Kara haberlere hazır olun! Dizi Makinesi oyuncuları yok ediyor!

Geçirdiği rahatsızlık yüzünden başrol olduğu Sefirin Kızı dizisinden ayrılan oyuncu Neslihan Atagül, zor zamanları atlatmış ama yorgun görünüyor. Kendisini takip eden gazetecilere sağlık durumundan bahseden oyuncu, yaşadığı zorlu süreçte 5 kilo verdiğini söyledi. Neslihan Atagül, doktor tavsiyesiyle diziden ayrıldığı iddialarına da "Evet. Öyle olmak durumunda kaldı. Dinlenmem gerekiyordu. Bünyem pek kaldıramadı yoğun tempoyu. O sebeple ayrıldım" yanıtını verdi.

Neslihan Atagül, 28 yaşında gencecik bir oyuncu ve “Bünyem kaldıramadı yoğun tempoyu. O sebeple diziden ayrıldım” diye açıklama yapıyor. Dizinin ismi bile onun oynadığı karakterin üzerine, herkes ona gıpta ediyor, milyonlarca seyirci onun yerinde olmak, dizilerde başrol oynamak istiyor ama o yorulmuş, hastalanmış, ayrılmak zorunda kalmış.

Davulun sesi uzaktan hoş geliyor, artık doktor, mühendis, avukat olmak istemiyorsunuz ama oyuncu olmak için can atıyorsunuz, TV, bilgisayar, telefon ekranlarına bakarak yaşadığınız hayatta artık o ekranın içine girip başkalarına el sallamak istiyorsunuz. Dizi başrollerinin aldığı ücretleri duyunca dudağınız uçukluyor, sanıyorsunuz ki bu işten çok kolay para kazanılıyor.

Belki de öyle ama inanın bana, dizi setleri olmak istediğiniz en son yer olabilir. Bu iş zor, Türkiye şartlarında yani her hafta 150 dakikalık diziler çekerken iyice zorlaştı. Setlerde bir sürü ihmal var ve her yıl ölümlü kazalar yaşanıyor ama her şey yolunda gitse bile tüm gün sette olmak çok yorucu. Hele de umursamaz bir yapımcının işindeyseniz haliniz duman. Geçtiğimiz yıl çok izlenen asker dizilerinden birinin setini ziyaret ettim, inanın askerliğin kendisi çok daha kolay!

Bu yüzden, bir sürü iyi oyuncu dizilerde oynamayı sevdiği, ekonomik olarak da kalkındığı halde sektörden uzaklaştı, yapımcı baskısından İstanbul’u terk edip Ege’ye kaçtı çünkü iş sürdürülebilir olmaktan çıktı. Sadece yaratıcı ekipler değil oyuncular da kapağı dijital platform işlerine atmanın peşinde. Orada kaşeler daha düşük ama çalışma şartları katlanılabilir seviyede. 50 dakikalık işlerin setini kurmak, oynamak, kurgulamak daha kolay ve zevkli. Seyirci de sevdi platform işlerini. BluTV’nin Masum ile açtığı yoldan ve ürettiği iş yapma reçetesinden feyz alan işleri ben de keyifle izliyorum.

Sektör herkesi bıktırdı!

Ama ne yorulmuş oyuncular, ne tükenmiş ekipler, ne mahallelerindeki set araçlarından bıkmış mahalleliler bu korkunç dizi makinesini durduramıyor. Makine, pandemi yüzünden geçtiğimiz bahar aylarında verdiği zoraki molanın acısını çıkarmak istercesine gürültülü ve yıpratıcı şekilde çalışıyor. Türkiye 20 Kasım’dan bu yana durdu, restoranlar-kafeler-tiyatrolar-sinemalar kapalı ama diziciler tam gaz üretimde.

Neslihan Atagül örneği bu işte vefanın yerinin olmadığının da göstergesi adeta. Başrol oyuncun tükendi mi, git pahalı bir transfer yap, o sağlığıyla uğraşa dururken senin yalandan hikayen aksamadan devam etsin ama Allah’ın sopası yok, ara transfer işe yaramadı, Sefirin Kızı’nın reytingleri düşmeye devam ediyor.

Süreler uzadıkça, reytingler düştükçe dizi makinesi daha da iştahlı çalışıyor ama bu hayra alamet değil. Yıllardır yazı konusu ediyoruz ama tık yok; sette çalışmanın kölelikten farkı yok. Başrol oyuncusundan set işçisine kadar herkes doz aşımı seviyesinde çalıştırılıyor. Hal böyleyken, setlerden gelecek kara haberlere hazır olun!

Murat Tolga Şen – murattolga@gmail.com