Televizyonculuk gemisi batıyor! Kapanan Dream TV’den alınacak dersler var!

2003 yılında Doğan Holding bünyesinde kurulan Dream TV'nin kapatıldığı açıklandı.

Televizyonculuğun hem yapanlar hem de seyirci açısından en keyifsiz zamanlarındayız. Müzik ve gençlik kanalı Dream TV kapandı. Şaşırtıcı bir haber değil. Bu kapanmanın, yayınladıkları yabancı şarkı kliplerinin telifini USD üzerinden ödüyor olmaları dahil bir sürü bahanesi var ama en önemli sebep şudur sanırım; artık kimsenin klip izlemek için bir müzik kanalına ihtiyacı yok.

Youtube, aradığınız ne varsa verdiği gibi bir de sevdiğiniz (ya da nefret ettiğiniz) kliplerin altına yorum bırakma imkanı sunuyor. Dream TV’de ise izleyip geçiyor, çok sevdiyseniz bir daha yayınlansın diye bekliyor duruyordunuz. Benim gibi X kuşağı insanları için belki de böylesi daha güzeldi ama Z kuşağının en ufak bir bekletilmeye tahammülü yok!

Dream TV sadece klip yayınlamıyordu, bir sürü müzik festivalinin de ana destekçisi ve yayıncısıydı. Limp Bizkit, Motörhead, Travis, Moby, Nine Inch Nails, Muse, Franz Ferdinand, Placebo, The Cure, Korn, Iggy Pop, Gogol Bordello, The Prodigy, Linkin Park, Within Temptation, The Rasmus, Juliette Lewis gibi sanatçıları ülkemizde izlememize imkan sağladı ama iktidar bir ahlaksızlık olarak gördüğü gençlik müzik festivallerinin çanına nasıl ot tıkamayı ihmal etmeyince onlar da bitti. Aslına bakarsanız Dream TV, 2003’te yayına başlamasına rağmen biraz eski Türkiye’ye ait bir şeydi, yani insanların klip dinleyip hislenebildiği, festivalleri takip edip eğlenebildiği, kafası daha rahat zamanlara…

Televizyonculuğu Bekleyen Tehlike Ne?

Dream TV, artık böyle bir kanala ihtiyaç kalmadığı için kapandı. Dizi, film, haber yayınlayan ulusal kanallarımız için henüz böyle bir tehlike mevcut değil ancak dizi işi de giderek bu tarafa kayıyor. Sefirin Kızı dizisinin Youtube kanalının abone sayısı 1 milyonu aşmış, bunu övünerek yayıyorlar ama bu aslında şu demek. İnsanlar artık televizyonda yayınlanan dizileri bile Youtube’dan izliyorlar!

Kimsenin canı reklamlarıyla birlikte 4 saatlik bir izleme maratonuna dönüşen yayına takılıp kalmak istemiyor artık. Herkes sevdiği dizi Youtube’a düşsün diye bekliyor. Evet, Youtube’da da reklam var ama ayda 16 TL’ye premium üye olursanız yok!

Yayıncılar şimdilik memnun çünkü Youtube onlar için ek gelir kaynağı demek ancak zaman içinde asıl gelir kaynaklarından mahrum bırakacağı da malum. Televizyonculuk gemisi yavaş ama sabit bir şekilde batıyor. Büyük reklamverenlerin bakış açısının değişmesiyle alakalı her şey. Televizyonun eskisi kadar işe yaramadığını, aynı faydayı daha ucuza reklam verebildikleri internet yayıncılığından alabildiklerini anlamalarıyla ilk domino taşı düşer. Televizyonculuğu pahalı yayıncılık gereksinimlerinden kurtulmak yayıncının da işine gelebilir ama bunun için şimdiden markalarını Youtube ve benzeri medyalarda oturtmaları gerekiyor. Gerekirse sadece burada yayınlayacakları diziler çekerek abone sayılarını arttırmaları gerek.

İşin tatsız yanı ise şu, Youtube, reklam gelirinin aslan payını kendisine alıp küçük bir kısmını yayıncıya veriyor. Şimdi izlediğimiz milyonluk diziler bu gelir modelinde ortaya çıkamaz, devam ettirilemez. Kanallar için bazı yeni özellikler var elbette. Katıl butonu gibi mesela… Youtube üzerinde insanların kanalınıza her ay belli bir miktar ödeyerek yayınlarınızı izlemesi gibi imkanlar yaratabiliyorsunuz. Belki bu şekilde olursa dizi işi yapan ve yayınlayan için karlı olmaya devam edebilir.

Dizi demişken, dijital platform dizileri artmaya devam ediyor. Bein Connect’in ilk yerli dizisi Aile Şirketi’nin ilk 3 bölümünü izledim. Her bölüm 20 dakika olduğu için zor olmadı ancak sevdiğimi söyleyemem. The Office özentisi, güldürmeyen, bir sonraki bölümü merak ettirmeyen bir iş olmuş. Bein’de tutunması zaten zor. Devamı gelmez.

Geleneksel TV yayıncılığı ve dijital platformlar iki galaksinin çarpışması gibi birbirinin içinden geçiyor. TV dizileri Youtube abone sayılarıyla övünüyor, dijital platform dizileri yeni formüller deniyor. Seyirci bahane, hepsi bir avuç reklam için! Önümüzdeki yıllar bazı şeyler hızla değişecek ve daha çok “şu kanal da kapandı” haberini alacağız. Bekleyip görelim.