Keskin Kalem
15 Kas 2016 10:52 Son Güncelleme: 23 Kas 2018 21:39

Keskin Kalem tavsiye etti: Fatih Portakal'ın çiftliğinden beslenmelisiniz!

Medyaradar'ın sivri dilli yazarı Keskin Kalem, Altın Kelebek Ödülü'nü aldıktan sonra yaptığı konuşmayla gündeme oturan Fox Ana Haber sunucusu Fatih Portakal'ın bilinmeyen yönünü köşesine taşıdı.

Keskin Kalem tavsiye etti: Fatih Portakal'ın çiftliğinden beslenmelisiniz!
Sevgili Dostlarım, Medya Mahallemizin Her Biri Özel ve Güzel İnsanları! Hepinize Merhaba!

İnceldiği yerden kopsun misali medya mahallesinde dönen dolapları anlatıp paylaştığım bu mecrada zaman zaman “hop çekildiğini” belirterek gecikmeli bir “iyi haftalar” diliyorum!

Nasıl “hop çekildiğine” gelince!

Hemen anlatayım; ben 40 küsur yıllık meslek hayatım boyunca kimsenin ekmeğiyle ve makamıyla, işi gücüyle uğraşmadım, oynamadım!

Ama gelin görün ki, Medyaradar ailesi benden dolayı sıkıntılı günlerden geçiyor!

Yazdıklarımdan dolayı tehdit edenler mi dersiniz, Google merkezine başvurup reklamları kestirmek isteyenler mi dersiniz!

Beni susturmak için çabalayanların haddi hesabı yok!

O yüzden bu sabaha dek susmayı tercih ettim.

Ve fırtına şimdilik dindi gibi!

Mektup ve telefon mesajları kesildi!

Anladım ki susmamı isteyenler var ve tüm taktikleri Medyaradar ailesini bunaltarak Keskin Kalem’e geri adım attırma üzerine!

Ancak gelin görün ki olmuyor; geri adım atmak yok, yola devam!

KORKAK VE HAİN TİPLER!

Mayıs 2009’da yayına başlayan ve 28 Eylül 2015 sabahı da vatana ihanet odaklarının, ABD’nin tasmasını tuttuğu FETÖ’nün medyadaki borazanlarından olan Kanaltürk TV’nin başında bulunan bir Toros vardı!

Ufuk Güldemir adlı emek hırsızlığıyla sözde medyanın zeki adamı gibi beylik ifadelerle anılan gazetecinin yetiştirmesi Tarık Toros.



Ali Fuat Yılmazer ve Tufan Ergüder adlı FETÖ’nün emniyetteki üst düzey adamlarının emrinde yayın yapan, beylik laflar eden çocuk!

O sabahı, 28 Eylül 2015 tarihini dün gibi hatırlıyorum.

Bugün kimisi TV kanallarında ya da gazetelerde yönetici koltuğunda oturanlar Toros’un örgütünden gelen talimatla kendini reji ve yayın ana kumanda odasına kilitleyerek “basın özgürlüğü şovuna” telefonla bağlanıp destek çıkmışlardı!

Toros vatandan kaçıp Türkiye düşmanlarının sığındığı cenahtan memlekete kin kusmaya devam ediyor!

Ey Tarık Toros Efendi! Ey Bülent Keneş adlı HİV virüslü kene! Ey FETÖ’nün ABD’ye kaçan tetikçi çocuklarından Adem Yavuz Arslan!

Bakın bizim yiğidimiz, can kardeşimiz Nedim Şener sizlere ve sizin gibi korkudan ‘Yusuf Yusuf’lara tek başına bir bir, hem de milyon kere haddini bildiriyor!

Yahu Tarık Toros efendi; bak emniyetteki abilerin, medyadaki üst akılların demir parmaklıklar arkasında yargı gününü bekliyor. Ama sen, FETÖ elebaşına adeta canını verebileceğini söyleyen patronun Akın İpek gibi Noel alışverişlerinden arta kalan bir vakitte bilgisayarın karşısına geçiyor, pabuç misali dilinden sözde gazetecilik ve vatan edebiyatıyla içi boş lafların ebeliğini yapıyorsun!

Twitter’dan ha bire sallıyorsun!

Tarık Toros'a şunu da demek isterim; Bak o gün sana göğüs geren, canlı yayınına telefonla bağlanarak destek açıklaması yapan kimi sözde meslektaşların bir yere gitmedi!

Sana "Yıllardır beraber çalışıyoruz. Çok kötü bir durumdayım. Türkiye’nin gelmiş olduğu durum bu olmamalıydı. 1960 ihtilalinden, 12 Eylülden bir farkı yok. Geleceğe dair umudumuz yok. Ama yine de Çetin Altan’ın dediği gibi Enseyi karartmayalım görüşündeyim. Artık dünya çok küçük. İnternet her eve girmiş durumda. En kapalı rejim İran’da bile gizli kalamıyor hiç bir şey. Burada önemli olan gazetecilerin yazmaya devam etmesidir. Demokrasilerin en önemli şeyi de budur. Geçmiş olsun…" diyen kankilerin 15 Temmuz hainliğinizin ardından sus pus kesildiler! 

Buldukları güvenli bir fare deliğinde çevreyi gözetleyen korkakların titrek dudaklarından tek bir kelime dökülmüyor artık!

Sevgili Dostlar şunu da belirteyim ki; ABD’nin sesi olan kimi medya mecralarında gerçek gazeteci Nedim Şener’in adına bugüne dek hiç rastlamadım!

O arkadaşlara tek sorum var; Tarık Toros ve benzeri maşalara, FETÖ çocuklarına verdiğiniz desteğin milyonda birini neden Nedim kardeşimize vermediniz?

En azından O’nun mağduriyetine dem vuran bir haber de mi yapamazdınız?

15 Temmuz gecesinden önce FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’e neden “ABD istihbaratının adamı” falan demediniz?
Sıralamakla bitmeyecek daha birçok “neden” var!

* * *

Sevgili Dostlarım, Medyamızın Güzel İnsanları!

Sözde yiğit gazeteci kılıklı FETÖ adamlarının Nedim Şener gibi kimi gazeteci kardeşlerimiz Silivri zindanlarında çürütülmek istenirken “ama” diyerek ‘gaz kaçıran’ tiplerin vallahi yatacak yerleri yok!



Türkiye’den kaçıp ekmeğini yediği topraklara Avrupa ülkelerinin kucağından kin kusan maşa tiplerden, Toros ve benzerlerinden oldum olası haz etmediğimi açık açık diyeyim!

Onlar sattıkları vatanlarına, ihanet ettikleri memleketlerine twitter’dan “delikanlılık taslayıp sallamaya” devam ediyorlar.

Bunlar vallahi de billahi de korkak zavallı, vatan haini tetikçilerdir!

Cesaretleri sığındıkları ABD, Kanada, Almanya, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerden sallamaktan öte gidemiyor!

Sosyal medyadan atıp tutanların yüzüstü bıraktığı FETÖ çocuklarının yüce yargımız önünde hesap verecekleri günü sabırsızlıkla bekliyorum!

FATİH PORTAKAL’IN ÇİFTLİĞİNDEN BESLENMEK

FOX TV Ana Haber sunucusu Fatih Portakal, Aydın Doğan’ın gazetelerinden Hürriyet’in eki olan Kelebek’in Pentene sponsorluğundaki Altın Kelebek ödüllerinden birini kaptı.

Portakal, “En İyi Erkek Haber Sunucusu” ödülünü aldı.



Kardeşimiz, ödülünü Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin’in elinden aldıktan sonra bir de konuşma yaptı, bayağı beylik laflar etti!

Portakal, günlerdir bizim mahallede konuşulup tartışılan konuşmasında "Ben bu ödülü tüm gazeteciler adına almıyorum, işini doğru düzgün yapan gerçek gazeteciler için alıyorum" diyerek gazeteci Hrant Dink cinayetine ilişkin soruşturmada tutuklanan FOX TV Haber Müdürü Ercan Gün'ü anmıştı.

Portakal, "Biz FOX ailesi olarak, FOX yöneticileri olarak, buraya gelen arkadaşlarım olarak ve cezaevinde olan arkadaşım Ercan Gün için yüreğimizi ortaya koyup her gün bir şeyler yapmaya çalışıyoruz" demişti.

Bakalım gazeteci Ercan Gün yargı sürecinden, FOX Ailesinin kendisine sahip çıkmasını hak ederek aklanıp mı çıkacak, yoksa Nedim Şener’in dedikleri ispatlanıp hüküm mü giyecek? Bekleyip göreceğiz!

Geçenlerde cinsel tacize uğradığı yönünde haberler okuduğum Ercan Gün’ün en kısa sürede yargı önünde aklanıp mahpusluktan kurtulması, özgürlüğüne kavuşmasımı temenni ediyorum.

Aklanır ve kısa sürede cezaevinden çıkıp FOX Haber’deki önemli görevine dönerse kim ne diyebilir ki?!

O gün gelirse Nedim Şener kardeşimizden de kocaman bir ÖZÜR YAZISI bekleyeceğim!

* * *

Bu arada tüm dostlara, medya mahallesinin güzel insanlarına bir tavsiyem olacak!

Fatih Portakal kardeşimizin İzmir’in güzel ilçesi Seferihisar’daki organik tarım ürünlerini aman kaçırmayın!

Torlak Çiftliği’nde muhteşem lezzetler üretiliyor!







Sayın Portakal hafta sonları, FOX Haberi sunmayı bitirir bitirmez soluğu İzmir’de alıyor. Yani doğrusunu yapıyor vallahi!

Benim kuşak sadece gazetecilikten ekmek yiyorsa gazeteci sayıldığı, sarı basın kartı alabildiği için üç kuruşa talim ederek yaşadı!

Şimdi öyle mi?

Devir değişti.

Bakın ana haber sunucularına?

Çoğu ek iş olarak televizyonlardalar!

Erhan Çelik ilginç bir otopark teknolojisi işiyle uğraşıyor, uluslararası bir pizza markasının Türkiye temsilcisi, Fatih Portakal organik ürün işinde, Serdar Cebe 212 AVM’de mantı dükkanı işletiyor. 

* * *

BANKA ASYA KAPANDI AMA!

Bu yazıyı, Türk medya tarihine FETÖ’nün emniyet ve yargı kanadındaki abileriyle kurdukları ilişkiler ve karı-koca Bank Asya’dan verilen milyonlarca lira kıyak krediyle Boğaz’a nazır yalı dairesi satın almalarıyla geçen iki zat-ı muhteremi anmadan noktalamak istemiyorum!

Ergenekon ve Balyoz davalarının kamuoyuna pazarlanması sürecinin baş aktörlerinden olan Nagehan Alçı ve iki çocuğunun babası Rasim Ozan Kütahyalı, bu dönemin de yıldızları!

Hangi TV kanalını açsam karşımdalar!

Sabah akşam car car car!

Havuzlarını doldurmaya devam eden bu medya şahsiyetlerinden Nagehan Alçı’yı dün akşam yeni bir TV programında izledim.



A. Mücahid Ören’in eski spiker eşi Aslıhan Hanım’a yönettirdiği TGRT Haber’de Nagehan Alçı dün akşamdan itibaren kakofoni dediğim sıradan bir program sunmaya başladı.

Anlayacağınız meşhur Kabataş yalancılarından Nagehan Hanımı NTV, Milliyet, A Haber, 24 kesmedi! Bundan böyle Türk halkını derin fikir ve yorumlarıyla aydınlatmaya TGRT Haber’den de devam edecek.

Allah sizden razı olsun Sayın Nagehan Alçı ve Rasim Ozan Kütahyalı!

Bugünkü Türk medyasına da sizler yakışırsınız zaten!

* * *

Yukarıdaki satırlarda adı geçen merhum gazeteci Ufuk Güldemir’in yarattığı Habertürk markasının doğuşuna dair yarın bir iki satır döktüreceğimi söyleyerek ‘hoşça kalın dostlar’ diyorum!



Ve sizi geçen hafta hayata gözlerini yuman, İstanbul'da konserini izleme şansı bulduğum sevgili Leonard Cohen’le baş başa bırakıyorum.

Marş (Anthem)

Kuşlar ötüştüler
şafak sökerken
Baştan başla
dediklerini duydum sanki

Takılıp kalma
geçmiş olana ya da
henüz olmayana.
Ah o savaşlar
gene verilecektir
Kutsal kumruyu
gene yakalayacaklar
alıp satacaklar
ve gene alacaklar
o kumru hiç özgür olmadı.

Çınlat kulakları elinden geldiğince
Kusursuz ikramını unut gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var herşeyde
Işık işte böyle girer içeriye

İşaretler istedik
işaretler gönderildi:
ele verdi doğum
tükendi evlilik
Ve elbette dulluk
her bir hükümette —
herkes görebilir işaretleri.

Koşturamam artık
bu kanunsuz kalabalıkla
katiller yüksek makamlardan
dualarını seslendirirken.

Ama çağırmış da oldular
fırtınalı bulutu çağırmış oldular
ve benim sesim onlara ulaşacak.

Çınlat kulakları elinden geldiğince
Kusursuz ikramını unut gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var her şeyde
Işık işte böyle girer içeriye

Parçaları biriktirebilirsin
ama elde etmiş olmazsın toplamı
Marşı başlatmaya yeter
küçük kırık trampetin
Her bir kalp, her bir kalp
gelecektir sevdaya
ama mülteciler gibi

Çınlat kulakları elinden geldiğince
Kusursuz ikramını unut gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var her şeyde
Işık işte böyle girer içeriye

Çınlat kulakları elinden geldiğince
Kusursuz ikramını unut gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var her şeyde
Işık işte böyle girer içeriye

Işık işte böyle girer içeriye
Işık işte böyle girer içeriye

KESKİN KALEM