Yeni Hayat ve Kırmızı Oda… Yeni dizilerde kadına şiddet sorgulanıyor!

Medyaradar'ın usta sinema-tv yazarı Murat Tolga Şen, dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Eylül geldi, pandemi şartlarında yaşamaya devam ediyoruz, değişen bir şey yok ama kanalların yayın kuşağı hareketlendi. Dizi meraklıları için verimli bir hafta… Tutan dizilerin yeni sezon bölümlerini ve 3 yeni dizinin ilk bölümlerini izleme imkanı bulacaklar.

Yeni diziler hangileri? Kanal D’de yayınlanan Yeni Hayat, Tv8’in sorumluluk sahibi dizisi Kırmızı Oda ve yarın akşam izleyeceğimiz kartpostal aşkı projesi Maria ile Mustafa…

Benzer formüllerden üretildikleri ve aynı dertlerden muzdarip oldukları için her diziye ayrı yazı yazmak istemedim. Birbirine benzemeyen işler olmasına rağmen Yeni Hayat ve Kırmızı Oda’yı bu yazıda inceleyip geçeceğim.

Yeni Hayat, eski bir bordo berelinin karanlık işlere bulaşmış bir iş adamının ölüm tehditleri alan genç eşine yakın korumalık yapmasıyla başlayan ve işin içinde iş olmasıyla gelişen bir hikayeye sahip. Kolayca tahmin edilebilir bir senaryosu var ama ilk bölüm finale yakın bir twist yaparak hikayeyi başka bir yere savurdu. İyi çekilmiş bazı anları var ama “bu ne şimdi” dediğim yeri de çok oldu. Örtülü cinsellik gösterimi dizilerde moda ama Yeni Hayat’ta öyle bir sahne var ki… İş adamı eşiyle yemek yerken silahlı saldırıya uğruyor, eşini yakın korumaya emanet ediyorlar, o da alıyor kızı bir depo odasına kapatıyor, orada kendi çelik yeleğini çıkarıp kadına veriyor ve o sırada üst vücut çıplak. Az önce canına kast edilen kadın ise kendinden geçmiş şekilde arkadaşın adonislerine, bicepslerine, tricepslerine bakıyor. Yapmayın bunu!

Yeni Hayat seyirci çekebilir, kendini izletebilir ama oyuncu seçimini beğenmedim. Komedilerde görmeye alışık olduğumuz Nilperi Şahinkaya burada da güldürsün diye bekliyor insan. Tayanç Ayaydın da o iş adamını oynamak için fazla genç…

Bunun dışında çok denecek bir şey yok. Süre yine uzun, bazı sahneler sırf zaman geçsin diye çekilmiş ama başrol Serkan Çayoğlu kendini izletiyor. Role ilk bölümden girmiş. Dizide birden çok şiddet sekansı var, bazıları ise kamu spotu tadında ama dizi sektörünün “kadına şiddet” konusundaki yeni yaklaşımı takdire değer.

Gelelim Kırmızı Oda’ya… TV8’den beklenmeyecek şekilde eğlendirmekten ziyade farkındalık yaratmaya çabalayan bir dizi. Sosyal medyadaki tepkiler karışık. Çok seven de var hiç beğenmeyen de.

Dizi trajik gerçek hayat hikayelerini aktarma biçimi ve güçlü oyunculukları ile övülüyor. İtiraf edeyim; öyle çok güçlü bir oyunculuk falan göremedim. Binnur Kaya bu rol için farklı ama doğru bir seçim değil. Komediden drama geçmesi için henüz zamanı var.

 Kırmızı Oda, bıçak sırtında yürüyen bir dizi… İlk bölüm için konuşuyorum; psikiyatristin hastalarına verdiği bazı telkinler çok sıkıntılı. Gelelim en büyük kusuruna… Dizi akmıyor. Kendimi o psikiyatristin bekleme salonunda oturmuş gibi hissettim. Tüm dikkatime ve çabama rağmen izlerken sıkıldım. 148 dakika boyunca gerçekten yaşanmış trajedilere şahit olmak çok bunaltıcı. Cuma akşamı için uygun yapım mı? Pek değil.

Yeni diziler karşımıza çıktıkça izleyip görüşlerimi paylaşmaya devam edeceğim. Şimdilik söyleyebileceğim şey şu; bu yıl, senaryoda ve biçimde arayışların olduğu, kadına şiddetin normalleştirildiği değil eleştirildiği diziler izleyeceğiz gibi görünüyor ancak dizi süreleri o kadar uzun ki hepsi iyi nişan alınsa da hedefi ıskalayan oklar gibi duruyor.