Yanlış kişiye yükleniyoruz: Hülya Avşar simit yer mi?

Medyaradar'ın usta sinema-tv yazarı Murat Tolga Şen, dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Sabah sabah sosyal medyada dolanıyorum. İç açıcı tek bir haber bile yok. Muharrem Sarıkaya’nın ses teknisyenini tokatlama rezilliği ve konuğunun bu skandala seyirci kalması haberi midemi bulandırıyor. Yazsam mı diyorum ama bir başka Medyaradar yazarı olan Keskin Kalem olayı öyle bir yazmış ve ötesine geçmiş ki, o yazının üzerine yazı olmaz deyip vazgeçiyorum.

Sosyal medyada gezinmeye devam. Bu kez karşıma, Urfa’da çırılçıplak kalıp sokakta “zam! Zam!” diye dolaşan vatandaş haberi düşüyor. Ne tuhaf, Şener Şen'in başrolde oynadığı Çıplak Vatandaş (B. Sabuncu-1985 filmi) ekonomik koşulların zorladığı bir insanın cinnetini izletir. Trajedinin uç noktasında başlayan bir komedidir. 36 yıl sonra yenisini izliyoruz ama bu kez kurgu değil. Zaten sistem eleştirisi çekecek sinemacımız yok ve bu bizi 80'ler Türkiye'sinden bile fena bir yere sürüklüyor. “Yaz gazeteci” derler ya hani, bunları yazacak gazeteciler yok artık, kendine gazeteciyim diyen de çalışanını tokatlıyor. Resmen sahipsiziz!

Sonra, kendimi bildim bileli şöhret olan Hülya Avşar’ın ekonomi yorumuna rastlıyorum. Avşar, kendisine uzatılan mikrofona, "Ekonomik krizin herkese ve her kesime mutlaka yansıması oluyor. Benim bildiğim bir tek şey var. Türkiye'de hatta şimdiki duruma göre dünyada eğer hayattaysan, mutlaka bu tür günleri, bu zamanları öngörüp biraz daha farklı yaşam çizmek lazım. Ayağımızı yorganımıza göre uzatmalıyız. Bu saatten sonra simit mi yiyeceğiz falan diyorlar. Gerekirse yenecek ama bu günler de biraz kolay atlatılacak. Biraz bizim bu işi, insanlar olarak bireysel halletmemiz gerekir diye düşünüyorum." diye konuşmuş.

Vay, sen misin bunu diyen! Sosyal medyada hemen linç hazırlıkları başlamış. Takip ettiğim gayet aklı başında kişiler bile avuçlarını taşla doldurmuş fırlatma hazırlığında!

Kusura bakmayın ama kadın gayet doğru şeyler söylemiş. Onun zengin olması, ekonomik kriz sıradan insanları ne kadar paralarsa paralasın simit yemek zorunda kalmayacak olması, söylemini haksız çıkarmıyor. “Ayağınızı yorganınıza göre uzatın, kimseden bir şey beklemeyin, başınızın çaresine bakın, zor zamanlar için hazır olun, asıl meselemiz bu zor zamanlardan sağ-salim çıkmaktır, gerekirse konforunuzdan vazgeçin” diyor.

Bu cümleleri Hülya Avşar söylüyor diye haksızlık içermez. Hülya Avşar bizi bu duruma itenlerden biri de değil, o yüzden hırsımızı ondan çıkarmamıza gerek yok. Yok simit yiyelim demiş yok Hülya Avşar simit yemezmiş. Boş laf! Etkileşim meraklısı Twitter hesaplarının gazına gelmeyelim. Aksine, “tuzu kuru insanlar bile gidişattan rahatsız” diye düşünüp hazırlıklarımızı hızlandırmalıyız.

Aslında simit muhabbetine girmeye gerek yok. Kendisi de pişman olmuştur. Hani, Game of Thrones dizisinde yıkımla-ölümle geçecek 9 sezonu özetleyen güzel bir cümle var ya, onu yazsak yeter: Kış yaklaşıyor! – Winter is Coming!

MURAT TOLGA ŞEN

murattolga@gmail.com