Sınavda skandal! İzmir Şehir Tiyatroları’nda neler oluyor?

Medyaradar'ın usta sinema-tv yazarı Murat Tolga Şen, dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Dışişleri Bakanı'nın ALES'te sonuncu olan ve yabancı dil sınavından 100 üzerinden 22.5 alan akrabası Şeyda Çavuşoğlu yüksek lisansı kazandı. Puanların gösterildiği listeye mahkeme, Rektörlüğün talebiyle erişim yasağı koydu. KPSS Türkiye 1’incisi Alparslan Uysal, mülakatla elendi.

Bakın, burada bir eğri var. Eğrileri yazıp duruyorum ama eğriyi gösterebilmek için doğrunun yönünü bilmek ve orada durmak da gerekiyor.

Türkiye’nin en büyük sorunu kabileciliktir ve hep kol kırılır, yen içinde kalır ama bu aslında sanıldığı gibi iyi bir şey değil. Kolun kırıldığını herkes bilmeli.

Birkaç gün önce, İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali’ndeydim ama yazı konusu festivalden çıkmadı. Yine İzmir’i ve tiyatro çevrelerini sallayan bir iddiayı yazacağım.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in İzmir’i bir sanat şehrine dönüştürme vizyonu çerçevesinde çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, Şehir Tiyatroları’nda istihdam etmek üzere sanatçı ve uzman personel sınavı açtı. Başvurular 20 Haziran 2021’e kadar toplandı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları 16 kadrolu oyuncu,  20 stajyer oyuncu, bir sahne tasarımcısı, bir giysi tasarımcısı, bir ışık tasarımcısı, bir baş ışık uzmanı, bir baş realizatör, bir teknik müdür, 2 sahne amiri, 4 sahne ışıkçısı, bir sahne uzmanı, 2 kondüvit-efektör, 6 sahne makinisti, 4 aksesuarcı, 2 kadın kostümcü, 2 erkek kostümcü, bir  kuaför-perukacı, bir makyajcı, bir dramaturg, iki basın yayın ve halkla ilişkiler uzmanı, iki fotoğraf-video ve sinevizyon uzmanı, bir grafiker ve kitaplık-arşiv görevlisi alacaktı.

Sınav zamanı geldi çattı ve şimdiye kadar olmayan bir şey oldu. Sınavların yapılış ve adayların eleniş şekliyle ilgili itirazlar geldi. 16 kişilik oyuncu kadrosu için 850 aday ülkenin her yerinden İzmir’e gelmişti ama oyunculuk sınavına bile ulaşamadan elendiler.

Sınava girenlerin en yoğun şikayeti şu konuda, diyorlar ki; bizler oyuncu adayıyız, eleneceksek verdiğimiz oyun üzerinden elenmek isteriz ama 2.5 dakikalık bir şan ve dans sınavında elendik, haydi güle güle denildi.

Bu basit şan ve dans sınavında elenenler işten anlamayan hevesliler değil, eğitimliler. Sınava katılanlardan Simel Keçeciğoğlu isyanını sosyal medyada dillendirmiş,

“İzmir Şehir Tiyatrosu için sınava girdim. Ses, kulak, ritim, dans, hareket, beden sınavı. Bir şarkı söylettiler, bir de üç ileri üç geri kıçını salla. Bitti hadi güle güle. 13 yıllık bale geçmişi olan, fiziksel çalışmalarla hayatını geçirmiş biri olarak 2. aşamaya kalamadım.”

Yine sınava girenlerden Ali Açıkbaş ise şöyle yazmış,

“Konservatuvar mezunuyum. Daha önce Yücel Erten’in yönettiği Keşanlı Ali de oynadım beni daha önce müzikale seçmiş biri dönüp yüzüme bakmadı ilginç. Sonucu belli olan sınavların figüranlığını yapmaktan bıktım.”

Peki, jüride kimler vardı? Çok önemli, liyakat sahipli isimler… Eski Devlet Tiyatrosu Genel Müdürü ve İzBBŞT Genel Sanat Yönetmeni Yücel Erten, 9 Eylül Üniversitesi Oyunculuk Anasanat Dalı eski Başkanı ve İzBBŞT Sanat İletişim Direktörü Prof. Hülya Nutku, Kocaeli BB Şehir Tiyatroları Sanatçısı ve İzBBŞT Sahne Direktörü Ufuk Aşar, emekli İzmir Devlet Operası Sanatçısı Altuğ Dilmaç ve İzmir Devlet Opera Balesi Sanatçısı Meltem Yorulmaz…

Jüri seçme-eleme metodunun doğru olduğu konusunda ısrarlı. Oyunculuk sınavına girenleri önce şan ve dans sınavına almayı, “tiyatronun olmazsa olmazı şan ve dans yetileridir” diyerek savunuyorlar.

Ama bu savunmaya profesyonel oyunculardan da itirazlar var. İzlemeye bayıldığım, kıymetli bir oyuncu olan Beyti Engin, “Tiyatronun olmazsa olmazı oyuncu ve seyircidir. Oyuncu dans edip şarkı söyleyebilmelidir ama oyunculuk performansını sadece bu yetilere göre ölçüp, elemeye tabi tutmak kabul edilebilir değildir.” diyor.

Durum bu; İzmir bir kez daha, Şehir Tiyatroları sınavına girenlerin hak arama ateşiyle yanıyor. Oyuncular Sendikası da konuya dair, şaibelerin giderilmesi istekli bir açıklama yaptı. Sosyal medyadaki sitem ve hak arayışı artarak devam ediyor, jüri töhmet altında. Sonuçların şeffaf bir şekilde açıklanmayıp kazananlara SMS atılarak bildirilmesi ise şaibeleri arttırıyor.

Sınava girenlerin ve oyunculuk dünyasının isteği bu sınavın yeniden, şeffaf ve adil bir şekilde yapılması. Tunç Soyer’in İzmir’i bir sanat şehri yapmak arzusuyla güçlü bir vizyona sahip olduğunu film festivalinde gözlemledim ama bu gelişmeler çabasına zarar veriyor. Umarım onun da bu sitemlerden haberi olur.

Son söz; Doğruda durmadıkça eğriyi göstermenin faydası yoktur.

MURAT TOLGA ŞEN