Korona virüse en tuhaf yorum Azra Kohen'den geldi!

Televizyonda Korona virüsü tartışmasını modere edecek ve bu oturumda konuşacak kişilerin yetkinliğe ihtiyacı olduğu ortada. Kafanıza göre birine mikrofon uzattığınızda ortam panayır çadırına dönüşüveriyor.

Kendilerini sürekli olarak Corona virüsü üzerine yayın yapmak zorunda hisseden haber kanallarımız artık işin suyunu çıkardı! Unvanları ve uzmanlıkları şüpheli bir sürü şahıs TV ekranlarından zaten panik içinde yaşayan halkın kafasını karıştırıyor ve bunu yaparken de oldukça rahat görünüyorlar.

Son örnek; her konuda uzman olduğu düşünülen yazar Azra Kohen, Habertürk kanalında Oylum Talu’nun sunduğu programda kendisini psikolog olarak tanıtıp büyük bir umursamazlıkla ve kulaktan dolma bilgilerle bir komplo teorisyenine yakışacak şekilde Korona virüs hakkında ahkam kesti.

Sevgili Azra Kohen’e göre ülkemizde de görülen ve bir sürü can alan virüs Çin’in Wuhan şehrinden yayılan virüs değil. Azra Kohen’in yaptığı konuşma tam olarak şöyle...


“Biz söylenenlere değil delillere bakmak zorundayız. Delillere baktığımız zaman Wuhan’dan giden uçakta virüs bir anda beyine gitmekten vazgeçmez. Yani, beyine gitmekten vazgeçeyim de ciğerlere gidip oksijeni keseyim diye bir evrim yoktur. Doktorlar, böyle bir evrim vardır çünkü virüs bulunduğu, konakçı olduğu yapıyı yok etmek istemezler diyor. Bunun delili nerede? Virüs, fotoğrafı çekilemeyen çok küçük bir yapı. Bu, delili olmayan, bir insanın teorisi. Bana bunu kimse delille açıklama yapamaz. Bu, insan zihninde bağlama yaparak ürettiği şeylerden birisi. Benim delilim nerede? Çin’de çıkan virüsle şu anki virüs arasında çok ciddi farklar var. Bakın bir gemi vardı. Burada bir çok insan virüs kaptı. O gemi ile Wuhan arasındaki ortak noktayı bulun.”

Azra Kohen psikolog mu, bunu kesin olarak bilmiyoruz, sosyal medyada bu konuda eleştirilince diplomasını göstereceğini söylemiş ama Twitter’da gösterdiği şey diploma değildi. “Azra hanım, bu diploma değil” denildiğinde de, belgeleri İngiltere’deki okulundan istediğini, birkaç gün içinde diplomasını göstereceğini açıkladı. Bekleriz sorun değil ancak yaptığı açıklama ile psikoloji biliminin kıyısından kenarından geçmeden bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı tıp doktorunun alanına girmiş.

Bu açıklama daha doğrusu sayıklama hali çok tepki çekti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr. Özlem Kayım Yıldız, söz konusu açıklamalara Twitter hesabından verdiği tepkide “Cehalet çok fena, aşırı özgüvenli cehalet daha da fena” ifadelerini kullandı. Gerçekten de öyle...

Televizyonda Korona virüsü tartışmasını modere edecek ve bu oturumda konuşacak kişilerin yetkinliğe ihtiyacı olduğu ortada. Kafanıza göre birine mikrofon uzattığınızda ortam panayır çadırına dönüşüveriyor. Bence Oylum Talu ve Azra Kohen karşılıklı oturup Korona virüsü konuşacak en son kişiler. Oylum hanımın da bu konuda bir uzmanlığı yok, o yüzden de moderasyonu sakıncalı.

Oylum Talu’nun bu topa girmemesi gerekirdi. Kendisinin, Burası Haftasonu programında, konuğu Yasemin Allen'a, "en sevdiğin yabancı aktör kim" diye sorduktan sonra aldığı "Michael Fassbender" cevabına, "o da kim" diye karşılık verip sonra da cep telefonuna bakarak "benim kocam daha yakışıklı" demişliği vardır. Aynı programda çağırdığı bir astronot adayı gence de "2 G'den sonra bayılıyorsun" diyerek konular ve konukları  üzerinde bir bilgisi olmadığını ispatlamıştı.

Oylum hanım, tüm saygımla; sinema, uzay falan tamam ama lütfen halkın sağlığını ilgilendiren bu kadar önemli bir konuda da siz program yapmayın, yaparsanız da çağıracağınız konuk psikolog unvanlı Azra Kohen olmasın. Unvan tartışması bir yana o alanda bile yorum yapmıyor ki!

Haber kanalları bazen bir lunaparka dönüşüyor, Habertürk kanalında yayınlanan bu program da onlardan biriydi. RTÜK bu tuhaflıkların önüne geçer mi bilmiyorum ama siz lütfen kendinizi ve sevdiklerinizi bu yayınlardan uzak tutun.

Murat Tolga Şen - murattolga@gmail.com