Kim bu Camdaki “sorunlu” Kız? En tuhaf karakterler bu dizide…

Salı akşamları TRT1’de Masumlar Apartmanı, Çarşamba TV8’de Doğduğun Ev Kaderindir, Cuma yine TV8’de Kırmızı Oda… Bitti mi, bitmedi! Kanal D, Perşembe akşamları boş kalmasın deyip ekranlarda yeni bir “Gülseren Budayıcıoğlu dizisi” daha başlattı. Camdaki Kız…

Gülseren Budayıcıoğlu’nun aynı adlı romanından uyarlanan Camdaki Kız’ın çok iddialı bir oyuncu kadrosu var. Burcu Biricik, Devrim Yakut, Hande Ataizi, Nur Sürer, Tamer Levent… Bu yıl kurulan en popüler cast’lardan biri.

Camdaki Kız iddialı proje, Gülseren Budayıcıoğlu’nun eserlerinden uyarlanan diğer diziler gibi bu da bir OGM Pictures işi, yapımcısı Onur Güvenatam, yönetmeni Nadim Dinç. Oturdum başına izlemeye koyuldum ve hemen şunu fark ettim; dizi sektörümüz aynı kaynaktan beslendikçe farklı dizilerde aynı karakterleri izleyeceğiz.

Masumlar Apartmanı’nın Safiye’sinin (Ezgi Mola) muadili bir karakterle karşılıyor dizi seyirciyi. Nur Sürer’in canlandırdığı Feride Bayraktaroğlu ekranda göründüğü andan itibaren seyirciyi geriyor. Masumlar Apartmanı’ndaki Safiye’nin başlıca kurbanı kardeşi Gülben’di (Merve Dizdar), burada da Burcu Biricik’in oynadığı Nalan bir kurban karakter olarak çıkıyor karşımıza… Kitabı okuyan bir arkadaşım, böyle bir bölüm olmadığını söyledi.

OGM Pictures dizileri teknik açıdan özenli işler, ışığı, görüntüsü, sanatı, sesi fevkalade. Görüntü yönetmenliğinde farklı bir şeyler denemişler, gereksiz bir sürü zoom in-zoom out var, yorucu, bence vazgeçilmeli. Dizideki eşlikçi müzikal temalar (score) etkileyici. Bu dizinin müziklerini, Kırmızı Oda’nın müziklerini de yapan yetenekli Fırat Yükselir yapmış, diziyi izlerken sürekli aklınıza Kırmızı Oda’nın gelmesi biraz da bu yüzden. Birbirine yakın temalar bunlar. Gerçi Fırat Yükselir elinden geleni yapmış, bazı anlarda Hollywood filmlerindekine benzer tınılar duyuyoruz.

Bir Zamanlar Kıbrıs eleştirimde yazmıştım, Milliyet’ten Sina Koloğlu ağabey de destek vermiş, yine yazayım; Türk dizilerinde müzik hiç durmuyor. Sanki sessiz sinema dönemindeyiz de görüntüye sürekli eşlik eden bir orkestra var. Bu haliyle Türk dizileri bir zamanların şu meşhur “soap opera” tanımını sonuna kadar hak ediyor. Başkaları ne düşünür bilmem ama 2,5 saat süren dizi boyunca sürekli aynı müzikal temaları duymak beni yoruyor.

Camdaki Kız’ın en büyük sorunu şu; seyirci Gülseren Budayıcıoğlu uyarlaması dizilerden ne bekleyeceğini biliyor. Bu diziler adeta sorunlu karakterler balosu gibi. Camdaki Kız daha ilk bölümünden psikopat karakterleri ortaya saçarak ve uç davranışlarını göstererek, “gel vatandaş, en sorunlu karakterler bu dizide” diyor ama bu çok doğru bir strateji değil. Masumlar Apartmanı’ndaki Han’ın karakter gelişimi bence en doğrusu. Burada herkesin maşallahı var, seç beğen al!

Ne diyebilirim ki; Kırmızı Oda’yı, Masumlar Apartmanı’nı sevenler bunu da sever, o dizilerden sıkılanlar ise bu diziyi daha ilk bölümden bırakır. Bana göre OGM, altın yumurtlayan bir tavuk bulmuş ama aynı kaynaktan bu kadar fazla üretim yapmak seyirciyi sıkıp tüm işlere olan ilgisini yitirmesine yol açabilir. Daha açık yazayım; Camdaki Kız farklı bir dizi olamamış, biraz Kırmızı Oda ama daha çok Masumlar Apartmanı gibi… OGM, kendi işlerinin taklitçisi durumuna düşmüş. Bunlar belki de fazla kaygılı yorumlar, reyting makinesi düzgün çalışıyorsa sektörün umurunda olmuyor ama şu işte korkunç emek var, daha doğru değerlendirilebilirdi.

Camdaki Kız Perşembe için uygun, Bir Zamanlar Kıbrıs ve Mucize Doktor arasında kendine yer açabilir ve Star’ın Akrep dizisinin kuyruğunu koparır gibi geliyor. Haftanın 4 günü aynı yazardan uyarlama sıkıntılı tiplerle dolu dizileri izlemek çok önerebileceğim bir şey değil ama reytingi yüksek gelirse şaşırmam.

Halbuki bu macera İstanbullu Gelin ile ne de güzel başlamıştı. O dizide çok olumlu mesajlar ve motivasyonlar vardı. Bu son uyarlamalarda ise neredeyse gerilim filmi izler gibiyiz. Şu cüce uşak (Hamza Yazıcı) tiplemesi o etkiyi daha arttırıyor, sanki Hammer Film* mamulü gotik bir korku filmi izliyoruz! Pandemi çok, aşı yok, Nisan geldi ama güneş yok ve benim daha da bunalmaya ihtiyacım yok diyerek Camdaki Kız’ı ilk bölümde bırakıyorum ama meraklısına karışmam, iyi seyirler…

MURAT TOLGA ŞEN

Hammer Film: Merkezi Londra'da bulunan bir İngiliz film yapım şirketidir. 1934'te kurulan şirket, 1950'lerin ortalarından 1970'lere kadar yapılan bir dizi Gotik korku ve fantastik filmle tanınır.