Otoritenin sansürüne direnemedi! Güle güle Netflix!

Sinema-TV eleştirmenimiz Murat Tolga Şen, Suudi cephesinden gelen istek üzerine 'Patriot Act with Hasan Minhaj' isimli filme sansür uygulayan Netflix'i eleştirdi.

Televizyon izlemeyi seviyoruz, eve yorgun argın gelmişken kanepede yayılıp kumandayı elimize alıyor ve ne var ne yok diye bakıyoruz. Üzgünüm ama televizyonda artık neredeyse izlenecek hiçbir şey yok ve bu abartılı bir cümle değil! 

Buzlanmadan, biplenmeden, araya onlarca dakika reklam sokmadan dizi ya da film izlemenin yolu nereden geçiyor? Elbette Netflix... Ülkemiz insanları, 4 arkadaşın kurbanda danaya girmesi gibi, 4 kişi birleşip bu platforma abone oluyor ve özgür içeriğin tadını çıkarıyorlar. Genelde yapılan bu ama tek başına da üyelik alsanız öyle atla deve bir rakam değil. Türkiye şartlarına uygun bir fiyatlandırma politikası var. 

Ben de ülkemize girdiği günden beri abonesiyim. Netflix bir sansür şemsiyesi görevi yapıyor, onun altında özgür-sınırlanmamış içeriği tüketiyoruz. Peki, bu cümleyi birkaç yıl sonra yine bu kadar rahat kurabilecek miyiz? Bilmem ama şundan eminim; para her zaman otorite ile uzlaşmıştır. Yatırımcı ve yayılmacı bir kuruluşun eninde sonunda otoritenin baskısına boyun eğerek yayınını düzene uyduracağını düşünüyorum. Bunun ilk emareleri de görülmeye başlandı bile... 

Netflix, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Yemen'de Suudi Arabistan'ın öncülüğünde devam eden savaşı konu edinen 'Patriot Act with Hasan Minhaj' (Hasan Minhaj ile Vatanseverlik Yasası) isimli programı Suudi tarafından gelen istek üzerine kaldırdığını açıkladı. İkinci bölümünde Kaşıkçı cinayeti sonrasından Suudi Arabistan'a odaklanan program, ayrıca Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Yemen'deki savaşı konu ediyordu. 

Netflix, bölümün geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan'daki kullanıcılar için platformdan çıkarıldığını doğruladı. Daha açıkça yazalım; abone kaybetmek ya da başka korkular yüzünden sansüre boyun eğdi. 

Peki, bundan cesaret alan başka otoriteler de Netflix’in ensesinde boza pişirmez mi? Abone kaybetmeyi göze alamayan bir kurum sansürsüz yayıncılığı hangi noktaya kadar sürdürebilir? Kabul, kendileri için çekilen ilk Türk dizisine Hakan: Muhafız adını koyup Osmanlı torunu bir süper kahramanı, ülkeyi mahvetmek isteyen sermaye sahibi kötülere karşı savaştıran bir kurgu sunarak göze şirin görünmek iyi hamleydi ama yarın bir gün ¨Suudiler isteyince kaldırıyorsanız şunu da bunu da kaldırın¨ direktifleri gelmeye başlayacaktır. 

Son kale dedik, Netflix’e sığındık. Bu yıl televizyondaki dizilere olduğu kadar Netflix’te yayınlanan işlere de değinmeyi düşünüyordum ama bu haber canımı sıktı. Yine ve yeniden çıplak gerçek bir şekilde önümüzden çekiliyor. Ben bir Suudi değilim ama benzeri bir şeyin başımıza gelmesini istemem. Gelirse de, güle güle Netflix! 

murattolga@gmail.com