Show TV'nin 'Yalancı'sı seyirciyi inandıramadı!

Yalancı’nın en büyük sorunu ilk bölümden role giremeyen oyuncu kadrosu olabilirdi ama değil, ondan daha da büyük dert bu hikâyenin seyirciyi aslında şaşırtmıyor oluşu.

Show TV’nin yeni dizisi Yalancı, rekabetçi Cuma akşamında seyirci karşısına çıktı. Dizi, umulanın aksine ilk 10’a bile giremeyecek kadar düşük reyting alarak kanalı ve yapımcısını üzdü.

Yapımcılığını Süreç Film’in üstlendiği, yönetmenliğini Hülya Gezer’in yaptığı, senaryosunu Yazıhane ekibinin kaleme aldığı 'Yalancı' dizisinin başrollerinde; Burçin Terzioğlu, Salih Bademci, Hazal Türesan, Cemal Toktaş, Murat Kılıç ve Şahin Irmak yer alıyor. Bu iddialı cast’a rağmen dizinin izlenmemiş olması şaşırtıcı. Show TV diziye Kırmızı Oda’nın karşısına çıkaracak kadar güveniyordu ama bu yeni sezonun hedefi en ıskalayan işi oldu. Dizinin ilk bölümünü yorumlamadan önce bu düşük izlenmeyi sorgulamalı.

Yalancı, uyarlama bir senaryo ve birkaç yıldan beri sürekli karşımıza çıkarılan güçlü beyaz Türk kadını trajedisi… Burçin Terzioğlu’nun canlandırdığı esas kız Deniz, boşanmış ama kendi ayaklarının üstünde duran güçlü bir kadın. Daha jenerikler akarken gösterilen kano planları onun bu yönüne dikkat çekiyor. Deniz’i izlediğimiz sekanslarda onun yıkılamaz biri olduğunu düşünüyoruz. Mehmet Emin’le (Salih Bademci) çıktığı ilk akşam yemeğinden sonra birden kendini evde uyanmış ve gelen mesaja göre o adamla “yatmış” olarak buluyor ama işin tuhafı; Deniz hiçbir şeyi hatırlamıyor! Dizinin sorusu şu; kim doğruyu söylüyor kim yalancı?

Orijinal diziyi izleyenler bu sorunun cevabını biliyor, bu kadar sürpriz sonlu bir hikâye için sıkıntılı bir durum. Yine de biz yerlisinden devam edelim. Deniz, tecavüze uğradığından emin ve derdini en yakın arkadaşına, kendisine tecavüz ettiğini düşündüğü adamın ablasına (Hazal Türesin), “kadın kadının halinden anlar” sanarak anlatıyor. Destek almasına alıyor ama herkesin hesabı başka… Sıkıntı dallanıp budaklanarak büyüyor çünkü gerçek hayatta da yüzlerce kez örneğini gördüğümüz gibi; erkek hep daha ikna edici. İnkâr gerçekten daha çok kabul görüyor.

Olayın öncesinden ve sonrasından planlar aktıkça seyircide de bir kanaat oluşuyor ancak bu bol twist’li bir dizi, kararınızı hemen vermeyin!

Yalancı’nın en büyük sorunu ilk bölümden role giremeyen oyuncu kadrosu olabilirdi ama değil, ondan daha da büyük dert bu hikâyenin seyirciyi aslında şaşırtmıyor oluşu. Konfor alanından çıkan, uzaklaştırılan beyaz Türk trajedisi daha önce de defalarca işlendi ve en fazla bir sezon dayanabildi.

Kağıt Ev, Akrep, Masumiyet… Havalı ama tutmayan dizi hikayeleri bunlar. Seyirci bu karakterlerle özdeşlik yakalayamıyor. “Dizi Doktoru” Oya Doğan’a göre, özendiğimiz hayatların aslında son derece kirli oluşu-gösterilişi seyirciyi itiyor. Ben de buna katılıyorum. Yalancı, giriş kısmında gösterdiği steril yaşamları daha 15 dakika geçtikten sonra parçalıyor ve gerisi karanlık!

Bu kötü başlangıçtan sonrası nasıl gelir bilmiyorum ama sezonun sonunu görebilecek bir iş gibi durmuyor. Kanalın ilk hamlesi, dizinin yayın gününü değiştirmek olacaktır ya da yeni karakterler ekleyip daha iddialı isimleri oynatmak. Teknik açıdan tertemiz bir iş Yalancı, kamerası-sesi, henüz oturmasa da oyunculukları iyi ama seyircinin istediği şey değil. Salih Bademci’nin ilk başrolünde bu sonuçla karşılaşmasına üzüldüm, sevdiğim bir oyuncu ama kâğıt üstünde harika görünen yanlış bir projede!

MURAT TOLGA ŞEN

murattolga@gmail.com