Medya Günlüğü
07 Şub 2012 11:55 Son Güncelleme: 23 Kas 2018 13:18

SERDAR TURGUT KÖŞESİNE HÜRRİYET İÇİN VEFAT İLANI ASTI! PEKİ SEBEBİ NE?

Gazete Habertürk yazarı Serdar Turgut Hürriyet Gazetesini hangi manşetinden dolayı öldürdü?

SERDAR TURGUT KÖŞESİNE HÜRRİYET İÇİN VEFAT İLANI ASTI! PEKİ SEBEBİ NE?

Habertürk yazarı Serdar Turgut bugün köşesinde bir zamanlar köşe yazdığı Hürriyet gazetesinin ölüm ilanını yayınladı.

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI HÜRRİYET GAZETESİ (1 Mayıs 1948 - 5 Şubat 2012) başlıklı yazısında ölüm ilanını şöyle yayınladı:

Uzun zamandır can çekişmekte olan Hürriyet Gazetesi, 5 Şubat Pazar günü hazırladığı birinci sayfayla amansız hastalığa yenik düşmüş ve tarihe gömülmüştür.

Sendromları bilinçli bir şekilde anlamsız gazete hazırlamak, yine anlamsız ve mümkün olduğunca fazla sıradan manşetler atmak şeklinde tezahür eden bu amansız hastalık nedeniyle en sonunda pazar günü attığı manşetle bir "anlamsızlık altın vuruşu" yapmış ve zaten az biçilen
ömrünü kendi arzusuyla bitirmiştir.

Böylece bu intihar sürecinin başında durması için yayın yönetmenliğine getirilen Enis Berberoğlu misyonunu başarıyla tamamlamış ve dünyada hiçbir insanın manşet olabileceğini düşünemeyeceği bir tuhaf konuyu manşete taşıyarak gazeteyi bir kararıyla tamamen bitirmiştir.
Gazeteyi mümkün olduğunca renksizleştirme, etkisizleştirme ve hatırlanabilecek hiçbir iş yapmama talimatıyla başa gelen Enis Berberoğlu, atanma kararının nasıl da doğru olduğunu gazeteyi kısa sürede tüketerek ve en sonunda bir "manşet altın vuruşuyla" intihar sürecini tamamlayarak göstermiştir.



"SİYASET OLMASIN DİYE UĞRAŞIRKEN..."

"Şimdi bilmem farkında mısınız ama aslında Hürriyet’in birinci sayfası bir süredir zaten yoktu." diyen Turgut, Berberoğlu’nu Pazar günü manşetteki haber yüzünden uzun uzun eleştirdi.

"Düşünsenize şöyle bir olay: Bir Türk kızı, Amerika’ya okumaya gitmiş (hayır manşet olan bu değildi ama Hürriyet’in yeni anlayışına göre gazetenin biraz daha hayatı olsaydı, ileride sadece bu da manşet kesinlikle olurdu), orada üniversiteye başlamış, bir gün derse giren
kendinden 40 yaş büyük profesörünü görmüş.
Birbirlerine âşık olmuşlar. (Ne! Kendinden büyük hocasına âşık olan genç kız hikâyesi mi, bu hayatta çok ender olan şey tabii ki manşet olabilir, "Hem de kız dönem birincisi bile olmuş" diye konuştular herhalde yazı işleri toplantısında.)

"EŞ-DOST HATIRI İÇİN Mİ?"

Evet eskiden önemli olan Hürriyet Gazetesi’nin bir gün manşete çekmek için önemli gördüğü olay bundan ibaret. Ne vizyon, ne müthiş bir bakış açısı değil mi, insanın ağlayası geliyor.

Ben bu haberi birçok insana okuttum, kendim de birkaç kez "Acaba bir şey mi kaçırıyorum?" diye tekrardan okudum ve sonuçta bu manşetin olabilmesi için varabildiğim tek makul gerekçe şu: Haberde adı geçen kız ya Enis’in kızının ya da yazı işlerinde bir kişinin çocuğu veya çocuğunun arkadaşı olmalı.

Şimdi Enis bir açıklama yapsa, "Bunu patron haber yapmamı istedi; kız onun tanıdığı bir işadamının kızıymış" dese, emin olun ki onu mazur görebiliriz. Bu haberin manşet olmasını açıklayabilecek bir makul neden o zaman elimizde olabilirdi.