Gündem
17 Oca 2018 08:15 Son Güncelleme: 24 Kas 2018 01:57

Mehmet Altan ve Şahin Alpay kararı dış basına nasıl yansıdı?

Tutuklu gazeteciler Altan ve Alpay, AYM'nin 'hak ihlali' kararına rağmen tahliye edilmemişti.

Mehmet Altan ve Şahin Alpay kararı dış basına nasıl yansıdı?
Tutuklu gazeteciler Mehmet Altan ve Şahin Alpay’ın, Anayasa Mahkemesi’nin “hak ihlali” kararına rağmen ağır ceza mahkemeleri tarafından tahliye edilmemeleri dünya basınında da yankı uyandırdı. Gazete ve ajans haberlerinde gelişmenin Türkiye’deki yargı krizinin büyümesine yol açacağı ve hukuk devletine daha da zarar vereceği belirtildi.

Bağımsız Gazetecilik Platformu P24'ün derlemesine göre; Fransa’nın Le Monde gazetesi Anayasa Mahkemesi kararının emsal niteliğinde olduğunu yazdı. Marie Jego imzalı haberde Altan ve Alpay’ın ceza mahkemeleri tarafından tahliye edilmemelerine ilişkin ise şu yoruma yer verildi:

“Anayasa Mahkemesi kararının Resmî Gazete’de yayınlanmasını beklerken basit bir aksaklık mı? Yoksa Cumhurbaşkanlığı “Sarayı” tarafından telefon açılmasının bir sonucu mu? Kesin olan şu ki, ülkenin en yüksek mercii tarafından verilen kararın alt mahkemelerce uygulanmaması yargı kurumunun meşruiyetini kaybettiğini ortaya koydu”.

Haberde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fransa ziyareti sırasında Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron ile basın toplantısında soruları yanıtlarken gazetecileri kast ederek söylediği “Terör kendi kendine oluşmuyor, terörün ve teröristin bahçıvanları vardır” sözleri de hatırlatıldı.

İngiliz Financial Times gazetesi, 14 Ocak’ta yayımlanan Laura Pitel imzalı “Türkiye’ye tutuklu gazetecilerden dolayı yargı krizi uyarısı” başlıklı haberinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Altan ve Alpay’ın da dahil olduğu tutuklu gazeteciler davalarıyla ilgili bir karar vermesinin beklendiğine dikkat çekildi. Haberde “Altan ve Alpay’ın tahliyesi kararı bir sürpriz oldu. Karar, (Anayasa) Mahkemesi’nin, haklarının ihlal edildiğini düşünen kişilerin Türkiye adalet sisteminde bir çözüm yolu bulabileceklerini göstererek AİHM tarafından bir müdahaleyi önlemeye çalıştığına dair spekülasyonlara yol açtı. Hukukçulara göre karar Strazburg’a (AİHM’e) sayısız başvurulara sebep olacak” ifadeleri kullanıldı. Haberde ayrıca Avrupa Konseyi’nin de, Türkiye’de Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararının alt mahkemelerce uygulanmaması nedeniyle baskı altında olduğu belirtildi.

Bloomberg ise haberinde Anayasa Mahkemesi ile yerel mahkemeler arasındaki çatışmanın “ülkedeki fay hatlarının ne denli derin olduğunu” gözler önüne serdiğini vurguladı. Haberde ayrıca kararın uygulanmaması halinde Anaya Mahkemesi’nin “nihai yetkisinin artık tanınmadığının anlamına geleceği” yönünde hukukçu görüşlerine yer verildi.

Almanya’nın Deutsche Welle haber sitesi ise hükümet yetkililerinin Anayasa Mahkemesi’ne sert ifadelerle karşı çıktığına dikkat çekti. Benzer şekilde, AFP haber ajansı da hükümet yetkililerinin ülkenin en üst yargı mercii ile restleştiği ifade edildi. AFP’nin haberinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte Anayasa Mahkemesi’nin bir kararı ile ilgili “saygı duymuyorum” ifadeleri kullandığı hatırlatılarak, söz konusu restleşmenin uzun bir çatışmaya yol açabileceği belirtildi. AFPayrıca Anayasa Mahkemesi kararının hak savunucuları tarafından bir emsal niteliğinde değerlendirildiğinin de altı çizildi.

Reuters ajansı ise Anayasa Mahkemesi kararının alt mahkemelerce uygulanmamasının “Türkiye’de basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konusundaki endişeleri daha da arttırabileceği” belirtildi.

Fransa’nın uluslararası TV5 kanalı ise AFP ajansına dayandırdığı haberinde hükümetin Anayasa Mahkemesi’ni hedef aldığı belirtildi.

Almanya’nın Frankurter Allgemeine Zeitung ise “Türkiye’de hukuk devletinin gerilemesinde yeni bir dip noktaya ulaşıldı” diye yazdı. “Hâkimler, hâkimlere karşı” başlıklı haberde “Türkiye’nin, 2016 Temmuz ayında OHAL ilan edildiğinden bu yana anayasal devlet niteliği her zamankinden daha da azdı, ancak Anayasa Mahkemesi’nin (kararına) açıkça saygı gösterilmemesi yeni bir durum” dendi. Frankfurter Rundschau gazetesi ise, gazeteci Deniz Yücel’in de Anayasa Mahkemesi nezdinde benzer bir bireysel başvurusunun bulunması açısından kararın Almanya için de büyük önem taşıdığını vurguladı.

Kararın emsal niteliğini vurgulayanlardan biri de İtalyan La Repubblica gazetesiydi. Marco Ansaldı imzalı haberinde yargı bünyesinde “yasaları kısıtlayıcı ve özgürlükçü olarak yorumlayanlar arasında son derece sert bir restleşme” yaşandığına dikkat çekildi.

İsveç’in Svenska Dagbladet gazetesi ise hükümet yetkililerin açıklamaları üzerine alt mahkemelerin Anayasa Mahkemesi kararını uygulamayı reddettiğini belirtti.