Yeşilçam'ın 'kötü adamı'ndan samimi itiraflar

Yeşilçam'ın ünlü 'kötü adam'ı Coşkun Göğen, yani sinemaseverlerin bildiği ismiyle 'Tecavüzcü Coşkun', yıllar sonra samimi itiraflarda bulundu. Göğen, dayak yeme korkusu yüzünden bir dönem Beyoğlu'na gidemediğini söyledi.

Yeşilçam'ın 'kötü adamı'ndan samimi itiraflar - Sayfa 1

Yeşilçam sinemasında başroller kadar yan karakterler de önemliydi. Kötü adam rollerinin vazgeçilmezlerinden biri ise Coşkun Göğen’di. Göğen’in Yeşilçam Sokağı’na adım atması ise 16 yaşındayken oluyor. Ünlü oyuncu, ilk rolünü almasını sağlayan olayı şöyle anlatıyor:


18
Yeşilçam'ın 'kötü adamı'ndan samimi itiraflar - Sayfa 2

“1945’te Samatya’da Makedonya göçmeni ve orta sınıf bir ailede dünyaya geldim. Babam, dokuma ustasıydı ve fabrikada çalışıyordu. Fazlasıyla kozmopolit olan Kurtuluş İlkokulu’nda okudum. Türk talebelerin sayısı azdı. Oradan Rumca bana, hatıra kaldı. Baktım benden bir şey çıkmıyor, orta okulu ikinci sınıfta bıraktım. Sonrasında babam beni, Hasnun Galip Sokak’taki bir berberin yanına çırak verdi. O sokağın bağlantısı ise Yeşilçam’dır. 1950’li yıllardı ve Beyoğlu’nun olağanüstü olduğu zamanlardı. Kravat ve ceketle sinemaya gidilen dönemler... 16 yaşımdayken bir gün 5 liraya aktör oldum. Minibüslerle adam topluyorlardı. Fiziğim de güzeldi o yüzden atladım minibüse. İlk rol aldığım filmin adını hatırlamıyorum ama Tarık Akan ve Hülya Koçyiğit rol alıyordu.”


28
Yeşilçam'ın 'kötü adamı'ndan samimi itiraflar - Sayfa 3

Göğen, ilk lakabının “Hippi Coşkun” olduğunu söylüyor:

“18 yaşımdan sonra hayat çok heyecanlı geçti. Ankara, Kızılay’da askerliğimi yaptığım dönem akşamları gizlice diskoteğe giderdim. İstanbul’a döndüğümde bu sefer foto-romanlarda rol almaya başladım. 30-40 fotoromanda ‘Hippi Coşkun’ olarak tanındım. O zamanın İstanbul’unda uzun saçlı ve kulağında küpeli az kişiden birisiydim. Ardından Harbiye’deki striptiz kulüp Parizyen Crazy Horse Show’da 2 yıl dans ederek çalıştım.”

38
Yeşilçam'ın 'kötü adamı'ndan samimi itiraflar - Sayfa 4

Coşkun Göğen, kötü adam rollerini ise kabiliyeti sayesinde aldığını dile getiriyor:

“O rollerden hiç rahatsız olmadım. Hayat bir senaryodur. Film ise tamamen senaryo çünkü okumadan rol yapamazsın. Ne yazıldıysa onun en iyisini yaptım.”

48