Koronavirüs futbolu vurdu! Spor Yayıncılığını bekleyen büyük tehlike ne?

Geçtiğimiz hafta, ülkemizdeki lig maçlarını yayınlayan korsan yayıncıların engellenemez yükselişini, içlerinden birinin giderek popülerleştiğini ve taraftarların onu bir tür dijital Robin Hood gibi algıladığını yazmıştım. Bu yayıncıların arkasındaki asıl patronu gösteren, yasa dışı bahis siteleri tuzağına dikkat çeken ve yasal yayıncının bunları engelleyemediği takdirde abonelik bedellerini ödenebilir rakamlara çekerek bu belayı defedebileceğini savunan bir yazıydı.

Gelin görün ki kafasını kuma gömmeyi tercih edenler yüzünden yazım hedef oldu. Yasal yayıncı, korsan yayıncının reklamını yaptığımı iddia ederek, telif zırhı üzerinden yazıma ve bana saldırdı. O yazı artık Medyaradar’da yok çünkü Katarlı yayıncı telif hakları meselesini kafasına göre yorumlayarak bu konuda yazan-çizen herkesi susturabileceğini düşünüyor.

Bana özel bir durum değil, markalarını sevimsizleştirme pahasına işi inanılmaz bir noktaya taşıdılar. Beşiktaş Kulübü, Galatasaray derbisinde attığı ikinci gole ilişkin videoyu sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Yayıncı kuruluş telif hakları sebebiyle bu videoyu kaldırttı. Yine Beşiktaş'ın tecrübeli futbolcusu Josef de Souza, geçtiğimiz aylarda Instagram hesabından maç görüntülerinin olduğu bir video paylaşmış, daha sonra ise hesabı kapatılmıştı. Hıncal Uluç’un yazılarında sıklıkla eleştirdiği Katarlı yayıncının arası, taraftarla, oyuncuyla, klüple, federasyonla yani herkesle bozuk.

Madem darılıyor, güceniyorlar, onlara içinden hiç korsan yayıncı geçmeyen tatsız haberler vereyim.

Financial Times’da yayınlanan bir makalede spor yayın hakları meselesinin geldiği durum, oyuna verdiği zarar ve geleceği masaya yatırılıyor.

Kısaca özet geçireyim. Konuyu Avrupa ligleri üzerinden değerlendiren makalede, medya sözleşmelerinin, Avrupa'nın en büyük 5 liginin geçen sezon toplam 17 milyar Euro gelir elde etmesine yardımcı olduğu ancak pandemi yüzünden ertelenen liglerin ve her gün hayatımızda daha da fazla alan işgal eden dijital platformların oyundaki bol parayı kaçırmak üzere olduğunun altı çiziliyor.

Bu makalede bir de kehanet var; Avrupa'nın en iyi futbol ligleri, televizyon haklarının değerinde bir "deflasyon" dönemine hazırlanmalı diyor yazan kişi. BT Sport'un başkanı Simon Green’in sözleri bu kehaneti destekliyor.

İngiltere Premier Ligi ve Avrupa'nın en büyük kulüp turnuvası Şampiyonlar Ligi'nin en büyük yayın ortaklarından BT Sport'un başkanı Simon Green, Avrupa'nın en büyük beş ligi olan İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya ve Fransa'daki kulüplerle, geçen sezon başta TV sözleşmeleri olmak üzere toplam 17 milyar Euro gelir elde eden medya haklarının son yıllarda oyuna para akıttığını ancak bu eğilimin sona ereceğini söylüyor.

Green, Financial Times Business of Football Zirvesi'nde verdiği demeçte, "Kesinlikle bir hak düzeltmesi olacak ve bu durum birçok kişi tarafından hakların deflasyonu olarak yorumlanabilir" dedi .

Green’e göre gelinen durum, bu yılın sonlarında 2022 ile 2025 arasındaki üç sezonda Birleşik Krallık'ta maç yayınlama hakları için yapılacak açık artırmayı etkileyecek ve bu da Premier Lig'e darbe vuracak.  Sky, BT Sport ve Amazon’u resmi yayıncı yapan mevcut anlaşma İngiliz kulüplerini sporun en zenginleri arasına koydu ancak Netflix gibi dijital platformlara geçiş yapan genç izleyicilerin, artan bilet fiyatları yüzünden stadyumlardan uzaklaşan taraftar heyecanın yanı sıra pandeminin neden olduğu reklam kayıpları, yayıncıların spor hakları harcamalarını azaltmalarına neden oldu.

ABD medya şirketi Discovery'nin sahibi olduğu spor ağı Eurosport'un başkanı Andrew Georgiou, gençlerin spora, özellikle de futbola daha az ilgi gösterdiğini ve bu durumun oyunda gelecekteki gelir artışını etkileyebileceğini söylüyor. "Tüketici tarafındaki talep daralması, sadece yayıncıların değil herkesin endişelenmesi gereken bir şey" diye ekliyor.

Evet, Koronavirüs ligleri vurdu. Stadyumlar kapalı kaldıkça önde gelen kulüpler gelir sıkıntısı çekiyor, büyük kesintiler yapıyor. Georgiou, Premier Lig, taraftarların stadyumlardan uzak tutulmasıyla İngiliz futbolunda her ay 100 milyon sterlin kaybedildiğini söyledi.

Bir nakit sıkıntısı ile karşı karşıya olan Avrupa kulüpleri, çoğu ücret kesintilerine karşı geri adım atan yıldız oyuncularla olan sözleşme yükümlülükleri nedeniyle maliyetleri düşürmek için de mücadele ediyor. Taraftarın öfkesi ise Koronavirüs pandemisinden önce başlamış gibi görünüyor. Yazının altındaki yorumlardan birinde, “Oyuna giren paranın büyük çoğunluğu, transferler, oyuncuların maaşları ve oyuna hiçbir katkısı olmayan menajerleri için kolay, lüks bir yaşam için tekrar geri döndü. Oyuncular daha rahat ve topluluklarından ve gerçek hayatlarından daha uzaklaştı.” deniyor.

Ülkemizdeki yasal yayıncının da liglerin ertelenmesi yüzünden uğradığı gelir kaybını telafi etmek için mevcut ihale anlaşmasını değiştirmek için çabaladığı ortada ama İngiltere Premier liginden farklı olarak başında bir de korsan yayıncı belası var.

Ve yine yazıyorum, hal böyleyken kimsenin aklına maç yayınlarını alınabilir bedellerde tutarak abone arttırmak gelmiyor. Hal böyleyken meydan korsana kalıyor. Yayıncının önlemi ise bu konuda yazan-çizen herkesi susturmak.

Anlıyorum, gönülsüzce yapıyorlar işlerini, hatta üstlerinde siyasi etkiler bile var ve ihalede ödenen yüksek rakamı bir an önce çıkarmanın peşindeler ancak mevcut abonelik sistemi oyunun ruhuna aykırı çünkü futbol bir seçkin eğlencesi değil. İnsanlar maç izlemek için onlarca alternatif yol deniyor ve buluyorlar.

Bir şey satıyorsanız ve çalınıyorsa şunu unutmayın; kimse alabileceği bir şeyi çalmaz!

Murat Tolga Şen