Okan Bayülgen, Ekrem İmamoğlu’nu konuk etmekle iyi mi etti?

Sinema-TV eleştirmenimiz Murat Tolga Şen, Okan Bayülgen’in ekrana dönmesini yorumluyor.

2016’da, Star TV’den ayrıldıktan sonra Kanal D ile el sıkışarak yeni programının hazırlıklarına başlayan ve bu esnada sırf jest olsun Altın Kelebek’i sunma görevini üstlenen Okan Bayülgen’in başına gelenleri hatırlıyorum. Kuru otların yanması kadar hızlı gelişen olaylar dizisinde, Diriliş Ertuğrul ekibinin “bize ödül konuşması yaptırmadılar” diye verdikleri tepki amacını aşıp bir recm eylemine dönüştü. Ertesi gün unutulacak mühim olmayan bir tatsızlık, dizinin en büyük fanının cumhurbaşkanı olması sebebiyle yetenekli şovmeninin aforoz edilmesi ile sonuçlandı.

Sonraki yazılarımda yazmıştım; bu talihsiz olayın müsebbibi bence kriz yönetiminden bihaber olarak Okan Bayülgen’i ateşe atan Cengiz Semercioğlu idi ama aradan çekilmeyi iyi becerdi. Game of Thrones’un, Littlefinger’ı gibi bir adam, ondan korkulur. Öyle ki son programda Okan’ın konuğu olarak yine karşımızdaydı! Ama o gece kimsenin Semercioğlu’nu izlemek için TV karşısına geçtiğini sanmıyorum. Masadaki ziyafet yemeği başka... Son dönemde artan popülaritesi ile memleketin yarısına yeniden umut veren ve kalan yarısını da korkutmamayı başaran geleceği parlak politikacı, ¨İstanbul’un seçilmiş başkanı¨ Ekrem İmamoğlu...

 Beni bile şaşırtan bir konuktu aslında. Düşünsenize bundan 3 yıl önce siyasi otorite tarafından ekrandan uzaklaştırılmışsınız ve şimdi yeniden program yapma şansını elde ettiğinizde aynı otoritenin en hoşlanmadığı ismi konuk alıyorsunuz. ¨Üstüne benzin dök, yanan binaya gir¨ deseler daha kolay!

 Bunu bir intihar denemesi olarak görmek kolay ama öyle değil. İleriyi gören bir televizyoncu olarak kimi çıkarıp kimi çıkarmayacağını iyi biliyor. Okan Bayülgen’in TV macerası bir sürü cesaret örneğiyle dolu ama zirve noktası nedir derseniz, geçtiğimiz Cumartesi gecesi yayınlanan programdı derim. Gerçekten öyle... Ben evde TV karşısındayken bile diken üstündeydim ama o sanki 3 yıldır program yapmayan adam değilmiş, sanki her hafta sakıncalı siyasilerle çene çalıyormuş gibi rahattı. Programın bir siyasi propagandaya dönüşmemesi için elinden geleni yaptı ve bu işin en büyük tuzağına düşmedi. Hani şu iktidar siyasetçileri karşısında el pençe divan durup muhalefetten biri gelince okey masasındaki gibi laubali olanlar var ya... Konuğunu hem rahat ettirdi, saygı gösterdi hem de sağlam sorular sordu ve hepimizin içini rahatlatan cevaplar aldı. Özellikle ¨siz bir proje misiniz¨ sorusu Ekrem İmamoğlu’na sorulacak en iyi soruydu. Son yılların en iyi moderasyonu, Cumartesi gecesi yayınlanan Uykusuzlar Kulübü’ndeydi. Eğlenceli Cinayetler Kumpanyası’nda birlikte çalışıyoruz diye değil, gerçekten ellerine sağlık. Onun ve tüm ekibin...

 Hani Okan Televizyona Dönmeyecekti?

 Okan Bayülgen’in bundan 6-7 yıl önce yaptığı kehanete uygun olarak, TV izlemeyi bırakmış, kendinizi hepten Netflix’e, Youtube’a kaptırmış olabilir, o yüzden de bu Uykusuzlar Kulübü de nereden çıktı diye sorabilirsiniz. Neden o da diğerleri gibi Youtube’da değil? Bunu ben de sorguluyorum ve cevabı kendimden yola çıkarak bulabiliyorum. Festivaller ve Türk sineması üzerine pek çok yazı yazdım. Bu yazıları okuyan biri benim film festivallerine ve bağımsız sinemaya düşman olduğumu bile düşünebilir ama aslında bunlar içeriden birinin işleyişe dair sitemlerinden ya da daha doğru ifade ile tren raydan çıkmadan önce rayları düzeltmek isteyen birinin çabasından ibaret. Okan Bayülgen de o dönemde TV yayıncılığının nerede sıkışıp kalacağını öngörüyor ve buna uygun manevralar yapmasını arzu ediyordu ama kanal yöneticilerinin kafası basmadı.

 Bu sebepten dolayı ki TV100 Okan Bayülgen için bir fırsat değil. Asıl Okan Bayülgen bu kanal için bir fırsat... Evet, TV100 son yıllarda yaprak kımıldamayan, herkesin elindeki avucundakini satıp kurtulmak istediği TV yayıncılığına yeni bir heyecan getirdi ama hamlelerini doğru yaptığı sürece yükselecektir. Kanalın lokomotifi Okan Bayülgen, eğer yönetim onu bunaltmazsa, zamanında TV8’de yaptığı gibi kanalı bambaşka bir noktaya taşıyacaktır. Başka bir sürü işi var, çekirdek bir ekiple ve önceki yıllara göre dar bütçeyle çalışıyor ama aynı zamanda çok tecrübeli, bu yüzden de eğlence vaadini yerine getiriyor. Açıkçası TV100’ün elinde Okan’dan başka koz yok. C. Semercioğlu’na sabah dedikodusu yaptırarak insanlara TV izletmenin zamanı geçti, o işlerin en iyisi Youtube’da var zaten ama başka Okan yok, Okan da başka yerde yok. Bilmem anlatabildim mi?

 

 murattolga@gmail.com