Ne Aşk101 ne de Şimdiki Aklım Olsaydı… Netflix’in başını yakan dizi hangisi?

Medyaradar'ın usta sinema-tv yazarı Murat Tolga Şen, dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Nisan ayında, Aşk101’in yayınlanmasına daha haftalar varken yazmış, yazının başlığını da “Netflix’i Harcayacaklar Matmazel” diye atmıştım. Aşk101, Netflix’in Türkiye’deki otorite ile kızgın bir zeminde yaptığı ilk ciddi müsabakaydı. Otorite, RTÜK aracılığıyla Netflix’i ensesinden tutup kendine çekti ve bir iki oyunla tuş etti.

Cumhurbaşkanı, bu ayın başlarında eşcinsellikle ilgili sert açıklamalarda bulunarak, "Buradan milletimin tüm fertlerini rabbimizin yasakladığı her türlü sapkınlığı sergileyenlere karşı dikkatli olmaya, tavır almaya davet ediyorum." demişti. Bu söylemden sonra, yabancı bir yapımcı olarak ülkemizde üreteceği içeriğin senaryosunu RTÜK’e onaylatmak zorunda olan Netflix’in hiçbir şansı olacağını düşünmüyordum, öyle de oldu.

İptal edilen Şimdiki Aklım Olsaydı dizisinin yapımcısı Netflix, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, yabancı yapımların yasal mevzuat gereğince alması gereken ‘Yabancı Yapımlar İçin Çekim İzni’ için başvuruyor. Bakanlıktan senaryoya izin çıkmıyor ama bir gerekçe de gösterilmiyor. Diziyi yazan Ece Yörenç senaryoda değişiklik yapıyor ve eşcinsel karakteri senaryodan çıkarıyor. Uzaktan bakınca bir fedakarlık gibi görünüyor ama biz buna sansürü kabullenmek ve uzlaşmak diyoruz. İyi ki bir zamanların sinemacıları böyle numaralar yapmamış yoksa ne Sürü’müz olurdu ne Duvar’ımız!

Senaryo yeniden bakanlığa gönderiliyor, bakanlıktan çekim izni geliyor fakat Netflix yetkilileri, 14 Temmuz’da RTÜK’le bir görüşme yaptıktan sonra diziyi iptal etme kararı alıyor ve Atiye hariç çekilmesi planlanan tüm yerli projeleri durduruyorlar.

Bana göre, başka çaresi olmayan Netflix’in aldığı karar doğru bir karardır. Aksi taktirde bu sansür zamanla evrilip “bunu çekmeyin” seviyesinden “alın bunu çekin” seviyesine ulaşacaktır. Netflix’in RTÜK’le yaptığı görüşme sonrasında dehşete kapıldığı ortada… Bundan 2 yıl önce başkanları “Biz Suudi Arabistan’la, Pakistan’la bile sorun yaşamıyoruz, Türkiye ile de sorun yaşayacağımızı sanmam” diyordu ama şimdi çok farklı düşündüğüne eminim. Bunun safça bir temenni olduğunu o zaman yazdığım yazılarda dile getirmiştim.

RTÜK, dizilerdeki eşcinsel karakterler konusunda neden bu kadar hassas?

“Cumhurbaşkanının sözleri benim için emirdir” diyen bir RTÜK başkanı varken bunu tartışmak gereksiz ama eşcinsel dizi karakterlerine duyulan kızgınlığın sebebinden bir önceki yazımda bahsetmiştim, biraz daha netleştireyim; iktidar Türk dizileri üzerinden dünyanın geri kalanına bir ideoloji yayıyor, tıpkı Hollywood’un yıllardır yaptığı gibi. Yunan televizyonunda insanlar saatlerce Diriliş Ertuğrul’u konuşuyorlar. Dünyanın en ünlü rap yıldızlarından biri, Muhteşem Yüzyıl izleyip “ben Hürremciyim” diyor. Doğal olarak, uluslararası pazara otomatikman erişimi olan Netflix’in kendi yaptığı “Türk dizileri” ile yaydıkları kültür ideolojisine zarar vermesini, algıyı değiştirmesini istemiyorlar.

Şimdiye kadar yaptıklarımda haklı çıktığım için niyet okumaya devam edeceğim. Bana göre Netflix’e uygulanan baskının sebebi ne Aşk101 ne de Şimdiki Aklım Olsaydı dizisi. Bu gıcıklık Rise of Empire Ottoman ile başladı. İstanbul’un fethini anlatan bu dizi sıradan bir seyircinin algısını yıkıyor, İstanbul’un fethini anlatır gibi gösterirken, Fatih Sultan Mehmed’i travmatik bir işgalciye indirgiyor, karşısındaki Jüstinyen’i iyice olumlayarak onurlu Bizans direnişini izletiyordu.

Eşcinsellik falan bahane! İşte iktidar tam olarak bunu istemiyor. Netflix, iktidarın diziler üzerinden yaydığı kültür ideolojisini parçalayan bir sistem kuruyor, iktidar da bakanlık ya da RTÜK aracılığıyla buna engel olmak istiyor. Eşcinsellik ise muhafazakar bir iktidarın elindeki en kolay bahane, bunu kullanarak tabanını rahatlatmayı da ihmal etmiyor. Bir taşla iki kuş…

Bundan sonra ne olacak?

Netflix, Türkiye’den çekilebilir ya da kalır ama yerli dizi sevdasından vazgeçer. Bana kalırsa gitmek yerine hükümetin tepkisini çekecek işler yapmaktan vazgeçerler. Televizyonda izlediğimizden çok da farklı işler üretmedikleri için bu kısmı beni telaşlandırmıyor. Yine Ece Görenç yazıp yine Ay Yapım yaptıktan sonra Netflix’e ne gerek var ama işin rengi tamamen değişebilir de. “Dizilerde eşcinsel karakter istemiyoruz” söyleminin yerini “Dizileri eşcinsel yönetmenler yönetmesin, eşcinsel oyuncular oynamasın” emirleri alabilir ki iş oraya doğru gidiyor. Allah rahmet eylesin, yeni kaybettiğimiz Huysuz Virjin’in (Seyfi Dursunoğlu), RTÜK tarafından kanal yöneticilerine iletilen “ekranda kadın kılığında erkek görmek istemiyoruz” direktifiyle nasıl sansürlendiğini okuyoruz. Asıl tepki verilmesi gereken zaman o zamanmış.

Ece Yörenç özeleştirisini yapsın, kendi eserini neden sansürlediğini anlatsın. Dizi sektöründeki herkes bu durumu protesto etsin, gerekirse sözleşmelerini yaksın, bir yıl boyunca dizi çekmesinler. Böyle olmayacak ama ancak böyle bir tepki ile sansürün önü kesilebilir. Herkes kendi kaşesinin derdine düşerse RTÜK ne derse o olacak.