TRT’de KJ skandalları neden bitmiyor?

Skandalların ardı arkası gelmezken eğer bu yapılanlarda kasıt ya da sabotaj ihtimali yoksa bile o zaman da 'nerede kaldı liyakat' diye soruyor insan.

Sosyal medyada viral olan bir video var, çocuğunun elinden tutup onunla birlikte bir şeylere isyan eden bir kadın hızını alamayıp evladını tokatlıyor. Her izlediğimde gülerim. Evet, adrenalin böyle şeyler yaptırır insana ama ülkenin en oturmuş kurumlarından biri olan devletin TV kanalı TRT’de buna benzer şeyler sürekli oluyor ve bunu anlamak mümkün değil!

2018’den bu yana bitmeyen bir skandallar silsilesi bu. Geçmişten bir örnek; 28 Ocak 2018’de, TRT Haber spikeri Tuğba Dalkılıç, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği Zeytin Dalı harekâtının haberini canlı yayında verirken iki kez, TSK'nın sivilleri hedef aldığını söylemişti. Yönetim tarafından ekrandan çekilen ve hakkında soruşturma başlatılan Dalkılıç daha sonra Twitter’dan özür diledi. O zamanlar, olur böyle şeyler yoruluyorlar dedik geçtik ama arkası geldikçe soru işaretleri de arttı.

Kurumun kendisine çeki düzen verip bu türden hataları tekrarlamayacağını düşünebilirsiniz ama öyle olmadı.

Bu yıl kutladığımız 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nda TRT Haber ekranlarında aynı skandal hem de iki kez yaşandı. İlk olarak TRT Haber’de Fuat Kozluklu’nun sunduğu programda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı karıştırıldı. Kozluklu’nun arka planında kalan dijital panoda "19 Mayıs Cumhuriyet Bayramı” yazıldı. Oya Eren’in sunduğu programda da aynı hatanın yapıldığı ortaya çıktı.

Spikerlerin arkasında kocaman harflerle yazan “19 Mayıs Cumhuriyet Bayramı” yazısı… Sunanlar dahil, 19 Mayıs’ın ne bayramı olduğunu bilen bir kişi bile yok mu?

Nedir bu, umursamazlık mı, ihmal mi yoksa kasıt mı?

2020 yılı, TRT’nin KJ skandalları açısından tam bir geçit törenine sahne oluyor. Daha 15 gün önce, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cuma namazı çıkışı pandemiye yönelik yaptığı açıklamalar sırasında TRT ekranında “Öööööööiiiiiillllll” şeklinde bir ifade yer aldı. Reji odasında neler yaşanıyor da ekrana böyle şeyler düşüyor diye merak ediyor insan!

Ya da bu laubali KJ editörleri nasıl oluyor da ülkenin en köklü TV kanalında iş bulabiliyorlar?

Bitti mi, bitmedi!

TRT Haber'de dün sabah gerçekleştirilen yayına bağlanan muhabir Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaların sürdüğü Dağlık Karabağ bölgesinde yaşanan son gelişmeleri aktardı. Muhabir Ermenistan ordusunun Azeri sivillere saldırdığını anlatırken KJ'de, "Azerbaycan sivillere saldırıyor" yazısı yer aldı. KJ haber devam ederken de ekranda kalmaya devam etti. Düşünsenize Dünya medyasının bunu bir hata olarak görmeyip ciddiye alarak yayın yaptığını… Bir çuval incir ve TRT!

Bu son ve korkunç hataya gelen tepkilerin ardından TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren, sosyal medya hesabından, KJ hatasına neden olan editörün iş akdini sonlandırdıklarını duyurdu. İyi güzel de, milyonlar sizi izlerken, dilimizi okumayı yazmayı, hangi resmi bayramın neden kutlandığını bilmeyen insanları o kurumun kapısından nasıl ve neden sokuyorsunuz sevgili İbrahim Eren?

Durduk yere skandal hatalar yapılıyor. Öyle harf hataları falan değil, anlamı bozan, değiştiren hatalar. 15 Temmuz gazisini “şehit” diyerek programa çıkarmalarını da bu skandallar serisine ekleyebiliriz. Bunların yapılma sıklığı giderek artıyor ama hep aynı sonuç; özür dileniyor, kim yaptıysa bulunuyor, soruşturma açılıyor, işine son veriyor ama anlamadığım şey şu; buna engel olmak çok mu zor ve neden bu talihsizlikler hep TRT’nin başına geliyor?

Ayrıca, bu sorumluluk sadece KJ operatörüne mi ait? Kendisi bir son eleman, editörün yazdıklarını karakter jeneratörüne geçiren reji çalışanı. Editör işi bilmiyorsa ve o iş bilmezlik KJ biriminde de devam ediyorsa hepten yandık demektir. TRT neden hızla “eli işte gözü oynaşta” insanların çalıştığı bir kuruma dönüşmekte? Hepsini elemeden olmayacak ama kim bilir kimler hangi torpillerle orada.

Koskoca TRT’de, yerel TV’de yapılmayan hatalar yapıyor ve bunu ne ile açıklayacağımızı bilemiyoruz. Skandalların ardı arkası gelmezken eğer bu yapılanlarda kasıt ya da sabotaj ihtimali yoksa bile o zaman da 'nerede kaldı liyakat' diye soruyor insan.

Murat Tolga Şen – murattolga@gmail.com