Güncel
04 Kas 2017 23:58 Son Güncelleme: 19 Kas 2018 18:43

Ürdün'de "Balfour" protestosu

- Amman'da İslami Çalışma Cephesi Partisi üyeleri ile Ulusal Reform Koalisyonu milletvekilleri "Balfour Deklarasyonu"nu protesto etti

Ürdün'de "Balfour" protestosu

AMMAN (AA) - Ürdün'ün başkenti Amman'da Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nın siyasi kanadı İslami Çalışma Cephesi Partisi üyeleri ve Ulusal Reform Koalisyonu milletvekillerinden oluşan bir grup, "Balfour Deklarasyonu"nu protesto etti.

Filistin ve Kudüs Komitesi'nin çağrısıyla parti genel merkezi önünde toplanan grup, deklarasyon aleyhinde pankartlar taşıdı, sloganlar attı.

Ulusal Reform Koalisyonu Milletvekili Dima Tahbub, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Deklarasyon, Filistin halkına karşı işlenmiş bir suç olup, Yahudilere de Filistinlileri öldürme, topraklarını gasp etme ve göçe zorlama hakkını vermiştir." dedi.

Filistin halkının topraklarına dönme hakkına hala sahip olduğunu dile getiren Tahbub, düzenlenen bu protesto ve benzerlerinin "dünyadaki özgür insanların safında olmak ve deklarasyonu reddetmek" anlamına geldiğini ifade etti.

Tahbub, "Filistin, İngiliz mandası gelmeden önce harita üzerinde var olan ve halkı olan bir ülkeydi. Daha sonra toprakları gasp edildi, halkı soykırıma uğradı. Filistin halkı zulme maruz kaldı. Balfour Deklarasyonu, sahip olmayanlardan, bunu hak etmeyen kişilere verilen bir söz niteliğindedir." diye konuştu.

Göstericiler, Balfour Deklarasyonu'ndan dolayı İngiliz hükümetinin, yol açtığı zararlar için Filistin ve Arap halklarından özür dilemesini istedi.

- Balfour Deklarasyonu

Birleşik Krallık, 2 Kasım 1917'deki Balfour Deklarasyonu ile Filistin topraklarında bir İsrail vatanı oluşturulmasını öngören projeye açıktan destek veren ilk büyük devlet olmuştu.

Dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur James Balfour bu desteği, Siyonist kampanyanın önemli figürlerinden Lord Walter Rothschild'e yazdığı mektupla ilan etmişti.

Tarihe "Balfour Deklarasyonu" olarak geçen mektupta, Filistin topraklarında İsrail vatanı oluşturulmasına verilen desteğin yanında bölge halkının haklarına zarar gelmemesinin de sağlanacağı belirtiliyordu.

Deklarasyon, İsrail devletinin kurulmasına giden süreçte en önemli kilometre taşı olarak görülüyor.