Medya Günlüğü
30 Nis 2020 13:11 Son Güncelleme: 30 Nis 2020 13:29

Nagehan Alçı’dan mahalleye ‘Ahmet Altan’ taşı

Sabah yazarı Mehmet Barlas'ın ardından Nagehan Alçı da Ahmet Altan için devrede. Alçı, Altan'a sahip çıkmayan AKP'li yazarlara isim vermeden, '2013-15 yıllarında onu çok alkışlıyordunuz' dedi.

Google Haberlere Abone ol

FETÖ kumpasları döneminde Silivri Cezaevi’ni dolduranlara adeta ‘oh olsun’ diyen Haber Türk yazarı Nagehan Alçı, söz konusu Ahmet Altan’lar olunca yine ‘özgürlük’ havarisi kesildi.

İsim vermeden AKP’li yazarlara işaret eden Alçı, “Bugün Altan’ın hapiste kalmasını en çok isteyen çevreler 2013-15 döneminde onun tavırlarını sosyal medyadan en çok alkışlayan kesimdi” dedi.

Alçı’nın bahsettiği dönem, Ahmet Altan’ın başında olduğu Taraf gazetesinin hedef aldığı asker-sivil yurtseverlerin Ergenekon ve Balyoz kumpaslarıyla içeri atıldığı dönemdi.

Alçı, “O dönem Taraf gazetesini ve Ahmet Altan’ı ‘kahraman’ diye alkışlıyordunuz, şimdi ne oldu?” demeye getiriyor.

Alçı, sadece Altan için değil, FETÖ’nün Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne için de özgürlük istiyor.

Alçı’nın yazısının satır başları şöyle:

“(…) Ahmet Altan meselesi o kadar trajik ki…

Bugün Altan’ın hapiste kalmasını en çok isteyen çevreler 2013-15 döneminde onun tavırlarını sosyal medyadan en çok alkışlayan kesimdi.


Nazlı Ilıcak meselesi ile bire bir aynı durum. Bu nasıl bir oportünizm, nasıl bir ruh hali? Anlayamıyorum.

Elimde somut isim isim yazı yazı twit twit görüntülerle kanıtlarım var ama bugün başka polemiklere girmek istemiyorum. Sadece beni çok rahatsız eden bu çirkinliği vurgulamak istedim.

MEHMET BARLAS’A ALKIŞ
Gelelim güzel bir gelişmeye… Benim yazımın ardından dün Sabah gazetesinin başyazarı Mehmet Barlas köşesinde şunları yazdı:

“Ahmet Altan cezaevinde

…Şimdi Çetin Altan aramızda yok. Oğlu Ahmet Altan ise cezaevinde. Sanırım coğrafyanın bize yazgı olarak sunduğu düşünce suçundan ötürü tutuklulukları, cezaevlerini falan bir noktada geride bırakmamızın zamanı geldi, geçiyor. Kendisi de bir şiir okudu diye cezaevine gönderilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sonunda bu reformu mutlaka yapacaktır.”

‘SAĞDUYULU’ BARLAS
Barlas’ın bu çağrısını yürekten alkışlıyor ve aynen katılıyorum.

Sabah Başyazarı bu yazıdan bir gün önce de şu satırları kaleme aldı:

“Hepimizin beklentisi olağanüstü durumların geride kalmasıdır. Bu beklenti sade koronavirüs salgınının geride kalmasını içermiyor. 2016’daki FETÖ’cü darbe girişimi ertesindeki olağanüstü koşulların da geride kalmasını bekliyoruz. Dolayısıyla ‘Düşünce suçu’ kavramı kapsamına giren fiillerden ötürü yapılan tutuklamaların da artık geride kalmasını bekliyoruz.

Yaşadıklarımız devletin ve seçilmiş siyasetin ne kadar güçlü olduklarını göstermiştir. Ayrıca Türkiye’nin gelişmişliğinin ve gücünün farkına bütün dünya tanık olmuştur. Yani bu yeni dönemde özgürlükçü ve çoğulcu bir demokrasinin ülkesi olduğumuzu da bütün dünyaya göstermeliyiz artık.”

Sağduyu sahibi olup Barlas’ın bu satırlarına iştirak etmeyecek tek bir kişi tanımıyorum…
Çok doğru ve bilgece sözler bunlar. Bu tavrı bence gerçek vatanseverliktir.

Sevindirici başka bir gelişme ise Sabah Başyazarı’nın bu yazısını çok farklı muhalif görüşteki yayın organlarının ortak bir dille alıntılamış olmaları.

MÜMTAZER TÜRKÖNE
Keşke artık Barlas’ın da yazdığı gibi şu tutsaklık kısır döngüsü bitse, “Bugün bana, yarın sana” anlayışı sona erebilse…

Ahmet Altan gibi içeride unutulmuş, 65 yaşında ve büyük sağlık sorunları olan Mümtazer Türköne de özgürlüğüne kavuşsa keşke…

Ne acı ki şimdi sağcı Tarık Buğra’nın solcu damadı Osman Kavala, Çetin Altan’ın oğlu liberal Ahmet Altan ve bir garibanın sağcı oğlu Mümtazer Türköne ile aynı cezaevinde yatıyor.

Yine de Altan ve Kavala’nın özellikle uluslararası camiada epey destekçisi var.

Acaba isimli meşhur birinin değil de bir garibanın sağcı oğlu olduğu için mi Mümtazer Türköne’nin hiç hatırlayanı yok? Eski arkadaşları nerede?”