Star TV Genel Müdürü'nün başını Babil mi yedi?

2018 yılının Nisan ayında Star TV Genel Müdürlüğü koltuğuna oturan Çağatay Önal ile kanalın yolları dün sürpriz bir şekilde ayrıldı. Bu ayrılığın Babil'le ilgisi var mı? Medyaradar'ın usta sinema-tv yazarı Murat Tolga Şen yaşananları kaleme aldı...

17 Ocak 2020... Babil dizisinin ilk bölümü Star TV’de yayınlandı.

Dizi ihaleye fesat karıştırma suçlamasıyla üniversitedeki işinden atılan ve hasta oğlunu tedavi ettirebilmek için zenginlerin parasına göz diken iyi eğitimli bir erkeği kahraman yapıyor. Başkarakterin böyle tasarlandığı için KHK’lı öğretim üyeleriyle ilişkilendirileceğini ve bu durumun diziyi yapan ekibin başını ağrıtacağını biliyordum ve öyle de oldu.  

20 Ocak 2020... Star TV’de yayınlanan “Babil” dizisinde FETÖ propagandası yapıldığı gerekçesiyle soruşturma açıldığı iddia edildi.

Evet, Babil sert bir dizi, mutlaka birilerinin canını sıkacaktır ama işin bu kadar ileri gideceğini sanırım kimse tahmin etmiyordu.

Ay Yapım’ın, daha önce de FETÖ propagandası yaptığı iddiasıyla başı ağrımış, ‘Ezel’ ve ‘Çarpışma’ dizilerinde de FETÖ propagandası yapıldığı iddia edilmişti. Nihat Genç, Çarpışma dizisinde şifreli FETÖ mesajları verildiğini söylemişti. Genç, “Dizide aleni FETÖ örgütüne seslenme var. Çarpışma dizisi bir FETÖ dizisidir. Bu dizide FETÖ, 15 Temmuz’dan sonra dağılmaya yüz tutmuş, kimsesiz kalan örgüt üyelerine yönelik mesajlar veriyor” ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklamalar üzerine dizinin yapımcısı Ay Yapım, “hakaret”, “iftira” ve “suç uydurma” iddialarıyla Nihat Genç hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. 

Ama bu kez durum başka...

Dizi yayınlandıktan 3 gün sonra ki aslında araya hafta sonu girmesinden sebep, ilk bölümden sonraki ilk iş gününde, hakkında soruşturma açıldığı iddiasıyla aynı gün, 2018 yılının Nisan ayında Star TV Genel Müdürü olarak göreve başlayan Çağatay Önal ile yollar ayrıldı. 

Belki de yılın olayı bu! Babil, yayınlandığı kanalın, Star TV’nin genel müdürünün başını mı yedi?

Olabilir çünkü Çağatay Önal’ın yerine gelen isim bunu düşündürüyor. Ondan boşalan koltuğa Doğuş Yayın Grubu İçerikten Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi ve NTV Genel Müdürü Nermin Yurteri oturdu.

Bu iki olayı birbiriyle ilişkilendirmek niyet okuma çabası olarak görülebilir ama zamanlama sizce de manidar değil mi? Birkaç gün içinde yaşananlar ister istemez böyle düşündürüyor. Star TV’de birilerinin canını sıkacak bir dizi başlıyor, bu ülkede her gün yaşadığımız bir sürü gerçeği suratımıza çarpıyor ve ardından sosyal medyada bir karalama kampanyası başlatılıyor.

Buradan yola çıkarak dizide FETÖ propagandası yapıldığını düşünmek, hakkında soruşturma açmak daha da ileri giderek diziyi yayınlayan kanalın en tepesindeki ismi görevinden almak... Bir yerlerde işini iyi yapmayan generallerin hakkından gelen Darth Vader olmalı çünkü bu tam bir Star Wars teması!

Lafı ağzımda dolandırmayayım, bana göre dün Star televizyonuna kayyum atandı.

Çünkü Nermin Yurteri sıradan bir isim değil, başbakanlık muhabirliğinden Star TV’nin patronu olmaya giden yolda televizyonculuk başarısından öte şeyler var.

Diken’de çıkan bir yazıda kendisinden, “Soğuk Savaş döneminde ABD ile Sovyetler Birliği liderleri arasında bir ‘kırmızı hat’ vardı. Dünya bu dehşet dengesi üstünde yaşıyordu ve bir küçük aksaklık sonucu kıyamet kopabilirdi. Bir yanlış anlamadan veya insan hatasından kaynaklanabilecek böyle sorunları bertaraf etmek için bir son dakika mekanizması olarak düşünülmüştü ‘kırmızı hat’. Hükümet ile medya kuruluşları arasında da böyle hatlar vardı ve NTV’nin Nermin’i bu kırmızı hatların en iyi çalışanıydı. Nermin’in tek yeteneği bu ‘kırmızı hat’ işlevini layıkıyla görmek değildi şüphesiz. NTV’de gazeteciliğin kolu kanadı enikonu zaten kırılmışken, Nermin’in İstanbul’a gelişiyle, hele Mustafa Hoş’un gönderilmesinden sonra haber merkezinin başına geçmesiyle, “önceden yapılası haberler yapılmaz hale geldi. En belirgin şey bu. Biz ucunun nereye dokunduğunu bilmesek de o nereye dokunduğunu çok iyi biliyordu. O çok üstad bu işte. Bakıyordum, bazan o kadar etkileyecek şeyler olmasa bile, ‘Aman bir tatsızlık çıkmasın’ diye haberler iptal ediliyordu. Girmiyordu, yapılmıyordu. İlk zamanlar bu pek belirgin değildi ama sonra sonra çok bariz olmaya başladı.” diye bahsediliyor.

Yukarıdaki alıntıdan da anlayacağınız üzere, Nermin Yurteri’nin Star’ın patron koltuğuna oturması demek, böyle istenmeyen kazaların bir daha yaşanmaması demek!

Babil’e ne olur dersiniz?

Dizi makas değiştirmek zorunda çünkü şu anda televizyondan pompalanan “iyiyiz, mutluyuz, tek derdimiz bizi harika hissettirecek bir sevgili bulmak” illüzyonuna uymuyor. Birileri bu dizinin örgüt propagandası yaptığına çoktan karar vermiş ve kanal patronunun ipini çekmiş bile... Sonrası da gelecektir. Dizinin oyuncularının işsiz kalması, yapım firmasının davalarla uğraşması ve daha da fenası hiçbir kanalın bu firmaya iş sipariş etmemesi gibi...

Bir kez daha anladık ki, ulusal kanallarda hiçbir eleştiriye tahammül yok. Yaşadığımız hayatın gerçeklerine dair bir eleştiri üretildiği anda kocaman bir sopa enseye iniyor. Dizi yapanlar bunu mutlaka dikkate alacaktır, 300 bölüm boyunca birbirine açılamayan genç aşıkların olduğu işlere devam!

Ne diyelim; ilginç zamanlardan geçiyoruz. Bakalım daha neler göreceğiz.

Murat Tolga Şen - murattolga@gmail.com / sosyal medya: @murattolga