Gündem
05 Eyl 2019 09:24 Son Güncelleme: 05 Eyl 2019 09:36

MİT’çiler “tesadüf” demişti, gerçek ortaya çıktı

Ergun Güngör, öldürülmeden 2 yıl önce Dink’le İstanbul Valiliği’nde görüştüklerini, görüşmede MİT çalışanlarının da yer aldığını söyledi.

MİT’çiler “tesadüf” demişti, gerçek ortaya çıktı

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı dava dün görüldü.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Dink ailesinin avukatları ve sanık avukatları katıldı. Tutuklu sanık dönemin Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek, eski astsubay Yavuz Karakaya ve dönemin jandarma istihbarat görevlisi Muharrem Demirkale tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katılırken; eski Trabzon İl Jandarma Alay Komutanı Ali Öz’ünde aralarında bulunduğu tutuksuz 4 sanık hazır bulundu.

Duruşmada Dink’in öldürüldüğü dönem İstanbul Vali Yardımcısı olan şu an ise Balıkesir Vali Yardımcılığı görevine getirilen Ergun Güngör, tanık sıfatıyla Sesli Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile beyanda bulundu. 2002-2008 yılları arasında İstanbul Valiliği’nde azınlıklarla ilgili iş ve işlemlerden sorumlu olduğunu aktaran Güngör, 24 Şubat 2004’te Hrant Dink ile İstanbul Valiliği’nde yapılan görüşmenin MİT’in isteği üzerine gerçekleştirildiğini söyledi.

Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar’ın haberine göre, Agos gazetesinde Sabiha Gökçen’in Ermeni olduğunun Hrant Dink tarafından yazılmasının infiale neden olduğunu iddia eden Güngör, “İstihbarattan arkadaşlar geldiler, Dink ile bir görüşme yapılması istendi. Böyle bir görüşmenin vali izni olmadan yapamayacağımı söyledim. Dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler’in olur vermesiyle bu görüşme gerçekleşti. İstihbarat görevlileri yanımdayken Dink’i aradım. Kendisiyle toplumda oluşan bu hassasiyeti konuşmak istediğimizi ve habere konu olan belgeleri görmek istediğimizi söyledim. Kendisi davetimiz üzerine geldi” dedi. Güngör, “MİT mensuplarına sizi ne olarak tanıtayım dedim. ‘Yakınlarım dersiniz’ dediler. Dink gelince ise akrabalarımın odada bulunmalarında bir sakınca var mı diye sordum. Kendisi ‘yok’ dedi. Kendisine Sabiha Gökçen’e dair kaleme aldığı bu konunun çok hassas olduğunu belirttim. Asla bir tehdit, gözdağı verilmedi” diye konuştu.

‘EVRAKLARI MİT ALDI’

Dink’in verdiği evrakları ise MİT mensuplarının aldığını aktaran Güngör, görüşme sonrası Muammer Güler’e bilgi verdiğini söyledi. Güngör, “Bu görüşmenin ardından vatandaşlar tarafından suç duyuruları, protestolar oldu. Emniyet bununla ilgili önlemler aldı. Dink’in hayatının tehdit altında olduğuna dair bize aktarılan herhangi bir bilgi yok. Resmi nezaket kuralları içerisinde yapılmış bir görüşmedir” dedi.

Avukat Bahri Belen’in “Bir vali yardımcısının yaptığı görüşmelerde akrabalarının bulunması uygun mudur” şeklindeki soruya Güngör, “Bazen eşimiz, annemiz, babamız görüşmelerde olabilir” diyerek yanıt verdi.

MİT mensuplarının verdikleri ifadelerde İstanbul Valiliği’ndeki görüşmeye ilişkin olarak, “Biz İstanbul Valiliği’ne gittiğimizde tesadüfen Dink de oradaydı” beyanlarının hatırlatması üzerine tanık Güngör, “Hayır bu mümkün değil. MİT’in talebi üzerine bu görüşme yapıldı” dedi.

MİT’TEN HÂLÂ YANIT YOK

Mahkeme heyetinin aylar önce tanık olarak dinlenilmesine karar verilen MİT çalışanlarının “görevde olup olmadıklarının bildirilmesi ve tanıklık için gerekli işlemlerin yapılması için” MİT Bölge Başkanlığı’na yazdığı talebe halen cevap gelmedi. Duruşmaya bugün de devam edilecek.