilim adamı olarak ağırladılar. Daha ne olacak?

* Atatürk’ün kurduğu Anadolu Ajansı’nın yıllığından Atatürk’ü çıkardılar. “Demir ağlarla ördük, neyi ördünüz? Hiçbir şeyi örmediniz. Biz ördük” dediler. Yani daha devam edeyim.

*Mesela, kendi milletine, kendi devletine silah çeken Suriye’de emperyalist maşası, kökten dinci Suriyelilere, Kuvay-i Milliye ilan ettiler. Fıkra anlatıyorum ayağıyla Atatürk’e küfür ettiler. Afet İnan’a dil uzattılar.

*Mübarek anamız Zübeyde Hanım’a dil uzattılar. Selanik’te genelevde çalıştığını söylediler, televizyonda söylediler bunu. “Kimse Atatürk demesin, Türk demesin, Yunan’a benziyor, Türk’e benzemiyor. Keşke Atatürk olmasaydı” diyen vardı bu ülkede. Ve bunu diyene “Düşünce özgürlüğü” kapsamında beraat verdiler.

“ATATÜRK’ÜN MİRASINA KONMAYA ÇALIŞIYORLAR”

* Üniversite logolarından, resmi internet sitelerinden Atatürk’ü sildiler. Bakın bu ülkede adam çıktı, üniversitede öğretim verenimiz, “1924’te camiler kapatıldı. Çanakkale, Bursa’da genelev olarak kullanılan camiler var” dediler. Bu adam hala orada öğretim görevlisi olarak çalışıyor.

*RTÜK bunu düşünce özgürlüğü saydı. Halk TV’ye, TELE 1’e ekran karartma cezaları veren RTÜK, bunu düşünce özgürlüğü saydı. Bu iktidar döneminde, Türk lirasından Atatürk’ü sildiler. Üzerinde Atatürk resmi bulunmayan 1 lira bastılar.

*Atatürk’ün kurduğu Diyanet İşleri, Atatürk’ü hutbelerden çıkardı. Atatürk Havalimanı’nı kapattılar İstanbul’da. Yıktılar, imha ettiler hastane mastane ayağıyla. Üçüncü Havalimanına da Atatürk ismini ısrarla vermediler. İş Bankası, Atatürk’ün vasiyeti, mirasına konmaya çalışıyorlar.

“BUNLARI PİYON GİBİ SÖYLETİYORLAR”

* En son işte Atatürk döneminde alınmış Ayasofya’nın müze kararı. Orada da mesela Atatürk’e lanet filan diyor. Kardeşim, Ayasofya’yı müze yapan bakanlar kurulu kararının altında bu ülkenin üç tane cumhurbaşkanının imzası var.

*Birisi Mustafa Kemal Atatürk, biri İsmet İnönü ve aynı bakanlar kurulunun altında iktisat vekili olarak üçüncü cumhurbaşkanımız Celal Bayar’ın imzası var. Üç tane cumhurbaşkanının imzasını iptal ettiler bu ülkede. Ve Osmanlı hukukunu, Cumhuriyet hukukunun önüne koydular.

*Şimdide çıkmış Diyanet İşleri Başkanı hem lanet okuyor hem de söylediğinin arkasında duramıyor. Dolayısıyla bu Ali Erbaş denilen arkadaşın bu hakareti, bu nankörlüğü aslında ilk ve tek değil.

*Devamının geleceğinin de aslında bir göstergesi. Bunları piyon gibi söyletiyorlar, toplumdaki tepkiye bakıyorlar. Ona göre bir hamle daha ya da bir geri vitesle filan devam etmeye çalışıyorlar. Türkiye’de çok açık bir şekilde görülüyor ki, Atatürk devrimlerine ve cumhuriyete savaş açılmış vaziyette.

Devamı için TIKLAYIN