Medyaradar yazarından çağrı: Reyting ölçmeyi durdurun, hemen şimdi!

Reyting ölçmeye yeniden ve hemen ara verilmesi gerekiyor, bu kez kelimenin tam anlamıyla bir ölüm-kalım meselesi!

Televizyonculuğun başına gelen en kötü şey nedir diye sorarsanız cevabım hazır: reyting ölçümü!

Ölçüm sisteminin sağlıksız sonuçlar veren, kolayca manipüle edilebilir yapısı bir yana, televizyon yayıncılığını bir yarışa, kanalları da yarış tazısına çeviren bu uygulamanın sonuçlarını hep birlikte deneyimliyoruz. Televizyonda yayınlanan her şey; diziler, yarışma-tartışma programları, sabah kuşağındaki kadın programları ya da çocuklar için yayınlanan çizgi filmler... Hangi kanalda yayınlandığının önemi yok, kumandanın tuşlarına basarak gideceğiniz her kanalda birbirine benzeyen kalitesiz ve zararlı içerikler var.

Reyting ölçümü televizyonu yıllar içinde zararlı bir fast food mutfağına çevirdi. Neden her akşam her kanalda 180 dakikaya varan diziler izliyoruz? Çünkü reyting sonuçları önemli. En çok kim seyrediliyorsa en büyük reklamı da o alacak! Haliyle, o günün en çok tutan işi neyse o uzatılıyor. Basit bir taktik; kanallar seyirciyi tavşan gibi gözüne fener tutarak avlamaya çalışıyor. 180 dakika boyunca bağırtı-çağırtı, kanallar seyirciyi panayır çadırına sokup çıkarmamak için atılacak ne kadar takla varsa atıyorlar.

2011 yılında, televizyonların izlenme oranlarının tespitinde usulsüzlük iddiasıyla başlatılan operasyon sürerken, medya kuruluşları AGB’ye yaptırdıkları reyting ölçümlerini durdurdu. Birkaç ay boyunca reyting ölçümü yapılmayan televizyonu seyrettik ve iddia ediyorum; o kısacık molada bile televizyona kalite gelmişti! 

Sadede gelelim.

Reyting ölçmeye yeniden ve hemen ara verilmesi gerekiyor, bu kez kelimenin tam anlamıyla bir ölüm-kalım meselesi!

Dün akşamın reytinglerini inceliyorum; tepede ATV’nin Kuruluş Osman dizisi var, özeti bile 3. sırada... Kanal D’nin radikal dizisi Öğretmen de 4. Sıradan kendine iyi bir yer bulmuş ama akşamı dizi yayınlamadan geçiren Star TV ilk 10’da yok, akşamı Kemal Sunal filmiyle idare eden Show TV’nin bu hamlesi boşa çıkmış çünkü bu filmlerin alayı artık Youtube’da, oradan reyting çıkmaz.

Reyting dağının tepesinde dizi var ve reklamveren bu sonuca itibar ettikçe kanalın eli bağlı, yeni bölümler sipariş etmek zorunda ve işte bu yüzden bu dizinin başrol oyuncusu Burak Özçivit eşiyle evinde poz verip #evdekal hashtag’li tweetler atarken bir anda kendisini dizinin setine çağırılırken buluyor!

Dizi setleri tehlikeli, koronavirüs için adeta bir ziyafet sofrası. Bir sürü insan hep bir arada çalışıyor, birbirlerinin suratına bağıra çağıra oynuyorlar. Setteki tek bir kişide virüs varsa hepsine bulaşacağına emin olabilirsiniz.

Reytingin ölçüldüğü ve sonuçlar reklamverene sunulduğu sistemde televizyona içerik üreten herkes çalışmaya mecbur kölelere dönüşüyor. Kanal o akşamı bir film göstererek geçirmek yerine yeni bölümünü çektiği diziyi koymanın peşine düşüyor. Yapacak bir şey yok, maaşlar o reklamlarla ödeniyor! Firmaların verdiği koronavirüs duyarlılığı reklamları var ya, onları bile en çok izlenen kanal hangisiyse ona veriyorlar. Sizce de çok saçma değil mi?

RTÜK bize böyle zamanlarda lazım, derhal şu reyting ölçme hadisesine ara vermek ve TV kanallarını reklamveren karşısında rahatlatmak gerekiyor. Eğer gerçekten dizi setleri dursun, setlerde kimse ölmesin istiyorsak alınacak ilk önlem bu olmalı. Lütfen; en azından birkaç aylığına reyting ölçümüne ara verilsin!

Umarım bu çağrı adresine ulaşır ve sizler de bu yazıyı okuyor ve hak veriyorsanız lütfen paylaşın, hep birlikte bu konuda bir hassasiyet yaratalım. Sevdiğimiz hiç kimseyi kaybetmemek dileğiyle...

 Murat Tolga Şen - murattolga@gmail.com