Televizyon
01 Nis 2013 13:44 Son Güncelleme: 23 Kas 2018 15:06

KESKİN KALEM "ZAPİNG" YAPTI! "RENKLİ CAM"IN ARKASINDA NELER VAR?

TRTTURK'te operasyonun sebebi ne? TV8 neden çıkmazda? Star'da tüm gün krizi, Kanal D'nin bahar stratejisi ne? Ve haber kanalları... Keskin Kalem yazdı.

Google Haberlere Abone ol

TRT TÜRK’TE OPERASYONA DEVAM

Aldık elimize “uzaktan kumanda”yı, şimdi televizyon kanalları arasında “zaping” yaparak
“renkli cam”ın arkasını konuşacağız. Hangisinden başlasak ki diye hiç düşünmüyoruz, “yapılan operasyon” bazında ilk sırada TRT Türk var. Sektörün içindekiler biliyor. Geçtiğimiz aylarda TRT Türk’te “zorunlu” bir operasyon yapılmış, kanalın koordinatörü Ümit Sezgin, görevden alınmıştı. “Zorunlu” diyoruz, çünkü Ümit Sezgin ve ekibi, TRT Kurumu’nun güvenirliğini zedeleyen, hatta “davalı” durumuna düşüren nahoş bir olayın sorumluları olarak çıkmıştı karşımıza. A kişinin projesini, B kişiye yaptırıp, projenin asıl sahibi tarafından mahkemeye verilen TRT Kurumu, TRT Türk yöneticilerinin özensizliği, dikkatsizliği, hadi daha ileri gidelim, belki de “ince hesapları” yüzünden dava edilmişti. Bu süreçte içerik, bütçe kullanımı ve kanal yapılanması anlamında mercek altına alınan TRT Türk, Genel Müdürlük Müfettişlerinin ve Denetçilerinin “olumsuz” ve “müdahale gerektiren” raporlarıyla konuşulur olmuştu. TRT Üst Yönetimi, bu konuda yapılması gerekeni yaptı ve hemen operasyon başlattı. İlk etapta Ümit Sezgin görevden alındı… Ardından, kanal içinde yine Ümit Sezgin’in oluşturduğu yönetici statüsünden isimler uzaklaştırıldı. Kanalın yeni Koordinatörü Nasuhi Güngör, belki şahsi kararları, belki de Genel Müdürlük direktifiyle, TRT Türk içindeki değişim operasyonlarını sürdürdü. Son olarak yıllardır ekranda haber sunan Zafer Elgin de kızağa alındı. Şimdi insan düşünmeden edemiyor. TRT Türk’te neler oldu, neler yaşandı ki, bu kanal, son yılların en büyük “ekip değişikliği” icraatına adını yazdırdı? O denetim raporlarında hangi gerçekler su yüzüne çıktı da, Demokles’in Kılıcı, “fatura” kesmeye başladı? Takipteyiz! Yeni bilgileri kamuoyuyla paylaşacağız.

TV 8 “ÇIKMAZ”DA

Alın size “beklenmedik” operasyonlarla dikkat çeken bir başka kanal:TV 8…Kanalın “icraatçı” Genel Müdürü Abiş Hopikoğlu, son bir yıldır, yayıncılık anlamındaki girişimleriyle adından söz ettiriyor. Ancak, girişim var tamam da, “çıkış” yok TV 8’de…ÇIKIŞ yok…! Çünkü, televizyon tecrübesi 3-4 yılla sınırlı olan Abiş Bey, gözünü karartıp, olmadık sokaklara dalıyor. Ve ona “bu çıkmaz sokak” diyen bir Allah’ın kulu çıkmıyor kanalda. Kimse “Kral Çıplak” diyemiyor. Niye? Çünkü Sayın Genel Müdür, “bun bu işi öğrendim” modunda. Ben bilirim, ben yaparım diyor. Sonra bakın neler oluyor: Bence, Türk televizyon tarihinin en iyi figürlerinden biri olan Okan Bayülgen transferi çok yerinde bir işti. TV 8 “niş” bir kanaldı. Okan Bayülgen hamarat, genç kitlesi olan, deneysel işlere sempatiyle bakabilen “modern” bir figürdü. İyi, güzel de, sonra ne yaptınız? Seda Sayan’ı transfer ettiniz. Seda Sayan’ın izleyici kitlesiyle Okan Bayülgen’in izleyicisi ne kadar örtüşür? Yetmedi, ardından Mehmet Ali Erbil operasyonu…Yine kanal çizgisiyle, Okan Bayülgen figürüyle asla uyuşmayan bir icraat. “Trophy Türk” fiyaskosu ise herkesin malumu… Çok pahalı bir işti. Ama, projenin yapımcıları da, TV 8 yöneticileri de el birliğiyle işi yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. Cicişler sevsin sizi !…O nasıl bir yarışmacı grubu? O nasıl bir sunucu ( Ertem Şener kardeşimiz bildiği işi yapmalı ) ? O nasıl bir kurguydu öyle?
Neyse, “yanlış icraat”lara örnekler çok da, biz bugüne gelelim. Malum Okan Bayülgen TV 8’den ayrıldı ve Beyaz TV ile prensipte anlaştı.Yani, TV 8’den “çıkış” olmayacağını gördü. Hemen ardından da 5 yıldır kanalın Reklam Grup Başkanı olan Tarık Bazarbaşı TV 8’le yollarını ayırdı. Yollandı mı, istifa mı etti ayrıntısı bir yana, kanal yeterli reklamı alamıyordu. Bu sorunun altında yatan asıl neden, “niş” kanal TV 8’in kimliksiz, avam, hedef kitle çelişkileri yaşar hale gelmesiydi. Patron Mehmet Nazif Günal da çıkmazı görmüş olmalı ki, Okan Bayülgen’in oluşturacağı gençlik kanalı “on 8 “i rafa kaldırdı. Zaten bu karar, Okan Bayülgen’in “siz yolunuza, ben yoluma” demesine neden oldu.

Şimdi benden Abiş Hopikoğlu’na “beleş” bir çıkış reçetesi: Sayın Genel Müdürüm, ne yap et, hemen birkaç transfer yap… Sayıyorum: Banu Alkan, Ferhat Güzel, Mustafa Topaloğlu, Cicişler, Ankaralı Turgut, Haydar Dümen, Dilberay ve ille de Nihat Doğan… Talk Show programını da bizzat sen sun Müdürüm.

Bak o zaman TV 8, Flash TV’yi geçiyor mu geçmiyor mu !!!

Gazetecilik etiğini hiçe sayan, ekran parıltısı olmayan ve sadece gazetedeki köşesini kullanarak ekranlarda boy gösteren, nemalanan bir kişiye kanalı teslim etmek Abiş Bey’in en büyük yanılgısı… Tava gelmişsiniz Abiş Bey…..

STAR’DA TÜM GÜN KRİZİ

Gelelim STAR TV’ye… Kanalın izlenme oranlarının artması, mucizevi bir durum değil…O kadar bütçeye, o kadar transfere, az bile…Zaten Acun Ilıcalı ve Muhteşem Yüzyıl, artı Şampiyonlar Ligi yayınları, prime time’daki yükselişin tek nedeni…Peki, bunları çıkartırsak, Star’da hangi proje, hangi dizi patlamış? Hangi yeni yapım ortalığı sallamış? Belki İşler Güçler için olumlu konuşabiliriz… Başka? Yok…

Hele hele tüm gün izlenme oranlarına baktığımızda, Star TV Program departmanı, tam anlamıyla “dip” yapmış. Kadın kuşağındaki kronik hastalık hala devam ediyor. “Melek” olmuyor… Olmaz da… Alişan-Sevcan Orhon olmamıştı, “Film Gibi” de olmuyor. Vasatı aşamayan “Büyük Risk”te her ne hikmetse yayında kalmaya devam ediyor… Hikmeti bizde saklı bu yarışmayı geçelim ve Star için, bizden “beleş” bir kurtuluş reçetesi verelim: Hürrem Sultan, Hatice Sultan, Mahidevran Sultan birlikte sunsun kuşak programlarını… Desti-İzdivaç’ın “Osmanlı” versiyonu… Sümbül Efendi de “Film Gibi” ye yakışır…Oldu da bitti maşallah…


KANAL D’NİN BAHAR STRATEJİSİ

Star TV’nin agresif büyüme stratejisi karşısında panik yaşayan Kanal D, bir nebze rahatladı. Star’ın tüm gündeki basiretsizliği grubun medyadaki CEO’su İrfan Şahin’e rahat bir nefes aldırdı. Bu süreçte “Ben Bilmem Eşim Bilir”in beklenmedik başarısı, İrfan Bey’in yüzünü güldürdü. Kulağımıza gelenlere göre, Kanal D ve D Prodüksiyon, önümüzdeki günlerde dizilere alternatif olabilecek program formatlarını art arda denemeye başlayacaklar. Yaz dönemini bir anlamda “dene gör” politikasıyla geçirecekler.

ATV'DE EN FAZLA HUKUK SERVİSİ ÇALIŞIYOR

Son dönemlerde ödeme sıkıntısına düşen ATV’de ise bahar hala çok uzak. Ne çalışan personel memnun, ne bu kanala iş yapan yapımcılar. Şu sıralar kanalın en yoğun departmanı Hukuk Servisi’ymiş. Alacak davaları, alacaklıların haciz istemleri…Finans Servisi’nde ise yapımcılara hep aynı terane: Bugün git, yarın gel. Hatta öbür ay gel.En güzeli öbür yıl gel!...

Bakalım para sorunu, önümüzdeki haftalarda iddialı yapımların devamını ve izlenme oranlarını nasıl etkileyecek?

SHOW TV BEŞİKTAŞ GİBİ! 

Yıllardır, Mehmet Emin Karamehmet’in “kendi yağınızla kavrulun” öğretisini hatim eden Show TV yöneticileri, “yokluk”tan artık pes etmek üzere…Söylenecek bir şey yok…Bu kanal kötü gidiyor ama, durumları Beşiktaş gibi…Show TV personeli, son 6-7 yıldır “Feda” sezonu yaşıyor. Yazık!...

FOX TV FARK YARATAMADI

Doğrusunu söylemek gerekirse, Fox TV’nin Türkiye’de tutunmuş, benimsenmiş olması bir başarı. Başka kanallarda tutan yapımları, ünlü ekran yüzlerini transfer etmeleri ilk dönemlerde doğru bir yöntemdi. Ancak, artık bu yöntem yürümez. Bundan böyle Fox TV’ye yön veren yöneticilerin, programcıların “özgün” şeyler denemeleri lazım. Transferlerle değil, ürettikleriyle, parlattıklarıyla isimlerinden söz ettirmeleri lazım.

Ve gelelim Haber kanallarına….

Bu kanal bunu yaptı, şu kanal bunu yapmadı demeden genel bir tablo içinde yorum yapmaya çalışacağım… NTV; ilklerin kanalı olmaya ve rakiplerinin 5 adım önünden gitmeye devam ediyor… Ekranı en temiz kanalların başında geliyor… Yalnız gece kuşağı Can Dündar’dan sonra bir türlü oturmadı… Genç bir kardeşimizi o ateşe attılar olmadı, şimdi de bir sunucu kızımız o boşluğu doldurmaya çalışıyor… Bu anlamda NTV sınıfta kalmıştır…

CNN Türk; iyi niyetli bir şeyler yapmaya çalışsa da olmuyor olmuyor… Adının başında CNN markası var ama Amerika’daki CNN’de gecenin bir vakti içinde müziğinde olduğu bir programı ben hatırlamıyorum…

24'ün haber kanallarımız içinde özel bir yeri var. Ve şu tespiti yapmak sanırım yanlış olmaz. Baştan söyleyeyim “Yandaş” ve “Candaş” diye bir ayrıma girmeden direkt olarak söylüyorum. Bu kanalın “İtibar” ve “Güvenirlik” sorunu var ve bunu aşmak içinde yapılması gerekenleri sanırım kanalın sahipleri benden daha iyi biliyor…

Haber TÜRK’te bugüne kadar çok sayıda övgüye değer işler yaptı. Ancak, son aylarda bir kimlik bunalımı yaşıyorlar. Haber refleksleri, iyi ama yetersiz. Programları ise çok sıradan… Stüdyo haberciliği,konuk al saatlerce konuştur, anlayışı sanırım artık bitti… Kanala renk ve artı değer katan isimleri ise birer birer yok oldu…

A Haber de; ne yazık ki 24’ün yaşadığı paradoksu yaşıyor… Kanalın elle tutulur bir çizgisi yok… “Tarafsızlık” olgusu A Haber’in de önündeki en büyük sorun… Bence beklenenlerin altında bir kanal çizgisinde….

SKY Türk’e ayrı bir torpil geçeceğim keza grubun içindeki ekonomik sorun bu kanalımızı eleştirmeme el vermiyor… Biliyorum ki çok sayıda meslektaşım zor şartlar altında bu kanalı var etme mücadelesi içinde… Onlara koca bir ALKIŞ…

TGRT Haber; yıllardır varlığı ile yokluğu belli olmayan bu kanalımız son zamanlarda bir kıpırdanma içinde… Değişen ekran yüzleri renk katsa da kanala, kurumsal renkleri ve dekorları facia… Kanalın bazı programları da evlere şenlik… Yayın planlaması ise bu kanalda yok gibi bir şey… İHA gibi bir ajansın arkasında olduğu bu kanalın kurmayları eğer, “bizde 1.Lig’deyiz” diyorlarsa çok ama çok çalışmaları gerekiyor…

KESKİN KALEM