Gündem
12 Haz 2020 17:37 Son Güncelleme: 12 Haz 2020 18:01

İlker Başbuğ, adliyeye giderek ifade verdi!

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında "hakaret" ve "iftira" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında, Anadolu Adalet Sarayı'nda "şüpheli" sıfatıyla ifade verdi.

İlker Başbuğ, adliyeye giderek ifade verdi!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Başbuğ'un "şüpheli" sıfatıyla ifadesinin alınması için İstanbul Anadolu Başsavcılığına talimat yazısı gönderdi. Bunun üzerine İlker Başbuğ ifade vermek üzere avukatı İlkay Sezer ile saat 15.50 sıralarında Anadolu Adalet Sarayı'na giriş yaptı.

İlker Başbuğ'un ifadesinin alınması işlemi, bir saat sürdü.

NE OLMUŞTU?

Genelkurmay Eski Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ bir televizyon programında FETÖ'nün siyasi ayağına ilişkin açıklamalarda bulunmuş ve "26 Haziran 2009'daki kanun teklifini getiren siyasiler araştırılsın" ifadelerini kullanmıştı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, "Bu boru göstermeye benzemez, parlamentonun hukuku boru ile sindirilemez" diyerek AK Partili milletvekillerini suç duyurusunda bulunmaya davet etmişti.

"DAHA SONRA YAZILI BİR AÇIKLAMADA BULUNACAĞIZ"

Adliye çıkışı gazetecilere kısa bir açıklamada bulunan İlker Başbuğ şu ifadeleri kullandı;

"Bugün aylar sonra ilk defa sokağa çıktım, nedeni de adliyeye ifade vermeye geldim. Size daha sonra yazılı bir açıklamada bulunucağız." 

İŞTE BAŞBUĞ'UN YAZILI AÇIKLAMASI

İlker Başbuğ yaptığı yazılı açıklamada, "5 Ağustos 2013'te FETÖ mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına çarptırıldım. Eğer o gün idam cezası kalkmamış olsaydı bugün aranızda hayatta olmayabilirdim" ifadelerini kullandı.

Başbuğ açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"28 Ağustos 2008'de, Türkiye Cumhuriyeti'nin 26. Genelkurmay Başkanı olarak göreve başladım. O gün yapılan Genelkurmay Başkanlığı Devir Teslim Töreni'nde yaptığım konuşmada şunu söyledim:"Giderek güçlenen bazı cemaatler, ekonomiyi yönlendirmeye, sosyal ve politik yaşamı biçimlendirmeye ve dine bağlı bir yaşam tarzı olarak sosyal kimliklerini ortaya koymaya çalışmaktadırlar."

Bu konuşmadan kısa bir süre sonra, Enver Altaylı Fethullah Gülen'e yazdığı mektupta şunu söylüyordu:

"Yeni Gnkr. Bşk.'nın zat-ı alinize ve yapılan hizmetlere bakışı son derece menfidir"

30 Ağustos 2010 tarihinde emekli oldum. 6 Ocak 2012 tarihinde tutuklandım. 5 Ağustos 2013'te FETM mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına çarptırıldım. Eğer o gün, Türkiye'de idam cezası kalkmamış olsaydı, bugün aranızda, hayatta olmayabilirdim. Yargıtay'ın kararı ve yeniden yargılanma neticesinde iddia edilen "Ergenekon Davası" tarihin çöplüğüne atıldı.26 ay Silivri'de cezaevinde tutuldum, hürriyetim elimden alındı.Genelkurmay Başkanlığı görevim süresince, cezaevinde bulunduğum ve cezaevinden çıktığım günden bugüne kadar, TSK'ya karşı yürütülen komplolar ile mücadele ettim. Bu mücadeleyi bir görev ve sorumluluk olarak kabul ediyorum."