Röportaj
25 Eyl 2010 21:05 Son Güncelleme: 23 Kas 2018 11:39

NTV SPİKERİ ERHAN ERTÜRK EN ÇOK HANGİ SORUDAN KORKUYOR?

NTV haberlerinin düzgün Türkçesi ile en çok dikkat çeken isimlerinden deneyimli spiker Erhan Ertürk Zaman'a konuştu.

Google Haberlere Abone ol

İdeolojim insanlığımın önüne geçemez   
 
Erhan Ertürk, Türkçeyi en iyi kullanan spikerlerden biri olarak biliniyor. Hakkında, "Yeter ki o haber sunsun saatlerce gözümü kırpmadan izlerim." şeklinde yorumlar yapılıyor. Mesleğe atv'de başlayan Ertürk, 10 yıldır NTV ekranlarında. Kendini 'alaylı' olarak tanımlıyor. Ertürk'le Türkçe hassasiyeti ve mesleği üzerine konuştuk. 

Geçmişte doğrudan satış programı sundunuz, reklamlarda oynadınız. Dizi tecrübeniz de var. Nasıl oldu da haber sunmaya başladınız?

Haberciliği küçük yaşlardan beri istiyordum. atv'ye ilk başladığım dönemlerde haber merkezinin seslendirme bölümünde boşluk vardı. Yöneticinin kapısını çaldım, "Bu işe talibim." dedim. Kabul ettiler ve böylelikle mesleğe ilk adımımı attım. 

Nasıl bir eğitim aldınız, neler okuyorsunuz?

Eğitim süreci her an devam ediyor. İşiniz haberse doğru Türkçe kullanmanız sorumluluk meselesi. Hassasiyetim buradan doğuyor. Hata yapmıyor değilim ama yapmamaya gayret ediyorum. Okuma konusunda iştahlıyım. Her gencin okuması gereken kitapları ben de okudum. Yakın tarihle ilgileniyorum. Okuduğum eserlerin haberciliğime katkısı olan eserler olmasına da dikkat ediyorum.

Sabah erkenden kalkıp televizyona geliyorsunuz ve stresli bir koşuşturmaca başlıyor. Bu yoğunluk sağlığınızı nasıl etkiliyor?

Mesleğin ilk yıllarında bir büyüğüm iki şey söylemişti. "Haberi haberciler sunsa iyi olur." ve "Habercilik meslekten öte bir yaşam biçimidir." Ben de bunu yaşam biçimi olarak kabul ettim. Hal böyle olunca "Çok yoruluyorum." şikâyeti ortadan kalkıyor. Hem psikolojik hem de beden olarak yoruluyorum ama bunu bir eziyet olarak görmüyorum.

Geçtiğimiz yıl NTV muhabiri Taksim'deki IMF karşıtı gösterileri anlatırken siz araya girdiniz ve "Göstericiler polise çelik bilye atıyor. Adam öldürecekler sanki. Zaten izinleri de yok." dediniz. Bu yüzden eleştirildiniz de. Bir spiker haberler hakkında yorum yapmalı mı?

Protesto, polise demir bilye atmak, etrafı yakıp yıkmak ve bankaların camlarına taş atmak ya da hiç suçu olmayan insanların işletmelerine zarar vermek değildir. Ben bu konuda tarafım. Polisin sert tavrını da eleştiriyoruz. İdeolojiyi bir kenara bırakıp insanlığı öne aldığımızda bu protesto biçimini de eleştirmek zorundayız. Anarşiyle protesto arasına bir çizgi çekmeyecek miyiz? Protestocular Taksim'de terör estirmişlerdi. Bunu eleştirmek neden suç? İdeolojim hiçbir zaman insanlığımın önüne geçemez. Bu eleştirilerden sonra bir vicdan muhasebesi yaptım. Bu muhasebeyi her haber programından sonra yapmaya çalışıyorum. İnsanın vicdanını sorgulaması hayatın anlamını ortaya koyuyor bana göre.

Meslektaşlarınızı doğru ve akıcı Türkçe kullanımı konusunda yeterli görüyor musunuz?

Haber bir ekip işi. Ekip ne kadar uyumlu olursa ortaya konan ürün beğeni toplar. Buradaki püf noktası, işin mutfağındaki kişilerin de habercilikten geliyor olması. Spiker habercilikten gelmiyorsa muhabirlik yapmamışsa haber metinlerindeki hataları göremeyebilir. Spiker dersine iyi çalışmalı ve sıcak haberden kopmamalı.

Kadın spikerlerin sayısı bir dönem oldukça arttı. Meslek açısından görsellik ne kadar önemli?

Güzellik tek kıstas olmamalı. Ama görselliğin ekran için çok önemli olduğunu da unutmamak gerek. Spiker hanımefendilerin içinde de işini hakkıyla yerine getirenler olduğunu düşünüyorum.

Günlük konuşmalarda spikerlik havasında mısınız, televizyondan çıkınca başka biri misiniz?

Ben televizyona geldiğimde yüzüme bir maske takmıyorum. Dışarıda haber seyredersem duyduğum hatalara tepki gösteririm. Sanırım mesleğin tek kötü tarafı bu.

Son dakika anonsu bazen bir saate yakın kalıyor ekranda. Bu şekilde izleyici kandırılmıyor mu?

Ben de bu durumdan çok şikâyetçiyim. Bunu biz de yaptık. Anonsun artık bir özelliği kalmadı. Hep birlikte bu özelliği ortadan kaldırdık. Son dakika girişlerini çok özel gelişmeler için kullanmalı.

Arkadaşlarınız 'Ne haber?' diye takılıyor mu?

Beni en çok korkutan soru 'Ne var ne yok?' sorusu. Çünkü bir anlatmaya başlarsam hiç sonu gelmeyecekmiş gibi geliyor!

Eşiniz sizi izleyip eleştiride bulunur mu?

İzliyor ve ciddi mesleki eleştiriler yöneltiyor. "Neden şu habere küçük yer verdiniz, üzerinde daha çok durabilirdiniz." diyor.

Evde haber izler misiniz?

Mecburum her an haberle iç içe olmaya. Başka kanallar haberi nasıl görmüş, hangi noktalar üzerinde durmuş. Bunları takip etmem gerekiyor.

Spiker olmasanız ne olmak isterdiniz?

Astronot olmayı ve uzaya gitmeyi çok isterdim. Belki bir gün kısmet olur. Daha önce kimsenin gitmediği yerleri görmek heyecan verir sanırım.

Rüyalarınızda haber sunuyor musunuz?

Rüyamda, kendimi haber sunarken hiç görmedim. 17 Ağustos 1999 depreminden sonra çok sayıda rüya gördüm. O dönemde Gölcük'ten çok sayıda canlı yayın yaptık. Böylesi büyük bir acıya şahit olduğunuz zaman ölümü hissedebiliyorsunuz. Bu acıların hepsi rüyalarıma yansımıştı

Fenerbahçe galip geldiğinin ertesi günü sarı lacivert kravat takmanız bazı taraftarları kızdırmış. Fanatik misiniz?

Galatasaraylılar mı beni size şikâyet etti! Fenerbahçeliyim ve takımım galip geldiğinde bir sevinç göstergesi olarak sarı lacivert kravat takıyorum

Bünyamin Köseli/Zaman

ETİKETLER
#erhan ertürk