Netflix yanlış yolda, Behzat Amirim muhafızların alayını tokatlar!

Netflix, küresel pazar için Türkiye kartpostalları satmaya devam edebilir ancak yerel pazarda ciddiye alınmak adına takip etmesi gereken kulvardan giderek uzaklaşıyor.

Behzat Ç, bir televizyon efsanesi, devam etmesi gerekirken bitenlerden ve geri dönüyor, nerede? BluTV’de...

Açıkçası Netflix, Türkiye’den abone almaya başladığı günden bu yana, o platformda yeniden hayat bulmasını istediğim işti, sadece o da değil Leyla&Mecnun dahil zamansız bitmiş bir sürü dizinin internet platformları üzerinden dirilişi mümkün ama Netflix başarısız yerelleştirme hamleleri ile oyalanırken amirimi Blu Tv kaptı!

Aslında iyi de oldu zira 40’ar dakikalık 9 bölümden oluşması düşünülen yeni sezon BluTV’nin yiyemeyeceği lokma değil çünkü BluTV, Hakan: Muhafız tuhaflığından çok önce Masum gibi şahane bir diziyi masaya koymuştu. Ama arkası gelmedi, gelmeyince de aboneler Netflix tarafına kaçmaya başladı elbette. Şimdi onların bir kısmı (ben dahil) geri dönecektir.

Türkiye enteresan bir ülke... Markanız ne kadar küresel başarı kazanmış olursa olsun doğru bir yerelleştirme stratejisi yürütmediğinizde ilgiyi kaybediyorsunuz. O yüzden Coca-Cola Ramazan aylarında reklam bütçesini büyütüp bütün aileyi iftar masasında tavlamaya çalışıyor, o yüzden Lays, Manisalı şalvarlı teyzeleri reklam yıldızı haline getiriyor. Meselenin özü; küresel düşün, yerel davran. Kazanırsın.

Peki, Netflix ne yapıyor? Osmanlı kökenli bir süper kahramanın zengin ve lobici kötülerin kıçını tekmelediği yani mevcut iktidarın da hoşuna gidecek türden bir senaryo iskeleti oluşturup ucuz aksiyon ve seks satmaya çalışıyor. Bütçesizliği sırıtan, kötü yazılmış, çekilmiş, kurgulanmış iş. Diyaloglarından aksiyon sekanslarına kadar her şeyi özenti. Güya İstanbullu ama aslında değil! Oryantalizmin son dansı... The Asylum firmasının çektiği dandik filmleri bile aratan kötü görsel efektler de cabası...

Dizinin ilk sezonuna da laflar hazırlamıştım ama şu ¨böyle başlar, sonrası iyi gelir, hoş görelim, destekleyelim¨ naifliğini üzerime bulaştırdıkları için sustum. Ama bir kez daha gördüm ki, söz konusu Türk sineması/televizyonu ise, kötü başlayan her şey daha da kötüleşiyor. O yüzden artık fikrim net! Hakan: Muhafız asla bir başarı değil, 2. sezonu ile potansiyeli olmadığını iyice belli etti ve açıkçası Beren Saat’in başrolünde oynadığı ezoterik Göbeklitepe macerasından da umutlu değilim. Onda da başrol oyuncusunun kaşesini ödeyip başka her yerden kısmışlar, içeriden haberler geliyor. Seyirci bu dolmaları yutmaz. Netflix’in yapım politikasını baştan gözden geçirmesi gerekiyor.

Netflix, küresel pazar için Türkiye kartpostalları satmaya devam edebilir ancak yerel pazarda ciddiye alınmak adına takip etmesi gereken kulvardan giderek uzaklaşıyor. Bütçeli ve orijinal yerli diziler, TV filmleri ile dolması gereken kanalın elinde BluTV ya da Puhu Tv işlerine yani Masum’a, Bartu Ben’e, Fi’ye, Şahsiyet’e, Dip’e ve hatta Bozkır’a cevap verebileceği tek bir yapım bile yok. Böyle olmaz, benden söylemesi...

Behzat Amirim yeni bölümlerle karşımıza çıktıktan sonra konuyla ilgili yazmaya devam edeceğim ve gönül hala Masum’un yeni sezonunu bekliyor, duy sesimizi BluTV...

murattolga@gmail.com