Sorun uçak sayısı mı? Orman yangınlarını kim söndürür?

Varsa yoksa uçak! Uçaklar gelecek, bir süper kahraman gibi yangının üstüne suyu atacak ve telaşlanmamıza gerek kalmayacak!

Türkiye yanıyor!

Vatanımızın eşi bulunmaz güzellikteki ormanları cayır cayır yanıyor. 71 yerde birden çıkan yangınlarda 4 insanımızı ve binlerce doğa canlısını kaybettik. Her yaz bu aylarda aynı acıyı yaşarız ve her yaz aynı tartışma başlar. Ne kadar az yangın söndürme uçağımızın olduğundan sitem edilir, başka ülkelerdeki uçak sayılarıyla kıyaslanır vs.

Bu tuzağa düşmeyin! Evet, daha çok yangın söndürme uçağımız-helikopterimiz olmalı ancak orman yangınını uçak söndürmez, yerdeki mücadele söndürür!

Uğur Dündar, Twitter hesabındaki paylaşımında, "Cumhurbaşkanlığına 13 uçak almak için para var. Saraylar yaptırmaya para var. Bakanların Kıbrıs'a 8 ayrı özel uçakla gitmelerine para var. Yeterli sayıda yangın söndürme uçağı almaya para yok!.." diye sitem ediyor.

Sıradan sosyal medya kullanıcısı ya da yılların gazetecisi… Hepimiz bu uçak meselesine takıldık kaldık.

Bugün yaşadıklarımızın aynısını birkaç yıl önce de yaşamıştık. 2019 yılında yine ormanlarımız yanmıştı, yine uçağımız azdı, yine sosyal medyada aynı sitem mesajlarını paylaşmıştık.

Demek ki kimse merak edip araştırmamış; yangın neden çıkar, yangını kim-nasıl söndürür, çıkmaması için neler yapmalıyız?

Varsa yoksa uçak! Uçaklar gelecek, bir süper kahraman gibi yangının üstüne suyu atacak ve telaşlanmamıza gerek kalmayacak.

Keşke hayattaki sorunların çözümü çizgi filmlerdeki gibi basit olsa ama değil.

Bakın, işin uzmanlarıyla konuştuğunuzda size şunu söyleyecekler; helikopterler yangınla söndürmede uçaklardan daha başarılı iş çıkarıyor ama bizim asıl yerde yangınla mücadele edecek insan sayısının çoğaltılmasına ihtiyacımız var.

Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı Ahmet Hüsrev Özkara, BBC’ye verdiği açıklamada sorunun özetini çıkarmış. Diyor ki,

“Bizim yangına müdahalede personel yetersizliğimiz var. Örneğin yangın söndürmede kullanılan arazöz aracını kullanabilen personel sayımız az, ciddi bir kadro sorunu var. Ayrıca son 10 yıldır personelimiz, rotasyon adında bir uygulama ile hiç bilmedikleri coğrafyalara yangın söndürmeye gidiyor. Akdeniz'de uzmanlaşmış bir personel rotasyon adı altında Karadeniz'e gönderiliyor. Bu da o yangın bölgelerinde tecrübesiz personellere neden oluyor."

Ülkemizdeki yangınların %89’unun insan kaynaklı çıktığını işaretleyen Özkara, “Bizde piknik kültürü var, ateşi ortada bırakıp gidenler var. Çok sıcak mevsimlerde anız yakma hatası yapılıyor. Ormanlar şehir merkezlerine çok yakın olduğu için insan kaynaklı türlü sebepler ortaya çıkıyor. Sadece personelin değil, vatandaşın da eğitilmesi gerekiyor.” diye de ekliyor.

İşte bizim uçaktan önce konuşmamız gerekenler bunlar. Halkın yangın afeti konusunda eğitilmesi ve yangınla mücadele eden yer personelinin çoğaltılarak ve uzmanlaştığı yerde göreve devam etmesi gerekiyor.

Türkiye’de böyle bir eğitim ya da bilinç yok. Bu ne demek? Bu, biz her yıl ormanlarımız yanıyor diye ağlayacağız ve 10 tane uçağımız olsa yangını şıp diye söndürürdük sanarak az uçağımız olmasına söveceğiz demek.

Popülizm bizi tamamen ele geçiriyor. Uçak meselesinde ısrar edip işin aslını görmedikçe o yangınları hayatını hiçe sayarak yerde savaşan ve söndüren insanların hakkını yiyoruz. Yangını kim çıkarır biliyorsunuz ama kim söndürür diye merak ederseniz, Granite Mountain Hotshots adlı bir itfaiyeci grubun gerçek hikayesinden esinlenen Korkusuzlar (Only the Brave) filmini izlemenizi tavsiye ederim.

MURAT TOLGA ŞEN