Gündem
19 Haz 2020 09:28 Son Güncelleme: 19 Haz 2020 09:31

Polislerin villadaki partisinden FETÖ çıktı

Geçen günlerde Ankara’da polislerin bir villada kadınlarla eğlendiklerine dair sosyal medyada paylaşılan görüntülerin ardından bambaşka bir süreç çıktı.

Polislerin villadaki partisinden FETÖ çıktı

T24 yazarı Tolga Şardan’ın yazısında aktardığı bilgilere göre paylaşılan görüntülerdeki F.E., FETÖ’nün “örgütte iken uzaklaşmış, örgütle bağı kesik kişiler” için kullandığı “C” olarak kodladığı bir polisti.

Bu kaydın çıkmasının ardından Terörle Mücadele dairesinde görev yapan F.E., alelacele Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne tayin edildi. Ankara'ya tayin edilen F.E., en az TEM Dairesi kadar önemli olan ve eskiden de yakından bildiği Asayiş Şubesi'ne "ikinci adam" olarak görevlendirilmesi olaya başka bir boyut kazandırdı.

Üstelik aynı olayda tartışma yaratacak bir bilgiyi daha aktaran Şardan, F.E.’nin sosyal medya skandalının basına yansımadan emniyet içerisinde bilindiğini ve bu olay hakkında Ankara Valisi Vasip Şahin’e bilgi verilmediği iddiasını da aktardı.

İşte Tolga Şardan’ın T24’te yer alan o yazısı:

“Emniyet teşkilatı oldukça hareketli dönemden geçiyor bugünlerde.

İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan'ın bu görevden alınarak Ankara'da Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı'na getirilmesi ve Adana Emniyet Müdürü Zafer Aktaş'ın İstanbul Emniyet Müdürü olarak atanması, teşkilatın önümüzdeki günlerde yaşayacağı yeni hareketliliğin ilk işareti oluyor.

Zira Aktaş, kısa süre içinde İstanbul Emniyeti'ni yönetecek kadroyu kuracak. Bu süreçte kimi üst düzey polis müdürleri kadro dışı kalacak, kimisi çalışmaya devam edecek. Aktaş, çalışacağı kadroyu oluşturmak amacıyla İstanbul dışından yeni polis müdürlerinin kente tayinlerini talep edecek. Aktaş'ın son görev yeri olan Adana'dan bazı polis müdürlerinin İstanbul'a atanması bekleniyor.

Ayrıca Çalışkan'la birlikte görev yapan il emniyet müdür yardımcıları, ilçe emniyet müdürleri ve şube müdürlerinden bazıları yeni atamalar kapsamında yer alacak.

Bu çerçevede yürürlükteki mevzuat koşullarına göre Emniyet Genel Müdürlüğü'nde şimdiden hazırlıklar başladı bile. Kentin yeni yönetici polis kadrosu için planlamalar yapılıyor. Atamaların, önümüzdeki günlerde gerçekleşmesi beklenen 2020 yılı genel tayinlerine yetiştirilmesine çalışıldığı belirtiliyor.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun ekibinde yer alan Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz'ın İstanbul'a atanacağı bir süredir emniyet kulislerinde dile getirilen konuydu. Aktaş'ın görevlendirilmesiyle Yılmaz'la ilgili konu da "şimdilik" kapanmış oldu.

ÇİFTLİK EVİ SKANDALI

Heyecanlı günler geçiren emniyet teşkilatında Ankara'da geçtiğimiz günlerde yaşanan bir olayla ilgili ortaya çıkan bazı yeni bilgiler bu haftaki Büyüteç'in konusu olacak.

Olay, her ne kadar Ankara çerçevesinde lokal olarak görülse de, günışığına çıkan yeni bilgi ve gelişmeler süreci lokal olmaktan çıkartıp teşkilatın genelini ilgilendiren bir şekle dönüştürüyor.

Kamuoyuna yansıdığı şekliyle kısaca hatırlayalım…

Ankara'da geçen mayısta bir emniyet müdür yardımcısı ile bir komiserin kiraladıkları bir çiftlik evinde parti düzenlendiği ortaya çıkmıştı. Covid-19 pandemisi sırasında yaşandığı anlaşılan bu olay, sosyal medya paylaşımıyla ortaya çıkmış, sonrasındaki tepkiler ve eleştiriler neticesinde Ankara Valiliği'nce polis müdürü ile komiserin görevden el çektirildiği duyurulmuştu. Akabinde, Emniyet Genel Müdürlüğü olayla ilgili müfettiş görevlendirmesi yapmıştı.

Pandemi süreci devam ediyor, ülkenin gündemi kuşkusuz halk sağlığı ve ekonomi. Ancak söz konusu skandalın soruşturması da devam ediyor. Yani, her iş kendi mecrasında yürüyor.

Önce kamuoyuna yansıyan çiftlik evindeki âlem olayındaki bazı yanlışları düzelterek konuya gireyim.

Birincisi; olayın başkahramanı olan polis müdürü, Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz'ın yardımcısı değil. Polis müdürü F.E., kentin cinayet, gasp, hırsızlık, soygun gibi suçlarını soruşturan Asayiş Şubesi'nde şube müdür yardımcısı.

Bu görevin önemi şu: Asayiş Şubesi kentin genel güvenliğinde, eğlence yerlerinin faaliyetlerinin denetlenmesinde, kısaca günlük yaşamın denetim altına alınmasında fazlasıyla söz sahibi. Asayiş Şubesi, il emniyet müdürlerinin önem verdiği birimlerin başında gelir. Mümkün olduğunca sokağı, kentin suç türlerini ve suçlu profilini bilen tecrübeli personel burada görevlendirilir. Emniyet teşkilâtının kıymetli makamlarındadır.

İkincisi; olayın yaşandığı tarih, ortaya çıkmasından yaklaşık bir ay önce. Olayı yaşandığı dönemde duyan Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz, şube müdür yardımcısını Asayiş Şubesi'nden alarak Mamak'taki ilçe emniyet müdür yardımcısı olarak görevlendirdi. Bir nevi tenzili makam olan bu göreve bir ay kadar devam eden polis müdürü F.E., ancak olayın ortaya çıkmasından sonra Ankara Valisi'nin talimatıyla görevden el çektirildi.

Zira iddiaya göre, nisanda yaşanan olay hakkında Ankara Valisi Vasip Şahin'e bilgi verilmemişti. Vali Şahin'in olayı kamuoyuna yansıdığı dönemde öğrendiği belirtiliyor. Ve aynı gün, olayın içindeki emniyet personeli Vali Şahin'in verdiği özel talimatla görevden el çektiriliyor.

Anlaşılıyor ki, olay kamuoyuna yansımasaydı, görevden el çektirilmesi gereken davranışta bulunan polis müdürü hiçbir şey olmamış gibi görevine devam edecekti!

ORTAYA ÇIKAN YENİ BİLGİLER

Buraya kadar idari olarak önemli ancak bundan sonraki bilgiler çok daha dikkat çekici.

Çiftlik evi skandalına karışan F.E., mesleğinin ilk yıllarında yine Ankara'da görevli. Görev yeri, yine Asayiş Şubesi bünyesindeki Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği'de ekip amiri. Aslında Asayiş Şubesi'ne ve görevlerine hiç yabancı değil.

Zaman içinde rütbe alan F.E. daha sonra emniyet teşkilatında zorunlu olan doğu görevini yapmak amacıyla Diyarbakır'a gitti. 15 Temmuz sürecinden sonraki dönüşünde ise F.E., Emniyet Genel Müdürlüğü'nün en özel birimlerinden Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı bünyesinde çalışmaya başladı.

Bu birimde çalışacak personelin özel olarak araştırma ve incelemesi yapılır. Değerlendirmesi yapılan seçme personel TEM Dairesi'nde görev yapar. Ayrıca TSK'daki FETÖ'cülerin tek tek tespit edildiği "ankesör soruşturmaları" ile terör örgütlerine yönelik soruşturmalar TEM Dairesi'nin görev alanındadır.

Diyarbakır'dan dönen F.E.'nin TEM Dairesi'nde çalıştığı dönemde ilginç bir gelişme yaşandı.

Yine hatırlayalım; 2018'de MİT'e giden ve Garson kod adı verilen FETÖ itirafçısı, emniyetten temin edilen yaklaşık 270 bin polisin kimlik bilgilerinin içinde bulunduğu SD kartları teslim etmişti. SD kartlarda yapılan incelemelerde teşkilat mensubu hemen hemen tüm polislerle ilgili FETÖ'nün özel kodlamalar yaptığı ortaya çıkmış ve çok sayıda polis ihraç edilmişti.

İşte TEM Dairesi gibi çok kozmik bir birimde görev yapan F.E.'nin, Garson'un teslim ettiği şifreli listedeki karşılığının "C" olduğu ifade ediliyor.

FETÖ'nün "C" şifresinin karşılığı ise; "örgütte iken uzaklaşmış, örgütle bağı kesik kişiler" için kullanılan kod olarak resmi kayıtlarda yer alıyor.

Bu kaydın çıkmasının ardından F.E., TEM Dairesi'nden alelacele Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne tayin edildi. Ankara'ya tayin edilen F.E., en az TEM Dairesi kadar önemli olan ve eskiden de yakından bildiği Asayiş Şubesi'ne "ikinci adam" olarak görevlendirildi!

Şunu da belirtmek gerekir ki; Garson'un teslim ettiği SD'lerin incelenmesiyle, en önemli FETÖ soruşturmalarının yürütüldüğü emniyet bünyesinde "C" kodu verilmiş çok personel olduğu ve bunların büyük bölümünün halen görev yaptığı biliniyor.

FETÖ içinde daha güçlü yer alan personele göre daha zayıf halka olarak tanımlanan "C" kodlu personel genel olarak daha pasif görevlerde çalışıyor.

Ortaya çıkan bu durumdan sonra şu soruların yanıtları önem kazanıyor, şüphesiz:

1- FETÖ'nün "kazanılmış personel" olarak tanımladığı bir emniyet müdürü TEM Dairesi'nde nasıl görev alır? Bu tayine kimler aracı olur?

2- F.E.'nin TEM Dairesi'nden Ankara Emniyeti'ne atanmasına, Ankara'da ise Asayiş Şubesi gibi önemli bir birimde görev yapması nasıl olmuştur? Yine kim ya da kimler aracı olmuştur?

3- Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'ne göre suç oluşturan bir olaya karışan F.E.'nin açığa alınması için neden olayın kamuoyuna yansıması beklenmiştir?

CEZASI NE OLUR

Halen açıkta olan F.E.'nin alacağı idari ceza, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'ne göre ya "kınama" ya da "16 ay kıdem durdurma" cezası olacaktır. Bu farklılık müfettişin hangi suçtan işlem yapacağı ile bağlantılı olacak.

Tabii bu aşamada müfettiş sadece çiftlik evi konusu mu araştıracak? Yoksa yukarıda anlattığım FETÖ süreci mi inceleyecek? Bilemiyorum. İkinci olasılık yaşanırsa işler biraz karışabilir!

Ancak, müfettişin hazırlayacağı idari soruşturma dosyasını görüşecek olan EGM Disiplin Kurulu yapacağı değerlendirmede, müfettişin isteyeceği cezaya bakmaksızın hiç ceza da vermeyebilir ya da meslekten ihraç cezası da verebilir. Tamamen kurulun inisiyatifinde yürüyecek bir süreç olacak.

Sonuçta, bir polis müdürünün yaptığı bir kaçamak macerasının birkaç dakikalık sosyal medya paylaşımının ortaya çıkardıkları budur.

Nereden nereye…”