Ucuz ama içeriği zayıf Disney+ Türkiye’de! Ne umduk ne bulduk?

Bundan bir süre önce “dijital platformlar ulusal kanalları bitirecek” diye yazmıştım ya hani, Disney tam da o cepheden saldıracak. Dünkü lansman partisi aslında bir tür Normandiya çıkartmasıydı.

Netflix’in en güçlü rakibi nihayet Türkiye’de. Disney’in dijital platformu Disney+ dün abone alımına başladı ve akşam düzenlenen görkemli bir lansman partisiyle Türkiye pazarına giriş yaptı.

Bir eleştirmen olarak partiyle ve katılanların rüküşlüğüyle ilgilenmiyorum. Herkes şımaracak bir gece bulmuş, dünyanın en dertsiz ülkesindeymişiz gibi takılmış. Olur öyle şeyler… Benim odağımda platformun sunduğu hizmetler var. Sonsuza kadar partileyecek değiliz. Disney+ her ne kadar bir ‘club’ coşkusuyla hayatımıza girse de nihayetinde bir dijital platform. Neler izleyeceğiz, aradığımızı bulabilecek miyiz, onlara bakalım.

Disney+ bir felakete yol açabilir!

Öncelikle, Disney’in ülkemiz pazarına girerken çizdiği yol haritasının herhangi bir ulusal kanal stratejisinden farkı yok. Ortadoğu ve Latin ülkelerinde popüler olan Türk oyuncuların başrolde olduğu dizi-film vs. çekerek bu pazarı domine etmek istiyor.

Bundan bir süre önce “dijital platformlar ulusal kanalları bitirecek” diye yazmıştım ya hani, Disney tam da o cepheden saldıracak. Dünkü lansman partisi aslında bir tür Normandiya çıkartmasıydı. Bundan sonra ulusal kanallar ne yıldız oyuncu bulabilir ne de yurtdışına eskisi kadar iş pazarlayabilir. Bir Amerikan firması geldi ve o piyasayı kapattı. Siz yine Türk dizileri dünyaya ihraç ediliyor diye sevinebilirsiniz ama pazarı kaptırmak üzereyiz: Türk oyuncularının oynadığı, Türkçe konuşulan diziler yine dünyaya saçılacak ama sahibi Türkler olmayacak artık.

Ben önceden yazıyorum, aylar sonra da başkaları uyanır yazar. Dijital platformlar eser sahipleriyle anlaşma yaparken tüm haklarına sahip olmak istiyor, bu konuda direnebilen çok az işim var. Bir sürü yaratıcı isim sırf bu yüzden dijitale iş yapmaktan vazgeçiyor ama paraya hayır diyemeyen de çok. Son bir yılın muhalifi bir komedyen var mesela, filmleri en çok iş yapan filmler ama çat diye tüm işlerinin tüm haklarını Disney’e sattı. Sinema umurunda değilmiş, anladık.

Sinema salonları ve TV kanalları bu Disney saldırısını atlatamayabilir. Mevcut platformlar, Netflix bile bu dengeyi bozmuyordu. Salonların elindeki tek silah, sinema yasasındaki, vizyona giren filmlerin 5 ay geçmeden platformlarda gösterilememesiyle ilgili madde…

Disney sanki göletteki tüm canlıları kovmaya gelmiş gibi hipopotam gibi girdi piyasaya! Diğer platformlar, TV kanalları, sinema salonları…. Disney, hepsine meydan okuyor. TV kanalları olmadan, sinema filmleri olmadan elindeki şöhretlere sahip olamayacaktı ama şu an daha kimse ne olduğunun farkında değil, herkes pek mutlu. Seneye tekrar bakarız.

Disney+, ucuz ama arşiv zayıf!

“Bu yazdıklarının hiçbiri umurumda değil, yerli filmleri-dizileri de izlemiyorum. Ben aradığım büyük filmi-diziyi bulayım yeter” diyenler için de kötü haberlerim var. Disney’e haftalar önce 2 mail adresimi kaydettirmiştim. Promosyon teklifi birine gelmedi, diğerine geldi. Maili takip ederek yıllık üyelik aldım. Hesabımdan bir miktar fazla para çekmişler. Çok umursamadım ama operasyonun sıkıntılı olacağının sinyalini aldım. Ben dışarıdaydım çok ilgilenemedim ama dün üye olan pek çok kişi yayına girmekle ilgili sorun yaşamış.

Bunlar çözülür ama akşam platforma girdim epey bakındım, bir şey izlemeden çıktım çünkü Disney’in mevcut kütüphanesinde benim için yeni hiçbir şey yok! Platformun Türkiye arşivi zayıf kalmış yani bize yine sapı düşmüş.

Disney+ fiyat olarak avantajlı, benim için aylığı 25 TL oldu. 4 cihazda aynı anda izlenebiliyor ve 4K yayın mevcut. Bunun aynısı Netflix’te 78 TL ama Disney bu haliyle Netflix’e rakip olamaz. BluTV’ye, Exxen’e, Gain’e olup olamayacağı bile tartışılır. Yerli orijinal işleri çoğaltarak farklılık yaratacaklar ama Atatürk dizisi hariç duyurulan projelerin hiçbiri ilgimi çekmiyor. TV şöhretleri ile ulusal kanaldaki 2,5 saatlik işlerin 50 dakikalık versiyonlarını çekecekler. Disney’in rotası herhangi bir ulusal kanalın rotasından farklı değil.

Dijital platform izleyicisinin ne istediğini umursamıyor gibi görünüyorlar çünkü TV kökenli yöneticilerin böyle bir vizyonu yok. Lansman dizisi Kaçış’ı izleyenler ne demek istediğimi anlamıştır. Diğer tüm platformlar bunun çok daha iyisini çekiyor zaten. Bir lafım da görüntü kalitesine… Disney’in 4K çözünürlüğü, Netflix’in 1080P’sinden kötü görünüyor. Bu konuda en iyisi Amazon Prime…

Uzun lafın kısası; TV kanalları kendini düzeltip dijital platformlara benzeyeceğine dijital platformları televizyonlaştı! Disney+ Türkiye operasyonu bunun güçlü işaretlerini veriyor. Ben önce arşivi görme imkanına sahip olsam abone olmazdım sanırım çünkü elimdeki mevcut üyeliklerle mutluyum. Friends, Netflix’ten gitti diye üzülüyordum, onu da BluTV kaptı. Disney bir süre daha olmasa olurmuş. Aslında şu ünü kadar yeteneği olmayan oyuncularla doldurduğu yerli orijinaller yüzünden sonsuza dek olmasa da olur. Aradığım filmleri yine burada değil de bahis reklamlı film sitelerinde bulacaksam ne anladım ben bu işten?

MURAT TOLGA ŞEN

murattolga@gmail.com