Keskin Kalem
02 Eki 2016 10:18 Son Güncelleme: 23 Kas 2018 21:34

Keskin Kalem yazdı: FETÖ'cü polis müdürlerine 'Emrinizdeyiz' diyen ünlü gazeteci ve yaveri kim?

Medyaradar'ın usta yazarı Keskin Kalem, günlerdir duyurusunu yaptığı isimleri bugün afişe etti.

Keskin Kalem yazdı: FETÖ'cü polis müdürlerine 'Emrinizdeyiz' diyen ünlü gazeteci ve yaveri kim?
“Emniyet’te FETÖ’nün polislerine nedamet getiren gazeteci-yazar ve TV’ci kim acaba?” diye hop oturup hop kalkanlara iyi pazarlar!

Gündem biraz olsun sakin görünüyor ve Keskin Kalem de günlerdir duyurusunu yaptığı yazısını nihayet sizlerin gözüne sunuyor.

İyi okumalar sevgili dostlar.

* * *

23 Eylül sabahı Medyaradar bir kez daha şaşırttı.

İnternette ne de olsa açılış sayfam.

“Fatih Altaylı'dan dobra dobra: FETÖcülere boyun eğmedim, amaçları beni içeri atmaktı!” başlığını görür görmez “Vay be, helal olsun bu kahraman Fatih’e” dedim.

Tabii ki kinayeyle, muzip muzip sırıtarak.

Habertürk köşe yazarı Fatih Altaylı’nın uzun bir sürenin ardından Medyaradar'ın usta röportajcısı Alev Gürsoy Cimin’e bir konuştuğu ama pir konuştuğu duyuruluyordu.

Alev yazacak da okumayacağım!

Altaylı’nın 15 Temmuz darbe sürecinden, gazetesine yönelik Cemaatçi iddialarına kadar pek çok konuya dobra dobra yanıt verdiği vurgulanıyordu!..

Gel de inanma!

Cumhuriyet’e ilk geldiği günden bildiğim, spor basınının yüz akı rahmetli Abdülkadir Yücelman’ın tedrisatına girdiği yıldan beri tanıdığım Fatih, medya dünyasının bildiği gerçekleri değil, halkın bilmediği yönlerini acayip bir Mega Ego ifadelerle, kendi kurgularını yinelemişti.

Yani atış serbestti ve O, gene döktürmüş de döktürmüştü.

* * *

Medyaradar ile anlaşmamı hatırlatarak devam edeyim; “Kimseye somut olmayan bilgilerle, tamamen şahsi sevgim veya hoşlanmayışım çerçevesinde yaklaşmayacağım. Siz de yazılarıma müdahale etmeyin. Yoksa bozuşuruz” demiştim.  

Onlar da “tamam” dediler.

Fatih Altaylı’nın röportaj vermesi, bildiğim gerçekleri sizlerle paylaşmama engel teşkil etmeyeceği güvencesiyle başladım yazmaya.

Aşağıda okuyacağınız satırlar çıktı ortaya!

* * *

Ak Parti hükümetinin son dönemi hariç her devrin ünlü gazetecisi olan Fatih Altaylı Medyaradar’a bir röportaj verdi.

Bizim medya mahallesinin çılgın ve de çatlak kalemi Perihan Mağden’in deyimiyle Faltaylı diyor ki; “Cemaate (FETÖ) boyun eğmedim. Beni içeri atacaklardı.”

Röportajında uzun uzun anlatmış Altaylı, FETÖ’ye nasıl karşı durduğunu, hatta onunla savaştığını söylemiş.

Buna kanıt olarak da “F Tipi Astsubayın Fişleme İtirafları” başlıklı Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki cemaat örgütlenmesini anlatan manşeti kanıt göstermiş.

Altaylı, Turgay Ciner’in bir kol saatine transfer ettiği gazeteci olarak da bilinir!

Fatih Altaylı iyi bir gazetecidir. Bunu herkes bilir. Her devrin gazetecisi olması da, güç ve iktidar sahibine göre pozisyon alabilme yeteneğinden gelir.

Ancaaaaaaaaak;

AK Parti iktidarının yakın döneminde Hükümetin kodlarına uygun davranmadığı, Tayyip Erdoğan’a da hep şüpheyle yaklaştığı, kimi zaman özel sohbetlerinde, bazen de yazı işleri toplantısında hakarete varan sözleri alenen sarf ettiği duyulunca patronu Turgay Ciner tarafından devre dışı bırakılmıştır.

Altaylı’nın HABERTÜRK içindeki davranışları da ayrı bir hikaye.

Altaylı, Ciner ile kurduğu ilişkiyi yıllardır Ciner’den sonra grubun en etkili ismi olan Kenan Tekdağ’ı alt etmek için kullanmaya çalışmaktadır, nafile başaramamaktadır.

Neyse belki ileride bunlar da yazılır…

Peki gerçekten Altaylı ve Tekdağ’a hiç sormadığı, hep kendisine mal ettiği gazetesi HABERTÜRK, FETÖ'nün hükümeti düşürmek için yürüttüğü türlü darbe faaliyetlerine ve bu işleri yürüten polis müdürlerine karşı durdu mu?

Onların bu amaçla verdiği haberlere itiraz etti mi?

Sorunun yanıtı net: Kocaman bir HAYIR!

Altaylı, bugün halen cezaevinde olan FETÖ’cü Emniyetçiler Ali Fuat Yılmazer liderliğindeki Yurt Atayün, Mutlu Ekizoğlu, Tufan Ergüder’in dahil olduğu polis müdürlerine açıkça boyun eğmiştir. Daha ileri gitmiştir. Onlarla gazetesinde, istedikleri haberleri vermek üzere pazarlık yapmıştır.

FETÖ soruşturması kapsamında aranan ve yurt dışına kaçtığı belirlenen gazetecilerden  Bülent Ceyhan, Adliye’de ve Emniyet’teki ‘Abi’lerince yazdırılan ‘haberleri’ Fatih Altaylı’ya götürürken, satırına dokunulmayacağı garantisinden hep emin olmuştur.

* * *

Ara Not: FETÖ’nün emniyet çetesindeki kilit isimler olan Ali Fuat Yılmazer liderliğindeki Yurt Atayün, Mutlu Ekizoğlu, Tufan Ergüder’in medyadaki ofis boylarından olan Bülent adındaki çocuk ve tıpkı kendisi gibi emir eri Kamil Maman kankasıyla firarda. Korkudan kaçıp gittiği Avrupa ülkesinde para pul derdine düşmüş. Maman da ona arka çıkmıyormuş.

Onun bunun hayatına kasteden düzmece haberlerde imzası bulunun eski Habertürk gazetesi adliye muhabiri Bülent Ceylan, işten çıkarıldığı günlerde Twitter hesabından “17 yıldır mesleğime kara leke sürmediğim için huzurluyum.” deme pişkinliğini göstermişti.

* * *

Fatih Altaylı mevzuuna dönüyorum yine…

Altaylı, Alev Gürsoy Cimin’le röportajında, FETÖ’cü polis müdürlerine boyun eğmediği yönündeki iddialı sözlerinde şöyle bir örnek veriyor:

“Cemaatin en güçlü olduğu ve emniyetle yargıya hâkim olduğu dönemde benim muhabirlerim bugün tamamı tutuklu emniyet müdürleri tarafından emniyete sokulmadılar. Onların verdiği haberleri sorguluyoruz diye... Yurt Atayün ile odasında buluştuk. Gergin bir tartışma oldu, yanımda Ramazan Kurnaz da vardı. Böyle görüşmelere tanık olmadan gitmem. Sonrasında Cemaatçi diye bilinen müdürler odaya geldi. Ben asla boyun eğmedim onlara….”

Altaylı o görüşmelerin detaylarını anlatmıyor ama yine iş başa düştü, Keskin Kalem bildiğini, emin olduğu bilgileri siz sevgili dostlarıyla paylaşacak!

Fatih Altaylı “Ben bu tip görüşmelere tanık olmadan gitmem” diyor. O’na göre, görüşmede ‘tek’ tanığı var Altaylı’nın. O da polis müdürleriyle kendisini buluşturan isim Ramazan Kurnaz.
O dönem Ajans Habertürk Genel Müdürü...

Ama yanılıyor Altaylı… Tek tanık bir dönem “Poligon Ramo” diye de anılan Ramazan Kurnaz değil. Hem kendi gazetesinin emniyetteki polis muhabirleri hem de Vatan Caddesi’ndeki emniyet müdürlüğünde görev yapan bir çok gazeteci o görüşmede neler yaşandığını biliyor.

Fatih Altaylı röportajında anlattığı gibi “Boyun eğmediği, haberlere itiraz’’ için değil, darbeci, FETÖ’cü polis müdürlerine, “Bundan sonra ne verirseniz haber yaparız, Altaylı’nın gazetesi sizin yanınızda” mesajı vermek için gittiler. Kısacası Fatih Altaylı ve Ramazan Kurnaz, FETÖ’cü polis müdürlerinin rahatsızlık yaratacak türden haberlere engel olacakları konusunda Ali Fuat Yılmazer ve saz ekibine garanti vermeye gittiler. Fatih Altaylı o görüşmede, darbeci çeteyi rahatsız eden haberlerin asıl suçlusu olarak Kenan Tekdağ’ı işaret etti.

Ali Fuat Yılmazer ve yanındaki darbeci polis müdürleri, o görüşmede Fatih Altaylı ve yaveri Ramazan Kurnaz ile aralarında geçen konuşmaları yine o dönem araları iyi olan ve bugün hükümete yakın duran gazetecilere de anlattı.

Vatan Caddesi’nin emektar polis muhabirlerinde de Altaylı ve Kurnaz yaverinin el pençe divan FETÖ’cülere biat ettiklerine dair çok daha fazla hikaye var.

Altaylı ve Kurnaz’ın zılgıt yedikten sonra kireç rengine dönen suratları anlatanların hala hafızasında.

Ha bir de FETÖ’nün en acımasız tiplerinden olan ve Silivri Cezaevi’nde yatan Ali Fuat Yılmazer’in 40 yıllık Altaylı’yı azarlarken nasıl bağırdığına dair bir dizi detay.

Lafı uzatmayayım, Fatih Altaylı üstadımız(!) röportajında, darbeci polis müdürleriyle yaptığı pazarlığı gizliyor.

Bu yolla FETÖ üzerinden yeniden hükümete yanaşmaya çalışıyor. E tabii, araba yazılarıyla nereye kadar?

Kurnaz yaverinin de, yumruklarıyla ve kadın çalışanlarına mobing derecesinde ileri geri konuşmalarıyla yerini sağlamlaştırdığı söylenebilir.

Bu arada aklıma gelmişken şunu da diyeyim; zaman zaman Göktürk’de rastladığım Kemer Country’da milyon dolarlarla alınabilen villada oturan ultra lux arabalarıyla asfalt eriten Fatih Altaylı, medyanın emekçisi olduğunu falan ima ediyor sık sık.

Pişkinliğin böylesine pes vallahi!

Birlikte kurdukları Habertürk Gazetesinde Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı, yani kendisinden sonra gelen kişi olan Doğan Satmış’ın işine Ciner Medya’nın başındaki Kenan Tekdağ bundan 2  yıl önce son verirken Fatih efendi gıkını çıkartmamıştı!

Cumhuriyet gazetesi yıllarında emekçilerin uğradığı haksızlıklarda sus pustu.

Silahların ortada gezdiği bir gecede Güneş gazetesine el konulduğunda baba figür Fatih Altaylı’nın atıp tuttuklarını benim gibi 40 yılı devirenler asla unutmazlar!

E postalarınız gelmeye devam etsin lütfen.

YARIN: Rahmetli Çetin Emeç’in kemikleri sızlıyordur! Sus pus olan Hürriyet yazarları… Ve daha fazlası…

e-mail: medyaradar@gmail.com