Masterchef’teki diskalifiye TV8’e pahalıya patlar mı?

Masterchef dün akşam da her grupta birinci olmayı başardı. Skandal bir bölüm vardı karşımızda, olayın ne olduğunu anlamak için epeyce sosyal medya taraması yaptım ve bu esnada Acun Ilıcalı’nın kararının bir seyirci boykotu olarak geri döndüğünü gördüm.

Mecbur kalmadıkça yemek yapmam ama iyi yapılmış yemeğin başına oturmayı severim. Son yıllarda sürekli ittirilen bir evde şeflik durumu var, bekar şehirliler buna çok kapılıyor. Ben de birkaç kez denedim fakat o kafaya giremedim. Elinde şarap kadehi, mutfakta şarkı söyleyerek yemek yapan arkadaşlarım var, özenmemek mümkün değil ama bu bana samimiyetsiz bir film karesi gibi geliyor. Uzatmak istemiyorum ve bu cümlelerim için lütfen affedin.

Saydığım sebeplerden ötürü Masterchef’in de meraklısı değilim, yemek yapan ve yarıştıran birileri ilgimi çekmedi. Yine de birkaç kez izledim, yazı konusu ettim ama ortada ne master ne de şef göremediğimden peşini bıraktım. Oldukça gergin bir TV şovu, Acun Medya’nın her zaman ürettiklerinden. Tabaktaki yemek değil yarışmacı ve bu beni çekmiyor, böyle şeyler yerine Youtube’da sabit bir deniz kenarı manzarası açıp izlemeyi yeğliyorum. Amacım işi aşağılamak değil ama Masterchef’in gün birincilikleri bu yıl beni en çok şaşırtan şey. O kadar başarılı izlenme sayıları alıyor ki aynı kanalın en güçlü işlerinden biri olan O Ses Türkiye’nin yolunu kesti.

Masterchef dün akşam da her grupta birinci olmayı başardı. Skandal bir bölüm vardı karşımızda, olayın ne olduğunu anlamak için epeyce sosyal medya taraması yaptım ve bu esnada Acun Ilıcalı’nın kararının bir seyirci boykotu olarak geri döndüğünü gördüm. Ekşi Sözlük’te konuyla ilgili bir başlık mevcut ve pek çok üye, TV8’i televizyonlarının kanal listesinden sildiklerini yazıyor. Boykot, ülkemizde sıkça cümlesi kurulan ama uygulansa dahi etkisi olmayan bir şey, TV8 bu işten zararlı çıkar mı? Sanmıyorum ancak Masterchef’e duyulan sempatiyi sarstığı ortada…

Olup biten şey ne, onu da yazayım. Uğur Yılmaz Deniz adındaki yarışmacı, sosyal medya hesabından yıllar önce yaptığı küfürlü paylaşımlar nedeniyle diskalifiye edilmişti. Dün akşam yayınlanan son bölümde ise bu diskalifiye anları ekrana geldi. Seyirciyi üzen ve öfkelendiren de çocuğun diskalifiye edilmesinden çok bu anların onu utandıracak (ve hatta aşağılayacak) bir kurguyla sunulmuş olması.

Yarışmanın bir yemek yapma-sunma hadisesini geçmiş ve bir özel hayat şovuna dönüşmüş olması bir yana, dün akşamki bölümü tekrarından izlediğimde ben de ülkemizdeki televizyonculuk adına utandım. Reytingi zaten yüksek bir yapıma bu kadar yüklenmek dinamitle balık avlamak gibi bir şey, herkese zarar veriyor. Uğur Yılmaz Deniz, TV8 ve Acun Ilıcalı… Dün akşam yayınlanan bölümden hepsi zarar görecek.

Açıkça yazayım, çocuk zaten yaptığını savunmuyor ve seyirciyi de yanına çekmiş durumda. Baktığımda, sosyal medyadaki takipçi sayısı biner biner artıyordu. Bu diskalifiye kararı izleyenin gözünde ve gönlünde geçersiz. Bunu umursayıp yazı yazdığıma bile inanamıyorum ama bu iş böyle olmaz. Diskalifiye edeceksen et ama bunu şova çevirme! Bu genç insanlara nasıl sözleşmeler imzalatılıyor bilemiyorum ancak ben asla böyle bir muameleye izin vermezdim.

Öte yandan Acun Ilıcalı’daki hassasiyeti de anlıyorum, papağana işkence eden, yarışma baskısı altında neredeyse aklını oynatan adam da burada değil miydi? Yine de aynı durum değil, hiçbirimiz bugünkü aklımızla yaşamıyoruz ve bu genç adam da yaptığı ile övünmüyor, aksine çok pişman.  TV8’den sosyal medyayı berbat kullanan bir sürü isim geçti. Madem bu kadar hassastık niye zamanında Nihat Doğan’ın dersi verilmedi diye merak ediyor insan? Ülkedeki neredeyse tüm kadınlara hakaret eden o değil miydi?

Televizyon bir sirktir. Evet, yanlış duymadınız. Günümüzdeki paragöz yayıncılık anlayışıyla kotarılarak sabah-akşam izlemek zorunda bırakıldığımız programlar, diziler vs. aslında bir sirk gösterisidir. Sirk dediysem de aklınıza öyle havalı şeyler gelmesin, TV’de karşımıza çıkanlar bir Ucube (Freak Show) gösterisidir. Ucuz reyting peşinde koşan rekabetçi yayıncılar, ruhsal ve bedensel anomalisi olan insanlarla doldurdular beyaz camı. Masterchef taze ve kaliteli malzemelerle yapılan bir yemek yarışması gibi başlayıp çok tuhaf bir yere evrildi. Reyting diye diye yarışmacıları yemeğe çevirdiler, her hafta tabağa koyup insanlara gösteriyorlar. Oradaki şefler kendilerine, “biz neyin içindeyiz” diye sormalılar artık.

Ama sormazlar… Çünkü televizyonun tek bir tanrısı var, oda reyting. Daha çok insan harcanır bu programlarda, TV8’de ve başka her yerde… Seyredeni olduktan sonra!

Murat Tolga Şenmurattolga@gmail.com