Gündem
05 Nis 2021 10:12 Son Güncelleme: 05 Nis 2021 10:15

Muhsin Yazıcıoğlu'nun oğlu Erdoğan'dan ne istedi?

Muhsin Yazıcıoğlu'nun oğlu Furkan Yazıcıoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la yaptığı görüşmeyle ilgili konuştu

Google Haberlere Abone ol

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun 2009’da hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili 12 yıl sonra oğlu Furkan Yazıcıoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile bir görüşme yaptı. Furkan Yazıcıoğlu hem o görüşmeyle ilgili, hem de kazayla ilgili açıklamalar yaptı.

Furkan Yazıcıoğlu'nun Hürriyet'ten Nedim Şener'e açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"TALEPLERİMİZİ SIRALADIM"

"Biliyorsunuz, 12 yıllık bir suikast sürecimiz var. Yargıda kapıları aşındırdığımız bir adalet arayışımız var. Ben de bu yolların birçoğunu tükettiğimizi düşünerek 12 yıl sonra Cumhurbaşkanımızla sözlü ve yazılı taleplerimiz oldu. Somut delillere dayanarak 12 yıllık süreci bir özet olarak anlattım. Bu bilgilendirme ışığında da taleplerimizi sıraladım."

"SAVAŞ UÇAKLARININ HAREKETLİLİĞİNDEN..."

"Geldiğimiz aşamada elbette somut deliller üzerinden Muhsin başkana yönelik suikastı anlattım. En başından örneğin Muhsin başkanın helikopterle uçtuğu sırada ona yakın olan savaş uçaklarının hareketliliğinden, uçağın pilotunun Fetullahçı Terör Örgütü üyesi olmaktan tutuklu olduğundan, arama-kurtarma ekiplerinin bizim tabirimizle ‘aramama-kurtarmama’ faaliyetlerinde bulunan devlet görevlilerinin ve sivillerin örgüt bağlantılarından bahsettim. Bunu da gerek Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın, gerek Yargıtay Başsavcılığı’nın gerekse Emniyet’in delillendirdiği çalışmalar üzerinden aktardım. Yine helikopterin düşürülmesinden hemen sonra ‘Bulundu, getiriliyor’ notunu hazırlayan istihbarat amirinin örgüt bağlantısından, helikopterden cihazları söken askerlerin ve onların savunmasını üstlenen avukatın FETÖ bağlantılarından söz ettim. Yani ortada örgütlü bir suçun olduğunu, planlanarak, tasarlanarak bir suikast yapıldığını, şu an geldiğimiz aşama itibarıyla Fetullahçı Terör Örgütü olduğunu aktardım. Dosyanın her yerinden FETÖ’nün çıktığından, bu örgütün çıktığından bahsettim."

ERDOĞAN OLAYIN FETÖ İLE BAĞLANTISINA YORUM YAPTI MI?

"Detay vermem doğru olmaz ama Cumhurbaşkanımız ağırlıklı olarak beni dinlemek istedi. Olumlu ya da olumsuz bir yorumu olmadı. Tabii bazı ortak noktalar da vardı. Mesela, helikopterden cihazları söken iki FETÖ mensubu Davut Uçum ile Aydın Özsıcak’ın aynı zamanda 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanımıza suikast için gelen FETÖ’cü ekibin içinde olması bunlardan birisiydi. Bunları da konuştuk."

"EN ÖNEMLİ TALEBİMİZ..."

"Öncelikle taleplerimizden birisi, bu suikasta karışmış savaş uçaklarının aradan 12 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ üzerlerinde bir keşif yapılmadığı konusundaki talebimizi aktardım. Öncelikle varsa elbette, hâlâ duruyorsa bu jetlerin tespit edilip kokpit panellerinde ve kamera kayıtlarında keşif yapılmasını istiyoruz. En önemli talebimizi bu olarak görüyorum çünkü suikast boyutunu bu inceleme ortaya koyacak. Kokpite girmiş karbonmonoksit ile incelemenin yapılmasını istiyoruz. Tabii dosyanın sürekli böl-parçala yöntemiyle suçun basitleştirilerek yargılamanın yapılmasıyla ilgili konuları gündeme getirdim. Türk milletinde bir yara haline gelmiş olan Muhsin başkana yönelik suikastın aydınlatılması için bize göre ana dosyamızın suikast soruşturması olarak yürütülmesinin gerekliği yönündeki görüşümü ilettim."

"TALİMATI ERDOĞAN VERDİ" İDDİALARINA ERDOĞAN NE DEDİ?

"Evet, o da oldu. Ben gündeme getirdim, FETÖ’nün dosyamızı ne kadar tehlikeli boyutlara getirdiğini anlatmak için örnek verdim. Elbette o da bunun farkındaydı yorum yapmadı ve tebessüm etmekle yetindi."

TALEPLERE CEVAP ALABİLECEKLER Mİ?

"Evet, Cumhurbaşkanımızın Muhsin Yazıcıoğlu’na olan muhabbetini biliyorum, inanıyorum. Biz artık dosyanın tüm yönleriyle şeffaf bir şekilde soruşturma yapılmasını ve yargılamanın tamamlanmasını bekliyoruz. Örgütlü bir suikast üzerinden davanın yürütülmesini bekliyoruz. Dosyada da bunun için yeterli deliller var. Maraş Savcılığı’nın bu konuda daha iyi eksiksiz bir soruşturma yapmasını bekliyoruz. Soruşturmanın ve yargılamanın yeterli bu şekilde yapılması için her türlü delil var zaten. Bu konuda zamanı geldiğinde Adalet Bakanlığı ile de görüşme gündeme gelecek.”