Medya çalışanları stresten nasıl kurtulur?

Amerikan Stres Enstitüsü’nün yaptığı bir araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, çeşitli özellikleri nedeniyle diğer mesleklerden daha fazla stres yaratan meslek grupları arasında medya çalışanlarının da yer aldığı tespit edilmiş.

Medya çalışanları, mesai saatlerindeki belirsizlik,yoğun çalışma temposu, çalışma ortamındaki baskılar, ücret yetersizliği gibi etmenlerin bir araya gelmesiyle birlikte 7/24 yoğun stres altında yaşamlarını geçiriyor.

Amerikan Stres Enstitüsü’nün yaptığı bir araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, çeşitli özellikleri nedeniyle diğer mesleklerden daha fazla stres yaratan meslek grupları arasında medya çalışanlarının da yer aldığı tespit edilmiş.

Medya çalışanlarının stres düzeyi yüksek meslek grupları arasında saptanmasında zaman baskısı ve rekabetin etkili olduğu belirtilmiş.

Bu haftaki köşemde son dönemde yoğun ve stresli çalışma şartları ile dikkat çeken Medya Çalışanlarını Uzman Klinik Psikolog Nihal ARVAS YANIK ile buluşturmak istedim.

“Medya Radar” aracılığı ile özellikle Pandemi döneminde bir taraftan haber peşinde koştururken bir taraftan virüsten korunmaya çalışarak stresin en büyüğünü yaşayan Medya mensuplarının sorunlarına dikkat çekebilmeyi diliyorum.

Psikolog ArvasYanık, medya çalışanlarının neden strese bu kadar yoğun maruz kaldığını ve kendilerini bu süreçte nasıl korumaları gerektiğini bizlerle paylaştı.

E.Ö: Öncelikle “iş stresi”ni nasıl tanımlarsınız?

N.A.Y: İş stresi, işin gerekliliklerinin çalışanın yetenekleri, kaynakları veya ihtiyaçları ile uyuşmadığı durumda ortaya çıkan; çalışanı fiziksel, duygusal ve bilişsel olarak olumsuz yönde etkileyen bir süreçtir. Her iş, potansiyel olarak bir stres kaynağı olabilmektedir.

Çalışma koşullarının değişmesi ve gelişmesiyle günümüzde çalışanlar yaşamlarının büyük bir kısmını iş yerinde geçirmekte ya da birçok çalışan, zamanın büyük bir kısmını iş ve iş ile ilgili durumları düşünerek geçirmektedir. “Zaman” kısıtlayıcı bir faktör olarak kabul edilmektedir ve bu durum yılın belirli günlerinde hissedilen bir baskı değil her gün hissedilen bir baskıdır. Bunun yanı sıra çalışma saatlerinin belirsizliğinin de önemli bir etken olduğu düşünülmektedir.

Ülkemizde yapılan araştırmalarda yukarıdakilere ek olarak, ücret yetersizliği, yasal hakların tam anlamıyla kullanılamaması, çalışma ortamındaki baskılar, mesleki donanımın yetersizliği, kurum içinde medya çalışanını teşvik edecek etmenlerin azlığı, bireyden beklenen görevlerin fazlalığı, vardiyalı ve uzun çalışma saatleri ve çok fazla sorumluluk altında olmak gibi etmenlerin en önemli stres kaynakları arasında olduğu tespit edilmiştir. Bu etmenler uzun vadede depresyon, anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıklarıngörülmesine yol açabilmektedir.

E.Ö: Medya çalışanları iş stresini nasıl yönetsin? Tavsiyeleriniz neler olur?

N.A.Y: Medya çalışanlarının yaşamının olağan ve kaçınılmaz bir parçası olan stresi yönetebilmeleri için hem kendilerine hem de yöneticilere düşen görevler bulunmaktadır.

Çalışanın önce kendisini tanıması, nelerin onun stres seviyesini yükselttiğini tespit etmesi ve bu zamana kadar bu stresörlerle nasıl baş etmeye çalıştığını gözlemlemesi gerekmektedir. Baş etme yöntemleri kuşkusuz her zaman stresi yönetmeyi sağlamamaktadır. Bu nedenle öncelikle sonuca ulaştırmayan yöntemleri tespit ederek bu yöntemleri bırakmak gerekmektedir.

Araştırmalar düzenli bir spor hayatının stresle ve depresif duygu durum ile baş etmede oldukça faydalı olduğunu göstermektedir. Medya çalışanlarının mesai yoğunluğu ve vardiyalı çalışma durumları göz önüne alındığında hayatlarına spora yer açmaları zor olabilir ancak imkânsız değildir. Yalnızca haftanın 3 günü tempolu bir yürüyüş yapmanın bile duygu durumumuzu olumlu yönde etkilediğine ilişkin çalışmalar mevcuttur.

Medya çalışanlarının zamanlarının çoğunu “iş”in kaplaması, hayattaki diğer rollerine gereken önemi verememelerine neden olmaktadır. Diğer rolleri unutmak, dengede tutmamak, hayatta sadece “medya çalışanı” olmak tükenmişlik hissine neden olabilir. Bu nedenlefırsat bulunan her anda bu rolle ilgili gerekliliklere ara vermek ve diğer rolleri hatırlamak, ilgilenmek, sosyal hayatı canlandırmak gerekmektedir.

İş yerinde mümkün olan fırsatlarda kısa molalar vermek, nefes egzersizleri yapmak, anda kalmaya çalışmak daiş stresini azaltacaktır.

E.Ö: Bu süreçte yöneticilere düşen görevler var mıdır?

N.A.Y: Sağlıklı bir çalışan iş yerindeki verimi de yükseltecektir. Ancak şüphesiz bu sadece çalışanların elinde değildir, yöneticilere de düşen bazı görevler de bulunmaktadır. Çalışanın değerli olduğunu ve yaptığı işin takdir edildiğini bilmesi, iş ile ilgili ekonomik dengenin sağlanması, çalışanları motive edecek bazı mola ve sürprizlerin planlanması çalışanın iş stresini azaltacak, aidiyet duygusunu arttıracaktır.Özellikle iş yerlerindeki motivasyon uygulamaları ve yönetici-çalışan arasındaki olumlu ilişki gerek aidiyet duygusunun oluşmasında gerekse iş stresinin azalmasında oldukça etkilidir. Bu nedenle yönetim ve çalışanlar arasında diyaloğu geliştirme uygulamalarına önem verilmelidir. Yöneticiler çalışanlarla güçlü bir bağ oluşturularak uyum ortamı sağladığında, çalışanlar yöneticiler ile açık bir iletişim kurabildiğinde çalışanların stres faktörleri azalacaktır.

E.Ö: Verdiğiniz yol gösterici bilgiler için hem şahsım hem de medya mensubu arkadaşlarım adına size teşekkürlerimi sunuyorum.

N.A.Y: Ben de tüm medya mensuplarımıza sağlıklı, huzurlu bir çalışma ortamı ve görevlerinde de başarılar diliyorum.