Sadakatsiz’in kopyası gibi.. Kağıt Ev daha ilk bölümde yandı!

Sürekli yazdığımdan biliyorsunuz; pek çok kanalda izlediğimiz bir sürü diziyi 3-5 yapım şirketi hazırlıyor. Gülseren Budayıcıoğlu’nun eserlerinden uyarlanan ve benim “deliler balosu” olarak adlandırdığım dizilerin hepsi OGM Pictures’ın elinden çıkma. Bu yıl harıl harıl dizi yapan-satan firmalardan biri de O3 Medya…

Geçtiğimiz hafta Show TV’de final yapan A.Rıza dışında Star’a Sefirin Kızı’nı ve Fox’a Son Yaz’ı hazırlayan O3 Medya’nın Star TV için çektiği yeni ilişki-entrika dizisi Kağıt Ev’in ilk bölümü görücüye çıktı.  Malum, Sefirin Kızı 3 bölüm sonra final yapacak, Kağıt Ev’i onun yerine verilmiş sipariş gibi de düşünebilirsiniz.

Aynı kanal, aynı yapımcı, aynı konular, aynı oyuncular, aynı gıy gıy müzik… Dizi fabrikası çalışıyor!

Dizinin AB odaklı bir cast ve senaryoya sahip. İlk bölümde mükemmel görünen ancak birbirine pamuk ipliğiyle bağlı bir aileyi görüyoruz, kariyerli ebeveynler, güzel evler, şımarık çocuklar…

Dizinin senaristleri Umut Açıkalın ve Ayhan Bölükbaşı bu güzel evin salonuna bir kirpi fırlatıyorlar. Erdal Beşikçioğlu’nun canlandırdığı Cihan karakteri eşi Aylin (Nur Fettahoğlu) ve çocuklarıyla mutlu mesut yaşıyorlar, daha doğrusu öyle görünüyorlar. Sonra günlerden bir gün Cihan katıldığı bir programın sunucusu olan Azra (Tuvana Türkay) ile tek gecelik ilişki yaşıyor ama kadın tam bir ‘zehirli sarmaşık’ çıkıyor ve adama, dolayısıyla da aileye musallat oluyor.

Cihan’ın büyük kızı Cemre, elektra kompleksinden mustarip bir kızcağız. Elektra kompleksi, 3-6 yaş arası (fallik dönem) çocuklarının babaya aşırı düşkün olmaları ve anneyi rakip olarak görmeleri olarak tanımlanmakta. Bu karmaşa, yaş ilerleyince anneyle özdeşleşme yoluyla çözümleniyor ama senaristler Cemre’yi bunu aşamamış bir kız olarak yazmışlar, koca kız olmuş ama hala annesinden nefret ediyor ve babasına aşık. İlişkiden haberi oluyor ve olaylar gelişiyor. Bu arada dizinin daha ilk dakikasında bu işin bir cinayetle sonuçlanacağını görüyor ve öncesine gidip izliyoruz.

Evet, ben de Erdal Beşikçioğlu’nu Behzat Ç’den başka diziye yakıştıramayanlardanım, daha doğrusu o nefis projeden sonra gidip böyle ortalama işlerde oynamasını sevmiyorum. Kendisini tiyatro sahnesinde de izledim (Bir Delinin Hatıra Defteri), oyuncu olarak doğmuş ve öyle yaşayan biri ancak televizyonculuğun geldiği noktada bulabildiği iş bu… Umarım onu ileride sağlam dijital platform projelerinde izleriz.

O3 Medya, ortaya özenli bir iş çıkarmış. Kağıt Ev’in tekniği güçlü, uzun süresini hissettirmeme gayretinde bir kurgu çabası var ancak sorun hikayede… Bu dizide seyircinin özdeşlik yakalayabileceği hiçbir karakter yok ne Cihan ne Aylin ne Azra ne Cemre ne de diğerleri… Star TV, O3 Medya’ya “bize bir Sadakatsiz çeksenize” demiş ve ortaya Kağıt Ev çıkmış. Seyirci bunu sever mi? Aynısı var zaten, niye sevsin ki hem de Pazartesi gibi rekabetçi bir günde hiç şansı yok. Öyle ki AB odaklı bir iş olmasına rağmen reytingi Uyanış Büyük Selçuklu’nun tekrarının bile gerisinde. Total’de 17. ABC’de ise 12. olabildi.

Yine, yeniden yazıyorum; bu tekniğe, oyunculuğa yazık. Bize yeni hikayeler lazım. Senaryonun odağına bir alfa erkek koyup başka herkesi ve hatta çocuklarını bile ona aşık gösteren senaryolar üretip bunu da cinayete bağlamanın modası geçsin artık. Hele de ilk bölümün en fena karakteri olarak evin 13-14 yaşındaki kızını göstermek… Cemre’ye sinir olmaktan Azra’nın çizgi roman kötüsü hallerini ciddiye alamıyor seyirci.

Bu diziler halkın/seyircinin ayarlarıyla oynuyor. Gerçek hayata yansımalarını ise gündüz kuşağında izliyoruz. Akşam dizilerde izlediği zengin hayatlarına, aşklara, aldatmalara heveslenip olmadık tuhaflıklar yaşayan ve gündüz kuşağının vampirlerine malzeme olan insanlar… Kanalın, yapımcının umurunda değil ama yazık bize.!

Murat Tolga Şen