Kemal Ersoy’dan dikkat çeken sorular: Güreşte Liyakat mı Politik Ambargo mu?

Kemal Ersoy, Güreş Federasyonu Başkanlığı’na seçilen Şeref Eroğlu’nun göreve gelir gelmez Olimpiyat Dünya ve Avrupa Şampiyonu olmuş Taha Akgül ile karşı karşıya gelmesi ile Abdullah Çakmar’ı mili takımdan uzaklaştırmasını kaleme aldı ve çarpıcı sorular yöneltti.

Ülkemizde ve dünyada futbol dışında diğer spor branşlarının hak ettiği ilgiyi görmediği gerçeğinden hareketle Medya Radar da olimpik branşlarla ilgili güncel bilgileri, tartışmaları ve gerçekleri paylaşacağımız bu köşeden olimpik ruha inanan herkese selam diyerek başlamak istiyorum…

Türk sporunda olimpiyatlarda, Dünya ve Avrupa şampiyonalarında madalya denince akla gelen ilk branş güreştir. Spor kulüpleri yasası olarak da bilinen ve geçtiğimiz günlerde yasalaşan kanunda ilk kez spor federasyonları yönetiminde eski milli sporcuların yer alması kararlaştırıldı. Bu iyi niyetli karar gerçekten yeni bir umut olabilir…

Güreşte şampiyonluklar kazanmış Şeref Eroğlu’nun son seçimde Güreş Federasyonu Başkanlığı’na seçilmesi bu anlamda önemli bir başlangıçtı. Geçmişte güreşin efsane isimlerinden Ahmet Ayık ve Hamza Yerlikaya’dan sonra üçüncü olarak Eroğlu’nun federasyon başkanı olması sporcuları antrenörleri camiayı umutlandırdı.

Ancak Başkan Eroğlu’nun göreve gelir gelmez Olimpiyat Dünya ve Avrupa Şampiyonu olmuş Taha Akgül ile karşı karşıya gelmesi ‘Perde gerisinde politik tercihler mi var?’ sorusunu camianın gündemine taşıdı.

NEDEN Mİ???

Başkan Eroğlu’nun, Taha Akgül’ü 11 yıldır çalıştıran ve aynı zamanda ASKİ Spor kulübü antrenörü de olan Abdullah Çakmar’ı mili takımdan uzaklaştırması güreşte tartışmayı başlattı.

Abdullah hocanın Taha Akgül’e katkıları yadsınamaz… Peki bu uzaklaştırmanın gerekçesi acaba ASKİ sporcularının Ankara Büyükşehir Belediye Bakanı Mansur Yavaş’ın kabulünde Abdullah hocanın da bulunması ve birlikte Başkan Yavaş ile aynı karede yer alması olabilir mi?

Kulislerde bu uzaklaştırma MHP’ye yakınlığı ile bilinen daha sonra AKP’den Kahramanmaraş Milletvekili Aday Adayı olan ancak listeye alınmayan Eroğlu’nun 2023 seçimleri öncesi Cumhur İttifakı’na verdiği bir mesaj olarak algılandı.

Her federasyon başkanı kendi ekibi ile çalışabilir… Zaten bir teknik adamında ömür boyu çalışması diye bir kuralda yoktur. Ancak Taha Akgül’ün bugünkü duruma gelmesinde esas faktör olan Abdullah hocanın uzaklaştırılmasını bu kapsamda değerlendirmek mümkün değildir.

Taha her ortamda, ‘Başarımda Abdullah hocanın büyük payı var ben onunla var oldum başarılı ve uyumluyum. Abdullah hocam ile devam etmek istiyorum’ derken bu anlamsız karar hangi sportif gerekçe ile açıklanabilir…

Liyakat sporda da çok önemlidir…

İşleyen başarı getiren birliktelikleri muhtemel politik polemik ve beklentilerin kurbanı yapmak eğer gerekçe buysa bizim tanıdığımız Şampiyon Başkan Eroğlu’na yakışmadı.

Eroğlu kendisini yetiştiren ve uzun süre çalıştıran antrenörü Seçkin Saruhan örneğini hatırlarsa eminim bu kararından vazgeçer…