Recep İvedik'e Afrika macerası yaramadı

Medyaradar'ın usta sinema eleştirmeni Murat Tolga Şen, vizyona gören Recep İvedik 6 filmini izledi ve yazdı...

Recep İvedik filmleri hakkında konuşurken dikkatli olmakta fayda var. Ölçülebilir sinema tarihimizde, 5 filmle 25 milyon seyirci toplayan başka bir seri daha yok. Serinin 5. filmi ise tüm zamanların gişe şampiyonu.

2008 yılında gösterime giren ilk Recep İvedik filminin ardından, Recep İvedik'in aslında iyi kurgulanmış bir sosyal intikamcı olduğunu yazmıştım. Bu filmler orta üst sınıf için değil, onların yemek yediği restorandaki bulaşıkçı için yapılıyor ve beyaz Türklerden öç alma duygusu ihtiva ediyordu. Recep ilk filmden itibaren, otel müdürüne, rehbere, yoga hocasına, kütüphaneciye, iyi eğitimi almış şirket sahibi akrabasına ve hatta üniversitede bir profesöre had bildiriyor, bu çocuksu kabalığıyla seviliyor, el üstünde tutuluyordu.

Recep'i bu kadar değerli ve popüler yapan şey komedisi değil de ait olduğu sınıfa ait bilinçsiz isyanıydı. Recep adeta yerli bir Hulk gibi üst sınıfa ve onun sahip olduğu her şeye saldırarak parçaladı. Tam da o sıralarda bağımsız sinemacılarımız sonu gelmez varoluş sancıları çeken karakterlerini camdan dışarı bakarken sigara içtirtmeyi marifet sandıklarından bu"sınıf çatışması" fikri kaba bir durum komedisini bile kıymetli hale getirdi.

Ama tüm yazdıklarımı unutun! Ülkemiz genelinde  418 sinema ve 1500 salonda gösterilecek Recep İvedik 6 hem serinin hem de Türk sinemasının en kötü filmlerinden biri. Hiçbir anında bir zeka kırıntısı bulmak mümkün değil. Evet, ben de biliyorum bu çocuksu bir hayalgücüyle çekilmiş kaba bir durum komedisi ancak film gerçekten kötü! Recep İvedik 6'nın ilk üç gün hasılatı bu seriye genel bir ilgi olduğundan çok olacaktır ancak sonrası pek hayırlı olmayabilir. Geçtiğimiz yıla göre daha fazla film gösterilmesine rağmen, Recep'in Afrika macerasının gişedeki 8 milyonluk açığı kapatacak bir film olduğunu düşünmüyorum.

Gökbakar kardeşlerin aklına bu "aşırı orijinal" fikir nereden geldi acaba? Türkler daha önce de Afrika'ya gitti (ya da gidiyormuş gibi yaptı). Sadri Alışık'ın başrolünde oynadığı Turist Ömer Yamyamlar Arasında (1970) ya da Türkler Çıldırmış Olmalı (2009) filmleri mesela... Şunu da yazmak durumundayım, bu iki film de son Recep filminden daha eğlenceli.

Recep İvedik'in, Afrikada, Azteklerin sonunu getiren Cortes edasıyla dolandığı, kendisini siyahi kabilenin tanrısı ilan ettiği bu macera, serinin geri kalanındaki ezilmiş, itilmiş olanın öç alması fikriyle de çatışıyor. Recep bu kez patakladığı karakterlerin yerine geçiyor ve film boyunca sürekli o konuştuğu için iyi bir köteği hakediyor.

Gerçekten de filmin ses kuşağı baştan aşağı Recep İvedik bağırışlarından ibaret. Bu haliyle de en baş ağrıtıcı film unvanını Transformers'lardan alıyor! Yardakçılığını yapan, her şeye rağmen onu çok seven arkadaşına "insansı hayvan" demesinden bile artık bu karakterden bir şey umulamayacağı açık. Bu karakter tasarımını kimse sevmez ve artık Şahan'ın başka karakterler denemesi gerekiyor. Bu karaktere sıkışıp kaldığı ortada ancak görünen o ki Recep'in yakıtı bitmiş!

Recep İvedik filmleri zayıf prodüksiyonlar ve modası çoktan geçmiş kaba durum komedileri ancak seyirci saydığım nedenlerden ötürü bu karakteri sevdi, bağrına bastı. Recep'in Afrika macerası tüm bu etkiyi tersine çevirecek kadar kötü bir film. Bu filmi sonuna kadar izlemek büyük bir başarı! Surata tükürme, ortalık yerde kaka yapma ya da nah çekme seviyesindeki espriler. Aman ne komik!

Sanki Gökbakar kardeşler bu kez, "nasıl olsa seyirci geliyor, en kötüsünü çekelim o zaman" der gibiler. Düşünsenize 30 TL verip bilet alıyorsunuz ve sinemacının size layık gördüğü film bu! Türk sineması bir zamanlar tam da bu zihniyet yüzünden batmıştı. Ders alınır umarım.

murattolga@gmail.com