Keskin Kalem
05 Eki 2016 10:15 Son Güncelleme: 23 Kas 2018 21:34

Keskin Kalem Sinan Çetin'e seslendi: Huzur tamam da vicdan rahat mı?

Keskin Kalem kamuoyunda tartışma yaratan yönetmen Sinan Çetin'in oğlu Rüzgar Çetin'in tahliyesine dair ne yazdı?

Keskin Kalem Sinan Çetin'e seslendi: Huzur tamam da vicdan rahat mı?
Selam Sevgili Dostlar;

Bugün biraz değişiklik yapma gereği hissettim. Üç beş konuyu birden ele alacağım.

Buna mecburum, çünkü gündem çok yoğun.

Konular eskimeden, ben de aklıma yazdıklarımı unutmadan, taze taze sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu yüzden ilk yazılarımda yaptığımın dışına çıkıp uzun uzun değil, kısa kısa gündemimizi değerlendireceğim.

Hem çok değerli vaktinizi de almamış olurum.

* * *

GÜCÜN ADALETİ Mİ?

Defalarca trafik suçu işlemiş, neredeyse alkolsüz araba kullanmadığı bilinen bir şımarık genç, babasının altına çektiği son derece lüks ve pahalı aracıyla bundan 8 ay önce İstanbul Beşiktaş’ta cinayet gibi bir trafik kazasında polis memuru İsmet Fatih Alagöz'ün şehit olmasına, polis memuru Emre Tetik'in ise yaralanmasına neden olmuştu.

Bu adam, ünlü yönetmen Sinan Çetin'in oğlu Rüzgar Çetin idi. Tutuklandı, cezaevine kondu ve dün akşamüzeri de salıverildi.

Tek kelimeyle skandal tahliye.

Çıkar çıkmaz “özgürlük meyhanesine mi gitti?” bilemiyorum!

Tek bildiğim, Adana'da oturan şehit polisin eşi Özlem Alagöz ve ailesinin "şikâyet talebinden feragat" etmesiyle Rüzgar Çetin’in serbest kalması.

Yaralanan polis memuru Emre Tetik de aylar önce şikâyetinden vazgeçmişti. Yani Rüzgar Çetin’den davacı olacak kimse kalmayınca da hukuki zeminde tutukluluğunu gerektirecek bir durumun kalmadığına hükmediliyor.

Vah giden polise!

Kemikleri sızlıyordur!

Karısı ve ailesi göz göre göre şehidin kanını yerde bıraktı!

Sinan Çetin, bir dönem küskün evli çiftleri ve akrabaları barıştıran TV programıyla medya dünyamızda yeraldığı için bu sütunda yer vermek istedim. Yoksa “menfaat kralı” olarak her devirde tornistan yapabilen memleketin asabi ve kibir sembolü biri için kalem oynatmazdım.

Bu satırları yazarken aklıma sinemanın en kötü yönetmenleri sıralamasında birinciliği kimselere kaptırmayan Sinan Çetin'in 2010 yılında Türkçe Olimpiyatları’nda vatan haini Fetullah Gülen için sarf ettiği sözler geldi.




İnanın, Sinan Çetin’in mahareti ve nüfuzundan olsa gerek internette FETÖ’nün salya sümük, ABD korumasındaki elebaşı Fetullah Gülen’e methiyeler düzdüğü konuşmasına artık erişim yok denecek kadar az.

Sinan Çetin, 2011 yılında Gülen cemaati tarafından organize edilen Türkçe Olimpiyatları'nda yaptığı ve FETOŞ’u yere göğe sığdıramadığı konuşmanın video görüntülerini internet ortamından kaldırmak için bir süredir çok yoğun çaba sarfediyordu.

İnternet arama motorlarında “Sinan Çetin Fetullah Gülen” yazdığınızda çıkan linkleri TIK’larsanız videoya erişme şansınız sıfıra yakın. Neredeyse imkansız!

Çünkü tilkinin zekası devreye girmiş.

Sinan Çetin, aralarında eski sevgilisinin de bulunduğu avukatlar ordusuyla büyük bir operasyon gerçekleştirdi ve videoya erişimi büyük ölçüde engelledi.

Peki ünlü Türk düşünürlerimizden (!) Sinan Çetin, 6 yıl önce FETÖ başı için ne demişti?

"Burada olmayan, hangi nedenle olmadığını bilmediğim büyük bir düşünür, din adamı bir insana teşekkür ederim. Ona, bu ülkeyi, bu insanları, bu dili sevdirdiği için teşekkür ediyorum. Orhan Pamuk'a 'seni öldüreceğiz' diyenlere, bu ülkeyi bırakmadığı için. Bu ülkeyi dünya ile bütünleştirdiği için, bu ülkeyi sevmenin gurur verici olduğunu hissettirdiği için Fethullah Gülen'e teşekkür ediyorum."

Bu sözlerinden sonra birçokları, Çetin’e, "Yalaka ve yağcı" diye saldırmıştı!

Neyse, bu mevzuyu şu iki soruyla noktalayayım.

Sinan Çetin, oğlunu hapisten kurtarmanın huzuru içinde olabilir. Peki ya vicdanı!?

Sinan Çetin’in kamuoyundan iki yıl önce boşandığını gizlediği eski eşi, oğlunun annesi bu durumdan mutlu mu? O’nun vicdanı rahat mı?

* * *

AKŞAM GAZETESİ 98 YAŞINDA



AK Parti destekçisi medyanın en önemli havuzunu oluşturan ESMEDYA’da dün kocaman bi pasta kesildi.



ESMEDYA’nın elinde bulundurduğu, Türkiye’nin en eski gazete markası olan AKŞAM, 98 yaşına bastı. Bu vesileyle ESMEDYA Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, İkitelli'deki merkez üste gerçekleşen törende, "Gazetemizin 100 yaşına basmasına 2 yıl kaldı. İnşallah o gün daha görkemli bir kutlama yapacağız" diye konuştu.

"FETÖ İLE İLK GÖĞÜS GÖĞÜSE ÇARPIŞAN GAZETE"
24 muhabirine açıklama yapan ESMEDYA Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak şöyle konuştu:

"İnşallah 24'te 98'e 198'e gelir. Akşam Gazetesi'nin şöyle bir güzelliği var, insanlık tarihinin tanıdığı en muhteşem imparatorluğu olan Osmanlı'nın son gazetesi. Dile kolay, 98 kişi. Geçen 50 yılını kutlayan gazete vardı. Akşam bunun iki katı. 100. yılı çok görkemli kutlamayı düşünüyoruz. Onun hazırlıklarını yapıyoruz. Akşam Gazetesi 15 Temmuz sürecinden de önce FETÖ terör örgütüyle göğüs göğüse kavgayı ilk başlatan gazetedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yol göstericiliğiyle 17-25 Aralık'tan sonra FETÖ'yle göğüs göğüse kavga eden bir gazete. Biz kavgayı erken başlattık. Akşam gazetesi öncülük yaparak FETÖ'nün askeriyeye sızdığı haberini neredeyse 1 yıl önceden vermişti. O zaman büyük tepkiler almıştı, bunu TSK'ya hakaret saymışlardı. Bazı medyacılar bizi komploculuklarla suçlamıştı. Ama hayat gösterdi ki, Akşam gazetesi 44 general demekle yanıldı, 444 çıktı. Akşam gazetesinin 98 yıllık tarihinde böyle çok başarısı var. Demokrasinin yanında oldu. Haberin halka eğilip bükülmeden ulaştırdı. Son 4-5 yılda büyük öngörüleriyle, milli ve yerli duruşuyla gerçekten örnek bir duruş sergiledi. Bugün de bunun keyfini yaşıyoruz."

Yaş günü kutlamasına ESMEDYA Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, ESMEDYA İcra Kurulu Başkanı Ahmet Bayraktutar, AKŞAM Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Kelkitlioğlu, ESMEDYA üst yöneticileri ve çalışanları katıldı.

* * *

BELKIS KILIÇKAYA YENİ ADRESİNDE



ESMEDYA’nın haber kanalı 24, yaş günü kutlamasını naklen yayınlarken, gözüme eski bir HABERTÜRK TV yüzü de ilişti.

Ağır çekim konuşmasıyla hafızamda kalan Belkıs Kılıçkaya’yı görünce, hemen sorup soruşturdum. Kılıçkaya ESMEDYA kadrosuna katılmış!

Belkıs Kılıçkaya, bu yılın başlarında Şubat ayında Duygu Canbaş ve Serap Belet Douillet ile birlikte işten çıkarılmıştı.

Duygu Canbaş çok başarılı bir ekran yüzüydü ama sıkı bir AK Parti karşıtıydı ve bunu da haber sunumunda yaptığı yorumlarda açıkça belli eden değerlendirmelerde bulunuyordu.

Serap Belet Douillet ise, hayatının ilk ve tek haber sunuculuğu şansını HABERTÜRK’te yakalamış ama maalesef prompter spikerliğinden öteye gidememişti!

* * *

ÇİTA, ERHAN ÇELİK’İN KONUĞU OLDU

Dün 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla Türkiye’nin birçok yerinde etkinlikler vardı.

Ünlü ana haber sunucusu Erhan Çelik, TRT1 ekranlarında sıra dışı bir iş yaptı. Bültenin kapanışında elinde bir kediyle göründü.

Başarılı sunucu ÇİTA adlı kediyle bülten kapanışı yaptı, “Sadece bugün değil, her gün onların da canlı olduğunu unutmamanızı ve onları korumanızı istiyorum. Bu tüm hayvanlar için geçerli” dedi.

Güzel işti, beğendim gerçekten Erhan kardeşim. Çok samimi, içten ve iyi bir mesaj verdin!



* * *
TV SPİKERLERİ İÇİN ERKEN KARNE -2-

Dün ilkini yayınladığım ve altını çize çize “Bunlar Keskin Kalem’in değerlendirmesidir. Olabildiğince objektif davrandım. Aksini düşünenler de olacak, biliyorum. Herkes görüşünü dile getirmekte serbest. Ben, bana göre diyerek yazıyorum” dememe rağmen, sanki ölçüt benmişim gibi kiminiz üzüldü küstü, kiminiz de sevindi coştu!

Sevgili Dostlar,

Gönderilen bir mesaj gerçekten yüreğimi sızlattı!

Haber sunmasını beceremiyor ama sıkı televizyoncu dediğim bir ekran yüzü dostumuz “kızağa çekildiğini” ve “haber sunmaktan aslında kendisinin de nefret ettiğini” haber etti!

* * *
CNN Türk’ten es geçtiğim haber spikerleri Büşra Sanay, Semiha Şahin, Burak Törün arkadaşlarımdan özür diliyorum.

Burak Törün, ekranların en kıdemli gece vardiyası spikeri. Gayet de başarılı. Gece yarısı bir olay patlak verdiğinde gözü kapalı ekranın emanet edileceği yegane isim. Yaşam koçu da olan Törün, spikerliğin saygınlığına gölge düşürmeyecek dublajlar ve özel gecelerde, açılışlarda, konserlerde sunuculuk ve moderasyonlar da yapıyor.

Semiha Şahin, muzip bir ekran yüzü. Çıtı pıtı sunucumuza hafta sonu haberlerini sunuşundan aşinaydım. Şimdi sabah güneşi gibi! Güne dingin bir ses tonuyla başlamak için ideal bir spiker. Ancak biraz asık suratlı, biraz da çatık kaşlı! Üç yıl Muhabirlik ve Spikerlik yaptıktan sonra Eylül 2010'da katıldığı CNN Türk ailesinin iyilerinden!

Büşra Sanay, tüm gelişmeleri en sıcak haliyle anlatan bir ekran yüzü. Ayrıca özel röportajlar da yapıyor. 2015 yılında cnnturk.com’da okuduğum ve dünyada da ses getiren "Türkiye'de Ensest Gerçeği" röportajı bunlardan bir tanesi. CNN Türk’ün başarı grafiği her geçen gün yükselen, ilerde gündemde daha çok yeralacağına inandığım bir gazeteci-spiker.  

Duygu Demirdağ, yüksek lisansını İngiltere’de "Medya ve İletişim Yönetimi" alanında yapmış, ekranların en eğitimli spikerlerinden. Ekranların işini bilerek, bunu da hissettirerek yapan sunucuları arasında önde gelir. İngilizce ve İspanyolca moderatörlük yaptığını da biliyoruz. Aynı zamanda biyografi kitapları yazan sıradışı bir sunucu. Muhabir olarak, “Türkiye’nin Enerji Haritası”, “Yeni Muhafazakarlar”, “Yokluk 4 Mevsim”, Yunanistan Ekonomik Krizi” gibi dosyaları CV’sinde parlıyor. Diyebilirim ki “İnsanlık Hali” adlı programda kendini buldu gibi.

Tunç Arslanalp, nedense vasat bir ekran yüzü olarak hafızalarda yeralıyor. En azından bana göre. Power FM ve Power XL'de haber spikerliği yaptıktan sonra 2004 yılında Tgrt Haber ekranlarındaydı ama asıl hafızalar kazındığı kanal CNN TÜRK oldu. Gece Bültenlerinin abartısız, mütevazı spikeri diyebiliyorum.

24

Yayına başladığı 2007’den 2012’ye, NTV, CNN Türk, Habertürk gibi rakip kanalların haber merkezlerinde ilgiyle takip edilir, Hükümet’in politikalarına dair açık ipuçları buradan alınırdı. AK Partili seçmen için de en önemli haber kanalıydı. Ancak özellikle A Haber yayına başladıktan sonra, son 2-3 yıldır cazibesini yitirmiş durumda. Zar zor ayakta duruyor. Maaşlar güçlükle ödeniyor. Kanalın ekran yüzleri karizmatik değil ve programları da ilk yıllarla karşılaştırılamayacak denli amatörce. Grafikleri keza öyle!

Ardan Zentürk, ekranların ve kanalın en tecrübeli ismi. Gün biterken, gece yarısı gündemde ne olup-bitti diye merak ediyorsanız ve AK Parti gözlüğüyle sunmasına katlanabilirseniz doğru adres. Duayen gazeteci olduğunu açık ara gösteriyor. İşini 10 numara yapanlardan. Prompter olmadan haberi anlatabilen sayılı isimlerden. Nede olsa yılların gazetecisi bir isim.  Yoğun bir otosansürle de olsa haberi izlettirip dinlettiren sunuculardan. Ekranda bilgi ve birikimin ne denli önemli olduğunu çok net biçimde ortaya koyuyor. Son Dakika haberlerinde ekranda o varsa, tıpkı Oğuz Haksever gibi rahatça, paniklemeden izleyebiliyorsunuz.

Selim Atalay, favorim, benzersiz ve uluslararası standartlarda, bizim ekranlara da sığmayan bir ekran gücü. CNN Türk veya Habertürk’te olmasını arzu ederdim. Özellikle dünyanın gündemini ve Türkiye’ye yansımalarını harika bir dille, mizahi soslarla dört dörtlük ekrana taşıyor. Fransa’da ve İngiltere’de bulunduğum yıllarda benzeri bir iki ekran yüzünü izlediğimi hatırlıyorum. NTV yıllarından biliyorum, FAN’ları var! Öğrencisi olmak isteyenlerin sayısı bir hayli fazlaydı. NTV gibi bir kanaldan sonra geldiği Basın Ekspres medyasında işi hiç de kolay olacağa benzemiyor!

Melik Yiğitel, muhabirlikten gelmenin değerini sorularına gayet başarılı biçimde yansıtan ama sunuculuk onun işi değil diye düşündüğüm bir ekran yüzü! İzlemekte zorlandığımı söylemezsem çatlarım!

Seda Selek, ilk yılından beri çalıştığı kanalı siyaseten benimsemediği apaçık belli olan bir haber spikeri! Kanalın adeta joker sunucusu gibi. Önüne konulanı okumaya, verilen görevi yerine getirmeye çabalıyor. Bilgi ve birikim konusunda sıkıntısı yok ama belli ki “ben burada ne arıyorum?” diyenlerden. Çatık kaşlı ve istemeye istemeye haber okuyan, moderatörlük yapan spikerlerden.

Ersoy Dede, polemikleriyle gündemde kalma çabasını anlamakta zorlanıyorum. Ana haberi sunuyor ama kendi tarzını aramaya devam ediyor izlenimim var. Neden bülteni açarken bas bas bağırıyor anlayamıyorum. Oysa Ülke TV’de daha iyi bir performansı vardı. Hakkını teslim edeyim ki liberal bir yayıncıydı. Haber 7'de "Bugün" ve Ülke TV'de "Bıçak Sırtı" isimli programları toplumun tüm seslerine açıktı. Şimdi tak aksi! Daha önceden Murat Çiçek ve Melih Altınok'un sunduğu "Günün Manşeti" adlı programdaki siyasal sosu ağır basan ifadeleriyle karizmayı çizdirdi diyebilirim. İlkin Cem Küçük, sonra da Hikmet Genç ile kendileri gibi düşünmeyen tüm gazetecilerle alay edişini çok yadırgadım. Hele hele zaman zaman “ayağınızı denk alın” vurgulu söylemler savurması tüylerimi diken diken etti. Bu yüzden kendisine de 24’e de uzak duruyorum.

Murat Çiçek, kırk yılı aşkın meslek yaşamımda çok rastladığım, adeta alışageldiğim güç zehirlenmesinin son isimlerinden. Kanalın yönetici koltuğuna oturmadan önce ara ara haber sunuyordu, program yapıyordu ve gayet de iyi iş çıkarıyordu. Her ne kadar ekran pırıltısından uzak bir spiker olsa da gündeme hakimiyetini gayet güzel yansıtıyordu. Yorumlarına bayılıyorum! Ürkek ama biliyor havalarında. Programını keyifle izlettirmekten uzak bir ekran yüzü olduğunu söylemezsem çatlarım!

Zeliha Saraç, sabahları ve gün ortasında ekonominin analizini başarıyla yaptığını gördüğümüz ekran yüzlerinden. Kanalın en eski yüzlerinden. Ancak ne uzadı, ne kısaldı. Siyasal yorum yapmasa, düz bir ekonomi sunucusu olmaya devam etse ne kaybeder? Ankara’dan imdadına yetişen Star başkent temsilcisi Mustafa Kartoğlu sayesinde program baştan sona izlenebiliyor.

Zeynep Türkoğlu, muhafazakar ve mütedeyyin izleyici için bulunmaz bir spiker. Havuz medyası diye tanımlanan kulvarın öne çıkan isimlerinden. Türkçeyi iyi kullanıyor, gündeme de hakim olduğu izlenimi veriyor. Sıcak, kıran kırana bir tartışma programı sunabilir mi diye düşündüm ama cevabı üç-beş saniye içinde verdim; “hayır arkadaş”! 

Beyza Hakan, kanalın bir diğer “ne iş olursa yapıyor” dediklerimden. Akla ziyan siyasal analizlere girer gibi yaptığında “eyvah eyvah” dedirtiyor. Kanalın en eskilerinden, en kıdemli Prompter Spikerlerinden!

Gökay Kalaycıoğlu, İbrahim Güneş ve Kahraman Poyrazoğlu için ortak notum kırık! Çok zorlanıyorsunuz arkadaşlar! Her zaman dediğimi tekrar edeceğim, Prompter Spikeri olmaktan kurtulabilenler kalıcıdır bu sektörde.

Hadi bana eyvallah!

Bugünlük bu kadar diyorum.

Sevgili Dostlar, kırıcı olduğumu düşünenleriniz var, biliyorum.

Ancak…

Nafile!

İflah olmaz bir Keskin Kalem’e sahibim!

Sağlık ve Mutluluk dolu bir gün dilerim.

YARIN: TV spikerlerinin “erken karne günü” devam edecek… Bir de ekranlardan silinip gidenlere dair duyduklarımı paylaşacağım