Medya Günlüğü
07 Mayıs 2020 13:09 Son Güncelleme: 07 Mayıs 2020 13:25

Sabah yazarı 'yeni düzen'i yazdı: Yeni televizyonculuk nasıl olacak?

Sabah yazarı Yüksel Aytuğ, koronavirüs sonrası televizyon sektörünün bambaşka bir düzene ayak uydurmak durumunda kalacağını belirtti.

Sabah yazarı 'yeni düzen'i yazdı: Yeni televizyonculuk nasıl olacak?

Koronavirüs sonrası normal hayata dönmek için artık gün sayıyoruz. Ama hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.Televizyon sektörü de bu düzene ayak uyduracak.

Televizyonun sosyal medya ve dijital iletişim kanallarıyla işbirliği yapmak zorunda kalacağını söyleyen Yüksel Aytuğ "Öyle başrol oyuncusuna bölüm başına 100 bin lira ödeyecek yapımcı, dizinin bölümüne 800 bin lira verecek kanal yöneticisi kalmayacak" dedi.

İşte Aytuğ'un bugünkü yazısından "Yeni televizyonculuk nasıl olacak?" başlıklı o bölüm:

Koronavirüs hayatımızı kökten değiştirdi. Hepimiz 'normale' dönmek için gün sayıyoruz. Ama bu 'normal' bizim bildiğimiz, alıştığımız 'normal' olmayacak.

Televizyon sektörü de bu yeni düzene uyum sağlamak zorunda. Aksi halde klasik televizyonculuk anlayışlarıyla bu peynir gemisini yürütmek mümkün olmayacak. Bir kere, sektör ekonomik açıdan daralmak zorunda kalacak. Öyle başrol oyuncusuna bölüm başına 100 bin lira ödeyecek yapımcı, dizinin bölümüne 800 bin lira verecek kanal yöneticisi kalmayacak. Televizyon, sosyal medya ve dijital iletişim kanallarıyla işbirliği yapmak zorunda kalacak. YouTube kanalları ve dijital yayın platformları, bildiğimiz o konvansiyonel televizyonculuğun karşısında güç kazanacak. Televizyon, eskisinden çok daha güçlü bir sosyal medya rekabeti ile mücadele etmek zorunda kalacak. Hatta... İnsanlar yayınları bilgisayar, tablet ve cep telefonlarından izleme alışkanlığı edinecekleri için televizyon sadece yaşlıların kullandığı lambalı radyo ya da gramofon gibi nostaljik bir süs haline gelecek.

Televizyon haberciliği de evrim geçirecek. Haber artık anlık olarak insanların cep telefonlarına düştüğü için, haber bültenleri ve haber kanallarının elinde rekabet kozu olarak sadece 'yorum' kalacak. Bu da neredeyse tüm kanalları siyasi yelpazenin uçlarına doğru savuracak.

Yeni düzen en çok 'sinemayı' etkileyecek. Görünen o ki, salonlarda en fazla dörtte bir oranında bilet satılacak. Seyirci, arasında ikişer üçer koltuk boş bırakarak oturabilecek. Bu da gelirlerin en az yüzde 35 düşmesi demek. Yani 'AVM sinemacılığı' artık son demlerini yaşıyor demektir. Bu durumda salon sayıları azalacak, dağıtım şirketleri giderek dijital platformlara içerik sağlayan yapım şirketlerine dönüşecek. İnternet üzerinden film ve dizi yayınlayanların izlenme oranları ve buna bağlı olarak reklam gelirleri artacak.

Yani... Bundan böyle siz sinemaya gitmeyeceksiniz. Sinema size gelecek.