Polemik & Kulis
10 Mar 2020 13:01 Son Güncelleme: 10 Mar 2020 13:13

Serdar Turgut'un 'gazetecilik dersi' Zafer Arapkirli'yi kızdırdı! "Klozete atın, sifonu çekin"

Oda TV'nin "MİT" haberi ve sonrasında başlatılan soruşturma kapsamında gerçekleşen gözaltı ve tutuklamalar medya dünyasında büyük yankı uyandırdı. Bu çerçevede, "MİT" haberinin yayınlanmasını doğru bulmayan Serdar Turgut ile tutuklamalara itiraz eden Zafer Arapkirli sert bir polemiğin içine sürüklendi

Google Haberlere Abone ol

Oda TV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan ve Haber Müdürü Barış Terkoğlu, bir MİT mensubu hakkında yayınladıkları haber gerekçesiyle haberi yazan muhabir Hülya Kılınç ile birlikte gözaltına alınarak tutuklandı.Oda TV'nin internet sitesi de bu gelişme üzerine kapatıldı.

Oda TV yöneticileri ve muhabirinin tutuklanması geniş yankı uyandırırken Habertürk gazetesi yazarı ve Washington temsilcisi Serdar Turgut köşesinde benzer bir durumda nasıl davranacağını anlatarak genç meslektaşlarına tavsiyelerde bulundu.

Bu ve benzeri hassas haberlerde ülke çıkarlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Turgut Oda TV' sorumlularının gözaltına alınmasıyla sonuçlanan haber hakkında şu değerlendirmelerde bulundu;

"Adı Barış olan iki gazeteci: Yazarların yayın yönetmenlerinin önlerine gelen konunun haber değerine başkalarını atlatma heyecanına, şehvetine düşmeleri az rastlanılan bir iş değildir. Yönetmenlik de yapmış yıllardır yazarlık yapan bir insan olarak bunu çok iyi bilirim. Eskiden başıma dertler de açmıştır bu şehvetin ağına düşmek. Davalar açıldı hakkımda gittim sonuçlarına katlandım. Tabii hayat bir öğretmendir de aynı zamanda, yanlışlardan ders alınması gerekir, şimdilerde bu şehvetin tuzağına düşmemeye özel önem veriyorum.

Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’ın tutuklanmalarını öğrenince bunu tekrardan düşündüm. Ben ikisinin de bu gazetecilik yanlışının pençesine düşmüş olduklarına inanıyorum.

Ancak bunun bir haksızlık olduğuna inanan önemli sayıda insan da var.

Şunu söylemeliyim MİT üzerine yapılacak haberlerde özel önem gösterilmesini zorlayan yasa maddelerinin bir makul nedeni de mutlaka vardır. Şimdi düşünün iki gazeteci arkadaşın haberin şehvetine kapılarak yaptıkları haberde yer alan görevli ya şu anda sürmekte olan bir gizli operasyonun parçasıydıysa ve onun kimliğinin ifşa edilmesi bu operasyona onunla birlikte girmiş insanların hayatını tehlikeye atacaksa, o zaman ne yapacağız. Ben iki gazetecinin meselenin bu boyutunu gazetecilik heyecanıyla düşünmeden haberi yayınladıklarını düşünüyorum. Ama bizlerin bunu hep düşünmemiz gerekiyor."

"HAKAN FİDAN" ÖRNEĞİ

Geçtiğimiz dönemde kendisini benzer bir durum içerisinde bulduğunu da itiraf eden Serdar Turgut bu durum karşısında nasıl davrandığını anlatarak genç meslektaşlarına şu tavsiyelerde bulundu;

"Hakan Fidan haberi: Bir örneği kendimden vereceğim. MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Kaşıkçı cinayetinden sonra Washington’a Türkiye’nin tavrını ABD Senatosu’nda anlatmaya geldiğinde bunun haberini bir tek ben yakalamıştım. İlk tepkim haberin hemen verilmesinin ve haber atlatmanın şehvetine düşmek oldu ve hemen yazacaktım az daha. Sonra aklı selim devreye girdi ve acaba bir sakıncası olur mu düşüncesi hakim oldu. Bunun üzerine cumhurbaşkanlığı iletişim yetkililerine mesaj çektim ve bunun yazılmasının bir sakınca doğurup doğurmayacağını sordum. Haberi ancak onlardan sakınca olmaz yanıtı geldikten sonra yayınladım. Ülke çıkarları söz konusu olabileceğinden bu davranışımın gazetecilik ilkelerimi filan zedelediğini de katiyen hiç düşünmedim. İçim rahat ve bütün genç meslektaşlarıma bu tavrı tavsiye ediyorum."

ELEŞTİRİ GELDİ

Serdar Turgut'un bu sözlerine, KRT kanalında program hazırlayan deneyimli gazeteci Zafer Arapkirli'den tepki geldi.

Arapkirli, tıpkı Serdar Turgut gibi genç gazetecilere seslenerek şu ifadeleri kullandı;

"Habertürk Yazarı Serdar Turgut Abiniz "gazetecilik dersi" veriyor. UTANMADAN....

Bu ders notunu alıp, ilk gördüğünüz klozete götürüp atın. Ardından sifonu 3 kez (yazı ile üç) çekin. Lağıma gittiğinden iyice emin olun.

Serdar Turgut olmayın. Gazeteci olun."