Medya Günlüğü
30 Mar 2021 13:25 Son Güncelleme: 30 Mar 2021 14:45

Kürşat Ayvatoğlu'na 'züppe' dedi, AK Parti'yi uyardı: Erdoğan'ın hayalleri yara aldı

Hasan Öztürk bugünkü köşesinde 'züppe' olarak seslendiği AK Partili Kürşat Ayvatoğlu'nu yazdı. Öztürk "Onca emek, onca çaba, birkaç züppenin yüzünden yara almıştır." dedi.

Google Haberlere Abone ol

Yenişafak yazarı Hasan Öztürk, kokain kullandığı için gündemde olan Kürşat Ayvatoğlu'nu köşesine taşıdı. Öztürk, Ayvatoğlu ile ilgili gelişmeyi "Erdoğan'ın hayallerine saygısızlık" olarak değerlendirdi. 

Hasan Öztürk, Kürşat Ayvatoğlu'na 'züppe' derken, AK Parti içindeki 'çürük elma' olduğunu da yazdı. Ayvatoğlu örneğini irdeleyen Öztürk, "Erdoğan’ın hayalleri ve hedeflerine maalesef ki bazı kadrolardakilerin heva ve hevesleri pranga vurmaktadır. Onca emek, onca çaba, birkaç züppenin yüzünden yara almıştır." ifadesini kullandı. 

İşte Hasan Öztürk'ün o yazısı...

Bizimkisi, mefkuresi için çırpınan idealistlerle, pozisyonunu “mal”a çeviren züppelerin hikayesi

Bu köşeyi takip edenler zaman zaman çuvaldızını kendi mahallemizdeki bazılarına batırdığımıza şahitlik etmiştir.

Çakma çakarlı otomobillerle sade vatandaşı yolda rahatsız edenlerden tutun da kaldırıma araç bırakıp yayaların güvenliğini hiçe sayanlara kadar nice “yeni yetme”, “sonradan görme” tipleri konu edinip “edep yahu” dedik. Demeye de devam edeceğiz.

Kabahatler kanununa bile muhalefeti âdet haline getirenlerle, “Sen benim kim olduğumu biliyor musun” diyerek, devlet görevlilerine posta koyanlara…

Dindar muhafazakar çevreden çıkıp, sosyal medya fenomeni olarak, kendisini, eşini, doğmamış bebeğini, evinin mahrem köşesini teşhir edenlere…

Gösteriş budalası olmuş, gayritabii şatafatlı hayatını milletin gözüne gözüne sokanlara kadar birçok insan ve konuyu bu köşeye taşıdık ve eleştirdik.

ÇÜRÜK ELMA…

Bu sefer bulunduğu ortam ve aldığı görev nedeniyle çok daha dikkat çeken bir “züppe”nin yaptığı hadise ile karşı karşıyayız.

Ak Parti Genel Merkezi’nde büro elemanı olarak çalışan bir ismin en pahalı uyuşturucuyu kullanırken çıkan görüntüleri ve sonrasındaki şatafatlı yaşamı gündemde!

Bu vahim hadise üzerinden, yapılan eleştirilerin çoğu haklı eleştiridir. Art niyetli ve vahim olay üzerinden “dindar-muhafazakar” çevreye çemkirenler bu yazının konusu değildir.

ERDOĞAN’A ERDOĞAN’IN HAYALLERİNE HAKSIZLIK

Bu memleketin ekonomik ve siyasi yönden kaderini değiştiren partinin ismi Ak Parti’dir. Ak Parti’nin bu memlekete en büyük katkısı her seferinde söylediğimiz gibi, “Siyaset yapma biçimi”dir.

Ak Parti lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan iktidara geldiği günden bu yana yapamayacağını vaat etmemiş, vaat ettiğini gerçekleştirmiş ve “hizmet siyaseti” ile Türk siyasal hayatına yepyeni bir perspektif kazandırmıştır.

Ak Parti iktidarı boyunca, kadrolarını sürekli yenileyerek, “hakim parti” konumunu güçlendirmiş… Sürekli uzun vadeli stratejiler geliştirip, Türkiye’yi 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine hazırlamıştır.

Bunun için daha geçtiğimiz hafta, Merkez Karar Yürütme Kurulu’nun neredeyse yüzde 60’ını yenilemiştir.

***

Böyle bir mefkure ile siyaset yapan, millete ve mazlum coğrafyaların mazlum milletlerine umut olan Ak Parti lideri Erdoğan’ın kılı kırk yaran hassasiyeti ve dikkati maalesef ki bazı kademelerde gerekli karşılık bulamamıştır.

Erdoğan’ın hayalleri ve hedeflerine maalesef ki bazı kadrolardakilerin heva ve hevesleri pranga vurmaktadır.

Bir çuval inciri berbat edenler vardır. Onlar yüzünden koskoca dava, koskoca camia “töhmet altında” bırakılmıştır!

MUTMAİN KALP ÖLMÜŞSE…

“Kokain” kullanırken, görüntüleri çıkan büro elemanının, o görüntülerden sonra lüks otel havuzlarında, otomobillerde, tavşan kızlarla fotoğrafları yayınlandı.

Söz konusu isim şu anda ikinci kez gözaltında. Çünkü, ilk sorgusunda “pudra şekeri” yalanını nasıl olduysa savcılığa yutturmuştur. Oysa ki Türkiye’de narkotik suçların tespiti konusunda epeyce ileri teknikler var. Neyse..!

***

Bu tür kadrolarda çalışan personelin işe alınırken ve çalışırken gerekli mekanizmalarla kontrol ve takibi yapılmış olsaydı belki de vahim hadise yaşanmayacaktı.

Ama daha önemlisi, “para” ile şöhret ve makam ile imtihanı kaybetmiş olmaktır.

Mutmain kalbin yok olmasıdır.

SERVET DÜŞMANI DEĞİLİZ AMA HAKSIZ KAZANCA, HARAMA BULAŞMAYA TAHAMMÜLÜMÜZ YOK

Biz servet düşmanı değiliz. Biz makam ve mevki düşmanı da değiliz. Çevredeyken, merkezi düşman bilmedik. Paramız yokken zengini düşman bellemedik. Çünkü biz helalinden kazanılan servetin, insan için anasının ak sütü gibi helal olduğunu bildik.

Ne ki makamı, mevkii, “haksız” para kazanmanın kapısı yapmışsa biri… Ve o haksız kazanç ile “haram”a bulaşmışsa (Uyuşturucu kullanmak da büyük günahlardandır dinimizce.) ve kabahati alenileştirmişse…

O zaman bu davanın samimi insanları gelir yakana yapışır!

Yakana yapışamıyorsa yüzüne tükürür.

Çünkü, onca emek, onca çaba, birkaç züppenin yüzünden yara almıştır.

***

Helal rızkının peşinden koşan… Ticaret yapıp helalinden kazanan… Sabah evinden rızkı için çıkıp, ücreti karşılığı çalışan… Ve evine iç huzuruyla geri dönen milyonlarca insanın, büyük hayalleri karşısında böyle küçük hadiseler can sıkıcıdır. Ama onlarla mücadele etmek de bizim görevimizdir.

Yanılıyor muyum?