Gündem
06 Kas 2013 14:28 Son Güncelleme: 23 Kas 2018 15:44

TOSUN PAŞA SANSÜRÜNE ARINÇ SAVUNMASI! FİLMİ BU KADAR SEVDİĞİNİZİ BİLMİYORDUM!

Arınç, bütçe görüşmelerinde, TRT ve Anadolu Ajansı'na yönelik eleştirilere de yanıt verdi.

TOSUN PAŞA SANSÜRÜNE ARINÇ SAVUNMASI! FİLMİ BU KADAR SEVDİĞİNİZİ BİLMİYORDUM!
Görüşmelerde muhalefet milletvekilleri TRT’nin yayın politikasını eleştirirken ‘Tosun Paşa’ filminde ‘hamam sahnesinin’ sansürlenmesini de gündeme getirdi. Bunun üzerine Arınç, “TRT orada 4 dakikalı bir kesinti yapmış. Böylesine Oscar’a aday bir filmden kesinti yapmak büyük bir suç ama ne yapalım ki yapmışlar. Demek ki hamam sahnelerinin doğru olmadığını düşünmüşler. Bugün eldeki kadehe, ağızdaki sigaraya buzlama yaptığımıza göre... Bu filmi bu kadar sevdiğinizi hiç tahmin etmiyordum” diye konuştu.

BEN İMZA ATMAM, BU İŞİ YAPACAK OLAN SİZSİNİZ

Muhalefetin Meclis yayınlarının 14.00- 19.00 saatleri ile sınırlandırılmasına ilişkin eleştirileri üzerine Arınç’tan bir öneri geldi. Kanunla TRT’nin bir kanalının TBMM’nin yayınlarına tahsis edilebileceğini söyleyen Arınç, “Bunu Meclis’ten çıkaracaksınız. Bana sorarsanız, ben size fikrimi söylüyorum. Bugünkü gidişat böyle devam etmelidir diyenler de çıkabilir. Siz Meclis’ten bunu kendiniz diğer partilerin ittifakı ile de çıkarabilirsiniz. Bunun çok örneklerini yaptınız. Milletvekili maaşları konusunu nasıl 4 parti biraraya geldi ve çıkardı. Şikenin, spordaki şiddetin azaltılması veya çogaltılması konusunda nasıl bütün partiler imza verdi ve kanun çıkardı. Benim eleştirmeme rağmen. Böyle bir kanunu getirin mecbur kalırız bir kanalı tamamen size tahsis ederiz. Yol da gösteriyorum” dedi. Komisyon üyelerinin “Kanuna imza atar mızınız?” diye sormaları üzerine Arınç, “Ben imza atmam. Ben hükümetin bir üyesiyim. Bu işi yapacak olan sizsiniz” yanıtını verdi.

YALVARIYORUZ AMA

Arınç, TRT’nin taraflı yayın yaptığı iddiasının sürekli dile getirildiğini belirterek, “Benim dönemimde biz tarafsızlığa dikkat etmeye gayret ediyoruz. İkincisi özellikle seçim zamanlarda YSK kendi kararlarını alıyor. Bu kararlara göre de eşitlikçi ve adaletçi zaten davranmak mecburiyetindeyiz” dedi.
TRT Genel Müdürüne ve program yapanlara bütün partilerden konuşmacı davet etmelerini söylediğini ancak bazı partilerin özellikle TRT’ye konuşmacı göndermediklerini dile getiren Arınç, “TRT konusunda ambargo var. Yalvarıyoruz. En azından fikirlerini ifade edecek bir arkadaşımız, teke tek de olabilir. Çoklu da olabilir. Bırakınız TRT’ye milletvekilini veya partisini temsilen birisini göndermeyi ‘TRT izlemeyin ve izlettirmeyin’ diye talimatlar olduğunu da biliyoruz” diye konuştu.

EN ÇOK GÜRSEL TEKİN ÇIKTI

Arınç, TRT’de son aylarda en çok programa çıkan kişinin CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin olduğu söyleyerek, BDP Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Sırrı Sakık, Pervin Buldan ile Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in de TRT yayınlarına çıktığını kaydetti.

AK PARTİ LEHİNE RAKAM GÖRÜNMÜYOR

Arınç, Anadolu Ajansı’nın verilerinin daha enterasan olduğuna işaret ederek, “Türkiye’de üretilen tüm haberlerin ana sağlayıcısı Anadolu Ajansı’dır. Mesela 1-31 Ekim, yani bir aylık süre içerisinde TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerle ilgili 496 haber geçilmiş, 31 gün içinde. Bu haberlerin partilere göre dağılımı şöyle: CHP 194, MHP 110, BDP 78, Ak Parti 71. 1 Ekim 2012 ile 30 Eylül 2013 dönemini kapsayan süre içerisinde CHP 498, MHP 213, BDP 35, Ak Parti’nin 95 basın toplantısı izlenerek haberleştirilmiş” ifadesini kullandı.
Sayılarının artmasının nedeni olarak bir günde iki grup başkanvekilinin, 3 milletvekilinin basın toplantısı yapması olarak gösteren Arınç, “Aynı dönemde MHP’nin grup başkanvekili düzeyinde 129, CHP’nin 65, BDP’nin 52, AK Parti’nin 9 toplantısının haber yapılmış. Rakamlara bakıldığı zaman AK Parti lehine sayılabilecek bir rakam da doğrusu görünmüyor” dedi.

BAZI İSİMLER KONUSUNDA BAZI TV’LER ÇOK İŞTAHLI

Arınç, komisyon üyelerinin “içerik de önemli” demesi üzerine “İçerik de önemli. Tabi içeriği arkadaşlarımız kendileri seçiyorlar. Biz onların ne konuştuğunu bilemeyiz. Yani düşünün ki, her gün bir basın toplantısı yapma gayreti içerisinde olan bir Özcan Yeniçeri arkadaşımız var, her gün ekran önüne çıkmaya çalışan bir Oktay Vural arkadaşımız var. Bir başkası var. O onların haklarıdır. Hakları konusunda bir şey diyemeyeceğim. İçeriği konusunda da bir şey diyemeyeceğim. Ne söylerlerse biz az yayınlarsak belki Star TV daha fazla yayınlıyor. Özel televizyonculuk da var Türkiye’de. Özellikle bazı isimler konusunda bazı televizyonların çok istekli çok iştahlı olduklarını da az çok biliriz” değerlendirmesinde bulundu.